'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası

Mehmet Özgen

18 Temmuz 2016
'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası

Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir.

Türkiye darbe konusunda oldukça deneyime sahip. Ancak önceki geceki darbe girişimi, adeta bu deneyimin inkarıydı. Darbe bildirisi Erdoğan’ı hedef aldığı halde, ne Erdoğan’a ne de hükümetinin üyelerine yönelik bir önlem, bir derdest etme girişimi sözkonusu olmadı. Hatta adeta Erdoğan’ı daha güçlü kılacak bir güçsüzlük sergileyerek gelişti..

Trafik ve insan yoğunluğunun olduğu erken saatlerde harekata başlıyorlar… Cumhurbaşkanı telefonla Tv.lere bağlanıyor, Kendi kitlesini meydanalara çıkmaya çağırıyor. Diyanet İşleri başkanı imamları camilerde sela okumaya çağırıyor. Başbakan ve bakanlar açıklama yapıyor..

Bu durum, ilerleyen saatlerde ‘acaba bu karşı tarafın refleks ve gücünü test eden darbenin ilk aşaması mı’ diye düşünememe yol açtı. Çünkü böyle bir saçmalık darbeler tarihinde raslanan bir şey değil. Çocuklar bile yapmaz..

Darbe teorisine aykırılıklar, darbecilerin kontrol altına aldıkları Atatürk havaalınını terk edip adeta Erdoğan’ın oraya gelişine imkan vermesiyle devam etti.

Düşünün, darbenin hedef aldığı rejimin lideri bu, üstelik ihanetle suçlanıyor..

Ve o lider ajitasyonunu orada kendisini karşılayan kitlesinin vur de vuralım ve tekbir sloganları arasında yaptı. Provokatif mesajları, parti örgütünden ve liderlerinden aldılar. Cihadçılar silahlarıyla sokağa çıktılar. Erdoğan’ın ‘sizler bizim evlatlarımızsınız’ dediği askerleri linç etmeye koyuldular. Yani darbe girişimi devam etseydi ya da alanlarda kendileri gibi düşünmeyen ve lince karşı çıkanlar olsaydı, geniş çapta kitle terörünün uygulanması ve iç savaşı fitilleyecek çatışmalar gündeme o anda gelebilecekti..

Gerek başbakan gerek cumhurbaşkanı, daha ilk açıklamalarında darbecilerin adını koymuştu: Paralel yaplanma. Darbe girişiminin cematçı bir grup tarafından yapıldığı dün resmen açıklandı.. Bu grubun Yurtta Sulh konseyi’ adıyla yayınladığı bildiride demokrasi, hukuk, laiklik ve cumhuriyetin kazanımları vurgusu var. Bildiriyi dinleyen ve okuyanlar, akla cemaati getirmezler. Buna ragmen, Türkiye’nin darbeler tarihinde ilk kez, darbeciler Meclisi bombaladılar.

Bu çelişkili durum akla bir takım soruları getiriyor. *

1.Darbeciler Atatürkçü-ulusalcı müttefik ihanetine mi uğramıştı? Nitekim, Bursa İl Jandarma Komutanı'nın çantasında ele geçirilen belgede yaklaşık 400 darbecinin amacına ulaşmaları halinde kimin hangi göreve getirileceğine dair listede Balyoz davası sanığı bir generalin bulunması bunu destekler gibi..

2. Eğer bu değilse,  cumhuriyetçilere, Atatürkçülere, ulusalcılara –onları yedeklemek için- kurulan bir tuzak mıydı?

3. Yoksa Meclisin bombalanması, 4 partinin ortak davranışını sağlamak için bir provokasyon muydu? Böylece rejim muhalefeti de kuşatan güçlü bir hegemonya sağlamış oluyordu. Bu son soru kendi içerisinde, ‘acaba darbecilerin içine saray rejiminin ajanları mı sızmıştı’ sorusunu da barındırıyor.

Bu bakımdan HDP grup başkanı vekili İdris Baluken’in meclisteki konuşmasında darbe girişiminin araştırılması için eşit üyelerin katılımıyla ortak bir komisyon kurulması önerisinin son derece isabetli olduğunu not edelim.

Peki, burada bir kısmı ifaede edilen çelişkileri, tuhaflıkları darbe deneyinin inkarı olarak, yani FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü)’nün acemiliği, beceriksizliği olarak, ya da YAŞ toplantısında tasfiye edilecekleri bilgisini edinen cemaatçı subayların çılgınlığı olarak mı değerlendireceğiz?

Devlet bürokrasisinde, emniyet teşkilatında yargıda ve TSK’da 30 yıla yakın bir süredir örgütlenen, mevzi edinen bir hareket; AKP iktidarının ortağı olarak, Ergenekon, Kafes, Balyoz davalarını tertipleyen, delil üreten; ortaklık bozulunca, 17-25 Aralık operasyonlarında baş rol oynayan Cemaat hareketinin kendi sonunu getirecek bir acemiliğe imza atabileceği düşünülebilir mi?

Ya da rejim mi böyle düşünmemizi istiyor? 24 saat boyunca Tv. yayınlarında oluşturulan algı bu..

***

Ben böyle düşünmüyorum.

Erdoğan’ın Atatürk Havaalanında kendi kitlesine yaptığı konuşmada darbe için sarfettiği şu sözü böyle düşünmemi engelliyor: ‘’Bu Allahın bir lütfu .. Bunların terörist olduğu kanıtlandı. TSK’nın temizlenmesine vesile olacaktır’’. Aynı konuşmada ‘’Buraya gelmeden önce farklı bir yerdeydim, Marmaris'te. Ve ayrıldığım yerde de hemen arkamdan oraları ne yazık ki aynı şekilde bombalamışlar. Herhalde bizim hala orada olduğumuzu zannediyorlardı ve buraya gelişimizi de herhalde takip edemediler.’’ diyor. Oysa sonraki konuşmasında ‘Dalaman’dan hareket ettikten sonra F-16’ların uçağını taciz ettiğini söyledi. Bunu Saray medyası da yazıyor. Habervaktim.com şöyle ifade ediyor: ‘’Bir saate yakın Biga semalarında bekleme yapan uçağa, F-16’lar eşlik etti. Ancak uçağın İstanbul Atatürk Havalimanı’na 03.18’de inmesinden sonra darbeci F-16’lar Bandırma’dan kalkan F-16’lar tarafından kovalandı.’’

Bu çelişkili ve birbirini yalanlayıcı açıklamalara, gazeteci Ahmet ŞIk’ın darbenin perde arkasına ışık tutan yazısındaki Ankara istihbarat kaynaklı bazı iddiları eklediğimizde ortaya başka bir tablo çıkıyor.

‘’Ordudaki Cemaat kadrolarına yönelen soruşturmalarla ilgili 16 Temmuz sabah erkenden operasyonların ilk dalgasının yapılmasına karar verildi.

İzmir askeri casusluk davası kumpas soruşturmasın savcısı Okan Bato’nun şüpheli listesindeki askerlerin tamamı hakkında gözaltı kararı var.

Bunun dışında komuta kademesindeki birçok rütbeliyi kapsayan gözaltı kararı verilmişti.

Savcı Bato’nun, Ağustos şurasından önce operasyonların başlatılması önerisi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanmıştı.

Gözaltı kararları ve yapılacak operasyonlarla ilgili Genelkurmay’a bilgi verildi onay alındı. Bu sabah (16 Temmuz) 04'te operasyonlar başlayacaktı.

Aralarında darbe girişimine kalkışanların da bulunduğu haklarında gözaltı kararı verilen tüm askerler teknik takip altındaydı.

15 Temmuz gündüz saatlerinde teknik izleme yapan birimler olağan dışı hareketlilik gözlemlendiğini rapor etti. Ancak ne olduğu anlaşılamadı.’’ (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/568551/Ahmet_Sik_darbenin_perde_arkasini_anlatti__Neden_15_Temmuz_.html)

Cemaatçi cuntanın darbe girişimi, yeni değil, aylardır konuşulan bir şey. Şubat ayında Odtv’de yayınlanan, darbe hazırlıklarına işaret eden olgu ve eğilimleri toparlayan Balyoz davası sanıklarından Albay Mustafa Önsel’in Cemaatçi cunta darbeye mi hazırlanıyor başlıklı yazısı şu cümlelerle bitiyor: ‘’ Operasyonda gecikme, söz konusu Fethullahçı örgütün güçlenmesini sağlamaktan başka bir işe yaramayacaktır’’.tespitinin ardından ‘’Elinizi tutan nedir’’ diye TSK komuta kademesine sesleniyordu. (http://odatv.com/cemaatci-cunta-darbeye-mi-hazirlaniyor-0802161200.html)

Ellerini tutan Erdoğan ve AKP’nin darbe dedikodularını dahi kendi iktidarını perçinlemek ve muhalefeti hızaya getirmek için kullanma tutumudur. Öyle anlaşılmaktadır ki, bu tutum gereği, cemaatçi cuntanın darbe girişiminin farkında oldukları, ama -tutuklama listesinden anlaşıldığı gibi-çapının küçük olduğunu anladıkları için engellenmemiştir… Devletin her kurumunu dizayn eden bir iktidarın, tasfiye etmeye hazırlandığı ve hatta gözaltı kararı verdiği bir grubun hareketiliğinden haberdar olmaması düşünülemez. MİT’in yanısıra Sarayın da özel bir istihbarat örgütü olduğu biliniyor. Sürekli olarak FETÖ’yu izledikleri, Cemaat’in bir terör örgütü olduğunu ispat etmek için onlarca operasyon yaptıkları biliniyor..

**

Ortada bir uzun bıçaklar gecesi'nin kan izleri var. Dahası, meydanlara çağırılan taraftarların linç girişimleri, bizzat cumhurbaşkanınca taraftarların bir hafta boyunca sokakları terketmemelerinin istenmesi en azından bir iç savaş provası.. Eli silahlı, kayışlı, palalı, hilafet bayraklı, her an lince kalkışacak potansiyeldeki bu kişiler, demokrasiye değil, Erdoğan’nın sultanlığına sahip çıkıyor. Daha iki gün once gezici Araştırmanın anketi nüfusun %20’sinin IŞİD’I desteklerken, %23’ünün de sempati duyduğunu ortaya koyduğunu unutmayalım..

Bu darbe girişimi Erdoğan'ı kendi tabanında tartışılır hale getrmekte olan İsrail anlaşmasını, gündemden düşürdü.. Kürt halkına karşı, ‘teröre karşı mücadele’ adı altında, kentlerini imha ederek, yüzlerce sivil yurttaşı çoluk çocuk demeden bodrumlarda yakarak sürdürdüğü yok etme savaşının uluslararası alanda olduğu gibi artık Türkiye gündemine de taşınmasını geri plana itti. Bu sefer de uluslararası planda mağdur rolü oynama imkanı verdi…

**

Şurası bir gerçek ki, bu girişimin bertaraf edilmesi ile darbe olasılığı ortadan kalkmış değildir..

Erdoğan ve ergenekon ittifakının iki temel dayanağından biri ve bu ittifakın başlama nedeni Cemaate karşı olmak ve onu tasfiye etmekti. Diğeri ise, barış sürecini tasfiye edip Kürt sorununu Sri Lanka usulu, yani askeri şiddetle yokederek çözmekti. Şimdi Cemaatin ordu ve yargı içindeki kadroları tasfiye ediliyor. Dolayısıyla Erdoğan’la ittifakın temel bir nedeni ortadan kalkmış oluyor. Böylece Ergenekoncuların darbe yapma ihtimali daha da artmış oluyor.

Tıpkı birbirinin içinden çıkan matruşkalar gibi, Cemaatçi cunta Erdoğan’ın faşist darbesine, Erdoğan’ın Cemaati tasfiyesi de Ergenekon’a yol açıyor..

Türkiye 2013 Gezi isyanından bu yana siyasi iktidarın devleti tekeline almak ve varolan demokrasiyi budamak amacı taşıyan sivil darbeleri yaşıyor. Bunun en bariz örneği 7 haziran seçim sonuçlarına karşı Erdoğan’ın yaptığı darbedir. Dolayısıyla, bu sivil darbe sürecine askeri darbe girişimlerinin dahil olması kaçnılmazdır. Demokratik siyasetin ortadan kaldırılarak siyasal islama dayalı totaliter bir devlet ve toplum düzeni kurmaya yönelik bu süreç ortadan kaldırılmadan darbe ihtimali varolacaktır.

Daha bugünden bellidir, Sadece cemaat yanlısı diye, Yargıtay, Danıştay, ve Anayasa Mahkemesi üyeleri tutuklanıyor. Üstelik, anayasa ve yasalar çiğnenerek; çünkü yüksek mahkeme üyelerini soruşturma hakkı mahkemeye aittir. Bu kişilerin darbeyle ilişkileri saatlerle ifade edilecek bir sürede mi tespit edildi, yoksa Erdoğan’ın Havaalanında ‘Allah’ın bir lüttfü bu.. Bunların terörist olduğu ortaya çıktı. Şimdi onların hepsini tasfiye edeceğiz’ sözleri mi yön verdi? Bu hukuk dışı bir tutum. Bu bir cadı avıdır ve darbeci bir girişimdir. Türkiye’de 1950’den beri özellikle sola karşı bir cadı avı yürütülmüştür. şimdi ilk kez sağ bir kesime cadı avı uygulanıyor..

**

Asıl tehlike, Reis istediği için sokağa dökülen islamcı-faşist gürühlar. Bu gürühlar, darbe girişimi püskürtüldü denmesine rağmen hala sokakta tutuluyor. 4 partinin darbeye karşı ortak bildirisi mecliste okunurken dışarda bu gürühlar vardı. Darbecilerin kellesini (idam) isterken, aynı zamanda ‘Mecliste PKK istemiyoruz’ sloganı atıyorlardı. Başbakan ‘gereken neyse yapılacak, mesajınız alındı’ diye cevap verdi. Erdoğan ise 'idamın meclise gelmesi için kimseden izin almamıza gerek yok' diyerek AB normlarını hiçe sayabileceklerini ima etti. Keza AKP sözcüsü Müezzinoğlu da parti olarak gündeme getireceklerini açıkladı. Meclisteki okunan bu ortak bildiriye dayalı medyada pompalanan iyimserliğin dışarda hiç bir karşılığı yoktu.

Bir yandan henüz temizlenmedi, sokakları terketmeyin derken, öte yandan idamı gündeme getirmek, acaba darbeyi tasfiye etmeye mi hizmet eder yoksa darbecileri tahrik etmeye mi?

Açıktır ki, Erdoğan ve AKP iç savaşı kışkırtıyor..

''UZUN BIÇAKLAR GECESİ''

Demokratik muhalefet, örgüt ve partiler gözünü açmalıdır.

Darbeci subaylara ve askerlere yönelik şiddet Hitler’in sahnelediği uzun bıçaklar gecesi’ni andırmaktadır. Bilindiği gibi, Hitler, başbakan (şansölye) olduktan sonra, Alman Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi’inde birlikte olduğu Röhm’ü ve liderliğindeki SA’ları politik gücüne karşı tehdit olarak görmeye başlamıştı. Cumhurbaşkanı Hindenburg yaşlı ve hastaydı ve Hitler'in yanısıra Röhm de yerine geçmek istiyordu. Bir ikincisi, Röhm, ulusal savunmayı SA’ların üslenmesini talep ediyordu. Dolayısıyla, generaller de Röhm ve SA’lardan rahatsızlık duyuyor, Hitler’den tasfiye edilmelerini istiyordu. Sonuçta Hitler, sokak gücüyle kendisini iktidara getiren, tıpkı cemaat gibi devletin kılcal damarlarına sızmış yüzü aşkın SA kadrosunu, 30 Haziran 1934 gecesi, SS kıtalarına ve Gestapo’ya öldürttü. 1950’lerde bu sayının bin olduğu tespit edilecekti. Röhm hapsedildi ve daha sonra orada öldürüldü.

Bu olaydan bir süre sonra ölen Hindergburg’un yerine Hitler geçer ve başbakanlıkla cumhurbaşkanlığını birleştirir ve Fuhrer olur.. Ülkede Nazi partisi dışındaki tüm partiler kapatılır, muhalif vekiller tutuklanır.. 

Ne kadar tanıdık bir hikaye değil mi?

Şimdi bu gece’nin bitiminde, Reis’ten, partiden ve camilerden verilen talimatlarla hareket eden cihadçı-ırkçı-faşist gürühlar, solculara, alevilere, laiklere, kürtlere ve Suriyelilere yönelecektir. Bunun örneklerini görüyoruz..

Erdoğan’ın başdaşmanı Şeref Malkoç : Milletimizin ruhsatlı silah almasının önü açılacak. Sayın içişleri bakanımız bununla ilgili yasal düzenleme talep edecek. Darbeye teşebbüs edenlere karşı milletin meşru müdafaa hakkını korumak için silah ruhsatı vermenin önünün açılması lazım.’’

Bu millet’in kim olduğu malümdur.. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın çağrısıyla sokağa çıkıp Ankara-Gar katliamında hayatını kaybedenler anısına yapılan 10 Ekim Barış, Emek ve Demokrasi Anıtı’n, parçalayanlardır. Hayatını kaybeden demokrasi-barış-özgürlük şehitlerinin fotoğrafları ve isimlerinin bulunduğu kartonları yerlere saçanlardır. Yurdun çeşitli yerlerinde Alevi mahallelerini taciz ederek çatışma çıkmasını kışkırtanlardır.

Durum budur.. Tefsire gerek yoktur. Sosyalistlere, sosyal-demokratlara, ilericilere, yurtseverlere arzedilir. 

Erdoğan iç savaş çıkartmak istiyor..

Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Bu hakkın meşru bir tezahürü olarak Demokratik savunma komiteleri tüm yaşam alanlarında hayat geçirilmelidir. İllerde savunma meclisleri oluşturulmalıdır. Direniş cephesi, hem aşağıdan hem yukarıdan acilen inşa edilmelidir..

Yarın geç olabilir..

--------

* Yazının bu cümleyi 1, 2,3 diye izleyen bölümü ne hikmetse çıkmamış.. Saatler sonra farkedildi

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  2. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  3. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  4. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  5. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  6. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  7. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  8. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  9. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  10. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  11. 14 Haziran 2016
  12. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  13. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  14. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  15. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  16. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  17. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  18. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  19. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  20. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  21. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  22. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  23. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  24. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  25. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  26. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  27. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  28. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  29. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  30. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  31. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  32. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  33. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  34. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  35. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  36. 25 Haziran 2013
  37. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  38. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  39. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  40. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  41. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  42. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  43. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  44. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  45. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  46. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  47. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  48. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  49. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  50. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  51. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  52. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  53. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  54. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  55. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  56. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  57. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  58. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  59. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…