Deniz Gezmiş, Taylan Özgür’ün yanına gömülmeyi vasiyet etmişti

23 Eylül 2018
Deniz Gezmiş, Taylan Özgür’ün yanına gömülmeyi vasiyet etmişti

23 Şubat 1948’de doğan Taylan Özgür, Atatürk Lisesi’ndeki öğreniminden sonra ODTÜ’de öğrenim hayatına devam etti. 23 Eylül 1969’da İstanbul Üniversitesi’nde Öğrenci Birliği Kongresi sırasında kolluk kuvvetleri tarafından Beyazıt meydanında katledildi. Failleri hala bulunamadı.

23 Şubat 1948’de doğan Taylan Özgür, Ankara Atatürk Lisesi’ndeki öğrenimini bitirdikten sonra ODTÜ’deMetalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde öğrenim hayatına devam etti. Devrimci gençlik hareketlerine katılmaya başladı.ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü ve ODTÜ Öğrenci Birliği Denetleme Kurulu üyesiydi.

1969 yılının ocak ayında ODTÜ'de Vietnam kasabı olarak bilinen ve Ankara'ya ABD Büyükelçisi olarak atanan Robert William Komer'in makam arabasının yakılma eylemine katıldı. Eylemden sonra tutuklanan 13 öğrenci arasındaydı ve iki ay kadar tutuklu kaldıktan sonra 12 Mart 1969'da tahliye edildi.

ODTÜ Stadyumu'ndaki büyük "Devrim" yazısını yazan üç öğrenciden biri olduğu iddia edilir: diğerleri ise Hüseyin İnan ve Alparslan Özdoğan.

sen-hep-21-yasinda-olacaksin-cocuk-taylan-ozgur-248695-1.

23 Eylül 1969’da İstanbul Üniversitesi’nde Öğrenci Birliği Kongresi sırasında kolluk kuvvetleri tarafından Beyazıt meydanında katledildi. Failleri hala bulunamadı.

Batı'da öğrenci hareketlerinin yükseldiği ve özellikle de Paris ayaklanmaların yaşandığı 1968 yılı, Türkiye’de de eylemliliğin yükseldiği bir yıl oldu. 1968 yılında öğreci gençlik hareketi, antiemperyalist nitelikli eylem ve talepleri ile işçi ve emekçi sınıfla birleşmenin yollarını arıyordu.

'VİETNAM KASABI' KOMMER'İ PROTESTO ETTİLER

28 Kasım 1968’de CIA'de çalışan ve Vietnam'da görev yapan "Vietnam Kasabı" olarak bilinen ABD Büyükelçisi Robert Kommer, Türkiye'ye büyükelçi olarak atandı. Büyükelçiyi protesto etmek için öğrenciler havalimanında eylem düzenledi. Polisle yaşanan çatışmaların ardından aralarında Deniz Gezmiş’in de olduğu 17 öğrenci gözaltına alındı. 

6 Ocak 1969 yılında ODTÜ Rektörü Kemal Kurdaş, ABD Büyükelçisi Robert Kommer’i üniversiteye davet etti. Kurşun geçirmez camlarla kaplı özel güvenlikli arabasını rektörlük önüne bırakarak içeriye girdi. Kommer'in geliş haberini alan aralarında Sinan Cemgil, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan ve Taylan Özgür’ün de aralarında bulunduğu binlerce öğrenci rektörlük önünde toplandı. Eylem sırasında büyükelçinin arabası ters çevrilerek yakıldı. Aralarında Taylan Özgür’ün de yer aldığı 13 öğrenci tutuklandı. Taylan Özgür, 2 ay tutukluluğun ardından 12 Mart 1969 tarihinde tahliye edildi.

sen-hep-21-yasinda-olacaksin-cocuk-taylan-ozgur-248694-1.

POLİS KURŞUNUYLA ARKASINDAN VURULDU

Taylan, 23 Eylül 1969 yılında Öğrenci Birliği Kongresine katılmak üzere İstanbul Üniversitesine geldiği sırada kolluk kuvvetleri tarafından Beyazıt Meydanı'nda arkasından vuruldu. 21 yaşında hayatını kaybeden Taylan Özgür'ün cinayeti halen aydınlatılmadı. Hale Kıyıcı, "Hatırla Sevgili” dizisinin konuyu çarpıtarak ele alması üerine blası Hale Kıyıcı kardeşinin katledilmesini şöyle anlatıyor: "Kardeşim Taylan’ın İstanbul Üniversitesinin bahçesinde öldürülmediğini gazete arşivlerine bakarak bile öğrenebilirdiniz. Yaralı vaziyette Kumkapı Toplum Polisi karargâhında 2,5 saat dövülerek tutulduğunu, ODTÜ’den İstanbul’a nasıl geldiğini, yanında olup da katili en yakından görüp davada tanıklık yapmayan Mim. Sait Kozacıoğlu’nun adını geçirememek, danışmanlarınızdan Fahri Aral’ın savcılıkta tanıyıp da, mahkemede tanıyamadığını söyleyerek yargılanan kişinin beraatine neden olduğunu, sağır sultan bile duydu."

Taylan Özgür'ün vurulmasına şahit olan Can Ataklı ise şöyle anlatıyor: "Annem babamla birlikte Beyazıt tarafından Kapalıçarşı'ya gidecektik. O gün meydan çok kalabalıktı. Çünkü birkaç gün önce, Milli Türk Talebe Birliği'nde yaptığı bomba elinde patlayan Mustafa Bilgi adlı sağcı öğrencinin cenazesi vardı. Bu nedenle Beyazıt Meydanı (O günkü adı Hürriyet Meydanı'ydı) çarşaflı, türbanlı kadınlar ve sakallı cüppeli erkeklerle doluydu. Biz o zaman Marmara Sineması olan binanın girişinde durup uzaktaki kalabalığa bakıyorduk. Tam o sırada önümüzde, otobüs durağında, siyah renkli bir otomobil durdu. İçinden iki üç kişi fırladı, 1.5 metre kadar önümüzde yürüyen iki kişinin üzerine çullandılar. Bunlardan biri zorla otomobile bindirildi. Ama bu kişi otomobilin diğer kapısından çıktı. Arkasından biri ceketinin yakasını tuttu. Ceket ve gömlek yırtılarak gencin üzerinden sıyrıldı. Gencin üzerinde sadece kırmızı bir atlet kaldı.Çarşıkapı yönüne doğru koşmaya başlayan genç, yolu ayıran demir bariyerin üzerinden tam atlayacakken, yine 2 metre kadar önümüzde duran, gri takım elbiseli biri, elinde rulo olarak tuttuğu gazeteyi kenara bıraktı, içinden çıkan silahı kaçan kişiye doğru yöneltti, nişan aldı. Mantar tabancası patlar gibi bir ses çıktı. Kaçan genç yere yığıldı, birileri koşup onu aldılar ve bir jipe bindirip götürdüler.Akşam üzeri saat 17.00'de radyo haberlerini dinliyorduk. Spiker 'Bugün Beyazıt Meydanı'nda çıkan silahlı çatışmada Taylan Özgür adlı ODTÜ öğrencisi vurularak öldü. Kurşunun karaciğerine saplandığı bildirilen Taylan Özgür'ün üzerinden iki tabanca çıktı' deyince donup kaldık. Çünkü öldürülen Taylan Özgür'ün üzerinde silah yoktu, çatışma çıkmamıştı, sadece tek el ateş edilmişti. Bu olay ilk kez bir öğrenci liderinin, sokak ortasında, üstelik resmen öldürülmesi Türkiye'nin yakın geleceğini etkileyecek baskı, tehdit döneminin habercisiydi.''

'KONTRGERİLLA ÖLDÜRDÜ

Can Dündar kendine ait internet sitesinde Milliyet gazetesindeki köşesinde, kontrgerilla uzmanlarından emekli yarbay Talat Turhan'ın bu cinayeti bir üsteğmenin yaptığını belirten açıklamasını yayınlamıştır. Turhan'a göre 1968 hareketinin ilk faili meçhul cinayetini kontrgerilla gerçekleştirmiştir.

Talat Turhan, derin devlet’in eylemlerini anlatırken Taylan'ın öldürülmesini örnek vermis ve söyle demistir: 1978'de Hasan Fehmi Güneş'in içişleri bakanı olmasınin ertesi günü Taylan Özgür'ün dosyasını kendisine verdim."

Turhan'a gore bu dosyada Taylan'ı bir polisin değil, bir üsteğmenin öldürdügü yazılıydı. Ayrıca dosya, bakana verildiğinde odada 3 kişinin daha bulunduğunu belirtmiştir: Deniz Baykal, Ertuğrul Günay ve Ugur Mumcu. Fakat Ertuğrul Günay bu olayı yalanlamıştır.

Talat Turhan, 27 Kasım 1990´da Çağdaş Gazeteciler Derneği’nde Kontrgerilla ile ilgili yaptığı basın toplantısında, ‘Taylan’ı vuran bir üsteğmendir, şu anda üst düzey generaldir’ dediğini ertesi gün Melih Aşık, Milliyet Gazetesindeki köşesine taşımıştı. 

Taylan, 5 bin öğrencinin katıldığı kitlesel bir törenle Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi.

DENİZLER, TAYLAN'IN YANINA GÖMÜLMEYİ VASİYET ETTİ

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idamlarından önce Taylan Özgür’ün yanına gömülmeyi vasiyet etmişti.

68 kuşağı devrimci önderlerinden Deniz Geçmiş idam edilmeden önce babası Cemil Gezmiş'e yazdığı mektubunda şu sözlere yer verir: "Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul’a götürmeye kalkışma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir seni, annemi, abimi, kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım."

Ancak Denizlerin vasiyeti yerine getirilmedi ve Karşıyaka Mezarlığına gömüldüler.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…