İlle de Roboski!!!

Mehmet Özgen

6 Ocak 2013
İlle de Roboski!!!

CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye çağırmaz. Alt komisyon'dan iş çıkmayacağı Haziran'da belli olmuşken gensoru vermek için daha hangi koşulların oluşması gerekiyor?

2012'nin en önemli olayı şüphesiz ki Roboski katliamıdır.. Bu katliam, kardeşliği eşitlik temelinde yeniden inşa etme çabası ve umudunun bombalanmasıdır çünkü.. 

Devlet sadece katliamla yetinmedi. Parçalanmış halleriyle çocuklarının bedenlerine bile sarılamamış, acılarını her gün yaşayan aileleri yıl boyu gözaltılarla, baskılarlarla satın almaya çalıştı. Medya bunun için alçakça bir yalan üretme makinasına dönüştü. Kuran'daki Münafıkun süresinde ikiyüzlü sahtekarlar için söylenen "Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler" sözünden öte kardeşlik- barış söylemleriyle bezenmiş barbarlığın örneğini "ustalık"la sergilediler.. Çoktandır, insanı olan'la, yaşamla, adaletle ilşkilerini kesmiş, içlerindeki engizisyonu kuvveden fiile çıkarmaktalar.

"Kimlikleri ayan beyan / Kimliği bilinmeyenler"
Ama hala Roboski katliamının sorumlularını soruyor, emri vereni arıyoruz. Üstelik katliam ilk günden beri o kadar apaçıkken, sorumlular ayan beyanken. Devletin Hava Kuvvetleri 5 F16'sı ile 19'u çocuk, sınırdan mazot, sigara gibi mallar geçirmekte olan 34 yuttası üzerine bomba yağdırmış, insanların bedenlerini paramparça etmiş..
Kuvvet komutanı belli, onun üstü genelkurmay başkanı belli, bağlı olduğu başbakan belli. Heron görüntüleri belli. Ülkenin Başbakanı Roboski katliamı için göstermiş olduğu hassasiyet ile ilgili Genelkurmay Başkanlığı'na teşekkür etmiş..Herşey açık.
Ama sorumlular belirsiz!

Zülfü Livaneli'nin türküsündeki gibi, "kimlikleri ayan beyan / kimliği bilinmeyenler."

Roboski katliamını, çapının ötesinde büyük bir insanlık sorunu haline getiren boyutu budur. Katliamı olağanlaştırarak, hatta meşrulaştırarak, böylece toplumu bütün evrensel değerlerden koparma amacındalar. Nihayet, tıpkı Hitler'in biçimlendirdiği Alman toplumu gibi, her türlü vahşeti, terörü, cinayeti onaylayan bir sürü haline getirme çabasındalar. Asli tabanlarının fiili fail olduğu katliamları, Sivas'ı, Maraş'ı, Çorum'u unutturmaya çalışıyorlar. Faşist çetelerin Roboski katliamını protesto eden, katledilenleri anan gençlere saldırma cüreti nereden kaynaklanıyor?

Eğer her şey bu kadar ayan beyansa ve bir yıldır bir arpa boyu yol katedilmemişse, ortada bir karartma, açıkçası, katliamın sorumlularını hesap vermekten kaçırma cürmü, dahası bu davayı unutturma, katliamın hesabını sorulamaz hale getirme tutumu yok mu? Dolayısıyla yeni bir suç işlenmiyor mu?

İşleniyor ve bu suçu en başta Başbakan işliyor..
Nasıl ve neden?
Heron görüntülerinin ve İHD, Mazlum-der dışında bölgede inceleme yapan Meclis İnsan Hakları Alt Komisyonu üyelerinin aralarındaki siyasi farklılıklara tekabül eden gözlem farklılıklarına karşın inkar edilemeyen gerçek şu: sınıra yaklaşan 50 civarındaki insan topluluğuna herhangi bir uyarı atışı yapılmıyor. Sınıra kadar gelmeleri bekleniyor. Onların PKK gerillası olduğuna inanılsa bile savaş hukuku gereği yapılması gereken şey budur. Ama yetkililer Bahoz Erdal'ın o insan kümesi içinde olduğuna inanmışlar, bir zafer kazanma güdüsüyle canlı bırakmama pahasına bombardımanı gerçekleştirmişler. "Zincirleme hata" diye niteledikleri bu. Eğer o topluluk içinde Bahoz Erdal olsaydı, yaşin yanında kuru da yanar anlayışıyla katliamı meşru göstereceklerdi.

Belki Bahoz Erdal istihbaratı da katliamı "hata" olarak gösterebilmek için bir uydurmadır. Bu ilhtimal dışı değil. Resmi yetkililerin sığındığı bir başka bahane ‘Heron görüntülerinden grubun gerilla mı kaçakçı mı olduklarının saptanmasının mümkün olmadığı' yönündeydi. İktidar medyası bunu utanmadan bir mazeret olarak işledi. Başbakan bunu tekrarladı. Bu daha dehşetengiz, insanlık-dışı bir şey. Demek ki, elde kesin bir bilgi olmamasına karşın, bu bombardımana karar vermişler. İçlerinde çocuk olması farketmemiş! Bir başka deyişle, "Kürtler söz konusu olduğunda kaçakçı mı, gerilla mı, sivil insanlar mı, kadın mı, erkek mi, çocuk mu olduğu fark etmez."!

AKP ve Başbakan karartma suçu işliyor
Katliamın ardından Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde bir alt komisyon oluşturuldu. Komisyonun CHP'li üyeleri, katliamın yıldönümünde, son toplantının 13 Haziran'da yapıldığını, kritik hiç bir sorunun yanıtını bulmadığını, komisyonun bu haliyle rapor hazırladığını, AKP'li üyelerin "iktidar ve Genelkurmay'ın Uludere olayının unutturulmasına, karartılmasına ve soğutulmasına yönelik çalışmalarının parçası" olduklarını açıkladılar. BDP üyesi Ertuğrul Kürkçü ise, "Şu ana kadar bombalama kararının hangi makam tarafından alındığı, planlamanın kim tarafından yapıldığı, kim tarafından icra edildiği, vur emri yetkisinin kimde olduğu sorularına Genelkurmay cevap vermeye tenezzül etmedi. Ağır Ceza Mahkemesi'ne de bu şekilde davrandı." diyor. Diyarbakır özel yetkili savcısı soruşturma açtı. Ancak soruşturma bir yıldır sürüyor! üstelik dosyada gizlilik kararı var. Avukatlar dosya hakkında bilgi alamıyor. Genelkurmay idari soruşturma açmıştı, ondan da bir ses yok.
Kısacası Meclis sağır, yargı sağır.

Hal böyleyken Başbakan ne diyor?

NTV-Star televizyonunun ortak yayınında, devletin yaptığı aşikar olan Roboski katliamını, PKK'nın ve başka örgütlerin faili olduğu iddia edilen başka olaylarla kıyaslayarak "Varsa yoksa Uludere. Bizim buradaki yöntemimiz yargıdır. Genelkurmayımız görevinin gereğini yaparak askeri yargıyı devreye soktu. Aynı şekilde savcılık da olayla ilgili devreye girdi."dedi.
Sanki katliamın üzerinden bir yıl değil de, haftalar geçmiş!

"Uludere'yi bu kadar basite indirgemeyelim. Sonuçta terörist de sivildir. Biraz sabredelim ölen 34 kişiyle ilgili yargı kararını bekleyelim. Sürekli sivil denmesini bir beyin yıkama hamlesi olarak görüyorum."

"Daha netice ortaya çıkmadan terör örgütü ve uzantıları kalkıyorlar bize 'illa özür dileyeceksin' diyorlar. Gerekirse özür dileriz." (Belli ki, Başbakan ‘vur emri'ni kimin verdiği ile ilgili değil ama ölenlerden birkaçının "terörle" bağlantısını çıkarma peşinde. İşin içinde ‘terör' varsa -ki ihtimali bile yetiyor yok etmeye- o zaman kurunun yanında yaş da yanmış olacak. Yani özür filan dilemek gerekmeyecek!)

"Uludere'ye ilişkin görüntülerde sadece hareketler görünüyor. Burada iki gerçek var; bir kaçakçılığı meşrulaştırmayalım, iki terör adına yapılıyorsa buna göz yummayalım."
Başbakanın bu sözlerinden ne anlam çıkar? Roboski'de katledilen çocukların "terörist" olabileceğini söylemiyor mu? Zanlı konumundan savcı konumuna atlamıyor mu böylece? Peki bu gücü nerden alıyor?

CHP neden Erdoğan için gensoru vermiyor?
Asıl cevaplandırılması gereken bu sorudur. Bir yıldır katliam konuşuluyor. AKP'nin bölge vekilleri, Kürt illerindeki yönetecileri bile katliamdan duydukları rahatsızlığı ortaya koydular. CHP genel başkanı yeri geldiğinde Roboski katliamını hatırlatıyor, iktidarı eleştiriyor. "Orada talimatı veren hükümet. Bu açık. Sınır ötesi harekat yetkisi onda. Vuran da belli. Daha neyi saklıyorsunuz?" sözü de ona ait. Roboski'de katledilenlerin aileleriyle, hergün agit yakan analarıyla da görüştüler.

Peki Anamuhalefet Partisi CHP politik düzeyde ne yaptı katliamı dile getirmekten, kınamaktan, sorumluları işaret etmekten başka? Sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye çağırmaz. Alt komisyon'dan iş çıkmayacağı Haziran'da belli olmuşken gensoru vermek için daha hangi koşulların oluşması gerekiyor?

Elebette ki Erdoğan'a ve hükümete verilecek gensoru pratik bir sonuç getirmeyecek. Ama halkın divanında onları bir suçlu olarak oturtacak, vicdanında mahkum edecektir. Dahası, böyle bir adım, hem muhalefetin genel olarak inisyatif kazanmasını sağlayacak, hem de bir muhalefet blokunu fiilen oluşturmanın da ilk adımı olacaktır. Çünkü böyle bir adım, olumlu yönde bir  bilinç kırılması yaratarak Cumhuriyetçiler'le özgürlükçü Kürt muhalefeti arasındaki rezonansı sağlayabilecektir.

CHP böyle bir blok içinde yer almaktan, böylece geçmişinde yer alan ve Cumhuriyetin çöküş nedenlerinden biri olan temel bir hatayı (inkarı, zorla asimilasyonu) düzeltme ve sonuçta eşitlikçi yeni bir demokratik cumhuriyet kurma imkanını elde etmekten mi korkuyor acaba?

Unutulmamalı ki, CHP'nin demokrasi ve özgürlük mücadelesindeki çifte standardı, kararsızlığı, Erdoğan'nın tek adam diktatörlüğüne fırsat vermektedir.

Ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikası
Son günlerde iktidarın Öcalan'la görüşmelere yeniden başladığını bizzat Erdoğan'nın açıklaması ve ardından BDP heyetinin Öcalan'la görüşmesine izin verilmesi ne anlama geliyor?
1. Erdoğan, Roboski katliamı ile Kürt halkının gözünde çok yıpranmış ve bu yıpranma AKP içinde Kürt vekiller ve bölge teşkilatları nezdinde huzursuzluk olarak nüksetmiştir. 2. Öte yandan, Suriye Kürdistan'ında BDP çizgisindeki PYD'nin bölgede özerk bir yönetim kurması Erdoğan'nın Suriye politikasını dumura uğratan bir rol oynamış, Barzani üzerinden baskı yöntemleri ve ÖSO çetelerini PYD güçlerine saldırtması sonuç vermemiştir. Suriye Kürdistan'ında demokratik özerkliğin hayata geçmesi, Türkiye Kürtleri'nin kararlılık ve azmini artırdığı ve artıracağı kesindir. 3. AKP'nin Suriye'ye karşı el altından, vekaletle sürdürdüğü savaş ve bu savaşı Suudi Arabistan ve Katar'la birlikte El Kaide gibi en kanlı örgülteri de içeren bir sünni ittifak eksenine oturtması İran ve Irak'la ilişkileri giderek kopma noktasına getirmektedir. 4.AKP iktidarının aylar biçtiği Esad yönetimi direnişini sürdürüyor: Rusya'nın desteği daha belirginlik kazanıyor. Rusya ve Çin'in tavrı karşısında, ABD yeniden barışçıl geçişe imkan tanıyan bir politika izlemeye başladı. Bu da AKP iktidarını ve Erdoğan'ı ülke ve bölgede daha da zayıflatan bir faktor. 5. KCK operasyonları ile BDP'yi fillen yok etme politikası, 10 binin üzerinde üye ve yöneticisi, belediye başkanı, yerel siyasetçileri tutuklanan partinin gücünü azaltmamış aksine halk desteğini AKP aleyhine artırmıştır.

Bu olgulara ekonomik krizin derinleşeceği öngörüsü gibi başka etkenler de eklenebilir. Kısacası AKP iktidarı ve Erdoğan'I zor günler bekliyor. Belli ki, hem bölge hem de ülke içindeki riskleri azaltmak için yeniden Kürt kartı ile oynama eğiliminde. Kürt halkını barış ve demokratik çözüm beklentileri içine sokarak zaman kazanmak niyetinde. Kürt siyasetinin temsicileri nasıl bir tavır belirleyecekler, bilemem ama Erdoğan'ı sonun başlangıcı demek olan bu zor durumdan kurtaracak, dolayısıyla "sıtmaya razı olmak" anlamına gelecek ve Roboski katliamını unutturacak adımlardan kaçınmak gerekiyor.

Çünkü Roboski iktidarın Asıl topuğudur.

Bu noktada Roboski için gensoru verilmesi oyunu ortaya çıkaracak bir atak olacaktır. CHP'ye büyük bir tarihsel sorumluluk düşüyor.. Görüşmelerin yeniden başlamasını bu kez olumlu karşılaması, bu sorumluluktan kaçışın yolu olmamalı.









 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  2. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  3. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  4. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  5. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  6. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  7. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  8. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  9. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  10. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  11. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  12. 14 Haziran 2016
  13. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  14. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  15. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  16. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  17. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  18. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  19. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  20. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  21. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  22. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  23. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  24. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  25. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  26. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  27. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  28. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  29. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  30. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  31. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  32. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  33. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  34. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  35. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  36. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  37. 25 Haziran 2013
  38. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  39. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  40. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  41. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  42. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  43. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  44. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  45. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  46. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  47. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  48. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  49. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  50. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  51. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  52. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  53. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  54. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  55. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  56. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  57. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  58. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  59. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…