2014 Seçimlerinde rakamlar konuşuyor

Selçuk Ş. POLAT

21 Ağustos 2014
2014 Seçimlerinde rakamlar konuşuyor

Sonuç, CHP lideri ve kurmaylarının seçimler ve ittifak stratejisindeki öngörüsüzlüklerinin bir ifadesidir. -AKP'ye daha önce akmış olan seküler yaşamdan yana olan oylar geri dönmektedir.

1-ERDOĞAN VE EKİBİ BÜYÜKŞEHİRLER VE KÜRT BÖLGELERİNDEN TASFİYE EDİLMEYE BAŞLANDI

2- ERDOĞAN'A CUMHURBAŞKANLIĞI ALTIN TEPSİDE SUNULDU

3- DEMİRTAŞ’IN ÜSLUBU, DEMOKRAT VE TOPLUMCU DÜŞÜNCELERİ, ÜLKENİN BATISINA GÖRE BİRE BİRDİR

Rakamların ne söylediğine ve bu konuda bize yardımcı olacağına inandığım bilgilere bir bakalım. 

Türkiye nüfusu 2013 yılı sayımına göre 76 milyon 667 bin 864 tür.

30 Mart seçimlerine katılım oranı %89.19 olup katılmayan seçmen sayısı 6 milyon 28 bin dört dür.

10 Ağustos seçimlerine katılım oranı %73.81 olup katılmayan seçmen sayısı 14 milyon 419 bin 859 dur.

Rakamların konuşmaları, ülkemizdeki 30 Büyükşehirden alınmıştır. 

30 Büyükşehir, toplam nüfusun %77'sini oluşturuyor. Yaklaşık 59 milyon kişi bu kentlerde yaşıyor.

Erdoğan, 10 Ağustos'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu 30 ilin 12'sinde, 1 milyona yakın oy kaybetmiştir. Kesin rakam: 841.677'dir. Sadece bir Büyükşehirde (Trabzon’da) oylar eşittir

Erdoğan’ın oylarını artırdığı Büyükşehir sayısı 17'dir. Artan oy 356.345'dir.

Erdoğan aslında, 30 Büyükşehrin hepsinde de ciddi bir oy kaybına uğramıştır. Fakat oy artışının görüldüğü 17 il, MHP’nin güçlü olduğu illerdir.  Bu kayıp, bu partinin seçmenleri tarafından görünmez kılınmıştır. Yani kayıptan daha çok MHP seçmeninin oy desteği gelmiştir.

Yine aynı şekilde; Erdoğan’ın oylarını yitirdiği 12 ilde, çok daha fazla olan oy kaybı, hem CHP’li seçmenin sandığa gitmemesinin yarattığı ‘haksız rekabet’ koşulları hem de MHP’nin takviyesinin yetersiz kalması sonucunda kısmi düzeyde seyretmiştir. 

Erdoğan’ın resmi olarak oy kaybettiği Büyükşehirlerin toplam nüfusu 37 milyon 107 bin 504'dür. Ülke nüfusuna oranı ise %48,4, toplam Büyükşehir nüfusuna oranı da % 63'dür. Yani Erdoğan, ülke nüfusunun yarısında, büyük kentlerin ise 2/3'ünde resmi olarak oy kaybetmiştir. 

Erdoğan, 10 Ağustos da 20 milyon 541 bin 254,  Partisi ise 30 Mart’ta 20 milyon 519 bin 829 oy almıştır. Yani Erdoğan, bahsedilen karizmasıyla sadece 21 bin 425 oy artırmıştır.

Daha çarpıcı olanı; Erdoğan, Büyükşehirlerin çoğunluğunda oy kaybederken oy kazandığı Büyükşehirlerin hemen hepsinde MHP takviyesi kesin gibidir.

Şöyleki; Adana, Mersin, Erzurum, K. Maraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Samsun, Aydın, Balıkesir, Muğla ve Sakarya da MHP’nin oy oranı en az %20 ve üzeridir. Bu iller de E. İhsanoğlu’na verilen oyların toplamı da bu iddiayı desteklemektedir. Örneğin Adana’da MHP ve CHP’nin 30 Mart seçimine göre toplam oyu 715 bin civarındadır. Kendi Çatı adayları İhsanoğlu’nun aldığı oy ise 542 bin civarındadır.  Aradaki 173 bin oy nereye gitmiştir? E. İhsanoğlu ile CHP tabanının ideolojik uyuşmazlığı dikkate alındığında kendisine en fazla oy belli ki MHP seçmeni tarafından verilmiştir. Aynı şekilde CHP tabanından Erdoğan’a ciddi bir oy kayması olmayacağına göre, Erdoğan’ın bir önceki seçime göre Adana da aldığı 57 bin fazla oyun kahir çoğunluğu küçük partilerdeki radikal dincilerden ve MHP tabanından oluşmaktadır. CHP tabanı ise seçimlere katılmayarak bu sonucun oluşmasında ister istemez rol almıştır. Bu denklem yukardaki 13 ilde de aşağı yukarı aynıdır. Sadece 4 ilde (Eskişehir, Hatay, Malatya ve Ordu'da.) artışlar hem ufak hem de MHP’nin oy oranı bu illerde %20'nin altındadır. Yani yeterli destek sağlanamamıştır.

Erdoğan Kürt illerinde ciddi oy kaybına uğramıştır. Gaziantep, Mardin, Van, Urfa ve Diyarbakır'da oy kaybetmiştir. Takviye edecek MHP oyu olmadığı için bu bölgede makyaj tamamen akmıştır. Örneğin Diyarbakır’daki oy kaybı rakam olarak 38 bin civarındadır. Fakat bunu İstanbul'daki seçmen sayısıyla eşitleyip orantılarsak bu kayıp 400 bin civarı demektir.

Rakamların taktik olarak neler dediğini yukarda satır aralarında dile getirdim. Ama önemli olan stratejik olarak ne demek istediğidir. Bu açıdan rakamların Türkçesi şöyle:

-AKP'ye daha önce akmış olan seküler yaşamdan yana olan oylar geri dönmektedir. Akacak ve kendini ifade edeceği, yani ekonomik istikrarı ve gelişmeyi sağlayabilecek, ulusal değil global, savaşçı değil barışçı olan, siyasal İslamcı olmayan, güvenilir bir mecra aramaktadır.

-CHP ve MHP’nin siyasi olarak kan uyuşmazlığı vardır. Çatışmasız ve barışçı bir ülke için empati kurma girişimleri sosyal ve kültürel bir faaliyettir. Takdire şayandır. Fakat geçmiş ve mevcut sorunlar yok farz edilerek siyasi taktikler oluşturulamaz. Diğer yandan siyasi ittifakın kuralları vardır. Bu, eleştiri ve özeleştiri mekanizmasıdır. Bunlar olmadan ilerleme ve başarı olmaz.

-Ülkemizin ihtiyacı olan Anadolu-Mezopotamya Demokrasi Sentezidir. Selahattin Demirtaş bu sentezi en iyi şekilde dillendirmiş ve temsil etmiştir. Demirtaş’a verilen oylar hem tüm ülkeden gelmiş, hem de demokrat ve sosyal içeriklidir. Ayrıca bu oy oranı içinde tepkisel oylar, görmemezlikten gelinmemelidir. 

-İŞİD’çi veya Hizbullah orjinli hiçbir siyasal İslami hareket bu ülkede yeşerme şansı bulamaz. Erdoğan’ın kaybetme nedenlerinden biri TC Musul konsolosluğuna saldıran (Yabancı ülkelerde ki Konsolosluk ve Elçiliğe saldırılması ve buralara girilmesi aynı şekilde ülkeye girilmesi ve saldırılmasıyla eşittir.) ve işgal eden İŞİD’çi teröristlerle içli dışlı olması ve bu ilişkiyi oyun sanması onun sonunun başlangıcı olmuştur.

-Erdoğan, 10 Ağustos seçimlerinde oran olarak %52'yi bulmuştur. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi MHP seçmenin desteği ikincisi de CHP'li seçmenin sandığa gitmemesidir. CHP ve MHP seçmeni 30 Mart seçimlerindeki oyunu korusa artı çatı adayına oy veren küçük partilerin oyları eklense, diğer yandan Demirtaş’ın oyunu artırmamış varsaysak bile hem muhalefetin oy oranı % 50’lilerin çok üstünde olacak hem de Erdoğan’ın kaybettiği oylar açığa çıkmış olacaktı. MHP seçmeninin Erdoğan’a oy vermediğini tasarladığımızda bu kayıp tahminen 2 milyon civarında olacaktı. 30 Mart seçimindeki katılım oranı esas alınarak hesaplarsak bu 2 milyon oy, %5 lik bir oy oranına tekabül eder. Bu da otomatik olarak Erdoğan’ın oy oranını %38-40 bandına indirecektir. İşte bu sonuç, CHP lideri ve kurmaylarının seçimler ve ittifak stratejisindeki öngörüsüzlüklerinin bir ifadesidir.

-Rakamların son sözleri şöyle: 

-SEÇİM KAYBETMEYİ OYUN MU SANDIN BRE HASAN 

-GURURLANMA PADİŞAHIM SENDEN BÜYÜK MİLLET VAR.

                                                                            

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. CHP:  umut mu yoksa çaresizlik mi?
    CHP ve sağ tabanının gözünü açacak olan ise, ekonomik ve siyasi kriz anıdır. Özellikle Erdoğan’ın iktidarı kaybetme korkusuyla CHP’ye yönelmesi örneğin CHP’li belediyelere Kayyum ataması vb. adımları bu kitleyi devrimci…
  2. Erdoğan'ın (ve AKP'nin) krılma noktaları ve HDP
    AKP’ye diş bileyen kendi seçmenini tüm anti-Kürtçü politikalarına rağmen Millet İttifakını desteklemeye yönlendiren HDP’nin bu hamlesi, sosyalist hareketlerin çok ötesinde bir gelişmişliğe işaret ediyor. Bu bölümde esas olarak AKP yani…
  3. Bidon Kafalılar ve Chape varya Chape
    Yukardaki başlık; ezilen, horlanan ve sömürülen kitlelerin bir araya gelmemesi için yürütülen kampanyanın şifresi. “Bidon kafalılar, cahiller, göbeğini kaşıyanlar, her yeri pisletenler” vb. ajitasyonlarla halkın bir kesimi aşağılanmakta ve bu…
  4. Allahsız Müslümanlar ve İslamcı Laikler -1
    Gelinen noktada toplum giderek diyalektik ikili bir kamplaşmaya doğru akmaktadır. Bir yanda milliyetçi-ulusalcı-İslamcılar diğer yanda kadınlar, emekçiler, Aleviler, Kürtler, aydınlar, ötekileştirilenler ve demokratlar. Ülkemizdeki toplumsal ırmak ne yazık ki yüz yıldır…
  5. Devrimci ve Sosyalist kamuoyuna
    68'liler Birliği Vakfı başkanının açıklamasına cevap: Devrimcilik ülkemizde ezilen halkların yanında olmak demektir; onların haklı ve meşru isteklerini desteklemek, acılarına ortak olmak ve onlara yapılan zulüm ve katliamlara karşı durmak…
  6. Normal ve anormal insan profili
    Diktatörlerin ilk işi, yargıyı yani az-çok çalışan vicdanı söküp atmaktır. Onun yerine kendi hastalıklı, monolitik beyninin ürettiği her kararı aynen onaylayan bir vicdan mekanizmasını yani vicdansızlığı ikame ederler.  İnsanda, davranışlarını,…
  7. Ya biat ya mevt ya da ortak hareket!
    İslami kurallar acımasız ve kesindir: ya biat ya da mevt.. İşte o noktaya hızla yaklaşıyoruz! Tehlike içinde olanlar: emekçiler, çalışanlar, seküler, laik ve modern yaşamdan yana olanlar, Kürtler, Aleviler, aydınlar ve diğerleri.…
  8. R.T. Erdoğan'ın 12 Eylül'lünün sonu mu?
    Erdoğan sınıf tahlilinden uzak, çıkarlarının ona verdiği içgüdüsel pragmatizimle, İsrail'le Ortadoğu'da işbirliğine girerek ABD’yi yumuşatmayı, Bharara’ya baskı yapmasını, Rusya'dan özür dileyerek hem ekonomik iyileşmeyi hem de Suriye politikasını ABD çizgisine…
  9. Türkiye'de sağ partilerin paradigması ve AKP'nin geleceği
    Eğer ekonomik istikrar bozulur veya Ergenekon ittifakı parçalanırsa bu güçler hiç tereddüt etmeden yeni bir sağ partiye doluşmakta tereddüt etmeyeceklerdir. Demek ki aşağıdan yukarı kitlelerin Erdoğan iktidarını alaşağı edeceği bir…
  10. Enseyi karartmak yok!
    Enseyi karartmak yok!
    5 Kasım 2015
    AKP ve Erdoğan’ın sonu, İslami cumhuriyet yolunda ki telaşlı ve yanlış adımları ile kendi içlerinde ki kurtçuklar ve ekonomik kriz vasıtasıyla olacaktır. Ama bu sonu hızlandıracak, dolayısıyla, bizim ihtiyacımız olan ise,…
  11. AKP'nin düşüş eğrisi
    Anketlerde AKP’ye oy vereceklerin oranı %40 civarında gösteriliyor. Fakat aynı halk, Başkanlık sistemini, Suriye politikasını ve diğer hükümet icraatlarını %70 civarında bir oy oranıyla kabul etmiyor. Bu da onun bir…
  12.  Acıları Bal eyleyemeyen HDP'li bazı solcular
    RTE’nin anti-Kürt hamlesi, PKK’nın silahlı mücadelesinden daha çok Hükümete bakan verme vb. taktiklerle boşa çıkartılabilirdi. RTE ve AKP’ye göre HDP=PKK veya 'terörist' değil mi? 1 Kasım erken seçim Hükümetinde HDP’lilerin…
  13. 'Barış süreci' şimdi başlıyor
    Barış Blok çalışması, benzer terkibiyle ülkenin her yerinde toplanmalı ve ortak hareket imkânına kavuşmalıdır. --SAVAŞA KARŞI BARIŞ, ÖLÜME KARŞI YAŞAM başlığı altında yapılan toplantıya CHP, HDP milletvekilleri, SDP, SYKP, Halkevleri; KESK,…
  14. Var olan Sol’un iktidar olma potansiyeli ve şansı
    Türkiye de Marksist sol, esas olarak kendi geçmişiyle ve mirasıyla ilgilenmeyerek sırasıyla Sovyetler Birliği, Çin, Arnavutluk, Latin Amerika vb. kendi dışındaki güçlere yaslanarak güç olmaya çalıştı.. Nihat Ekinci’nin Diyarbakır Grup'da…
  15. Umuttan gerçeğe..
    Umuttan gerçeğe..
    7 Mayıs 2015
    1960'lı yılların başından itibaren Avrupa merkezli başlayıp tüm dünyayı kısa zamanda saracak olan anti-kapitalist içerikli etkin bir muhalefet, özellikle gençler arasında egemen olmaya başladı. İki kutuplu dünyada sosyalist deneyimlerin bir…
  16. Görünen köy: 2015 Genel Seçimi
    AKP, ekonomik veya anti-demokratik-anti-seküler bir krizle birlikte tümden buhar olacaktır. Fakat her koşul da iktidarı bırakmayacaktır. Bu nedenle iç savaşa hazırlandığını görmemiz gerekir. HDP barajı aşmakiçin Selahatin Demirtaş'ın yolunu izlemek…
  17. Sevgili Niyazi abi..
    Sevgili Niyazi abi..
    15 Ekim 2014
    "Zaman, kimlerin ölümsüzleştiğini, kimlerin daha nefes alırken havyar yiyip viski yudumlarken ölü bulunduğunu elbette çok yakında saptayacaktır" --Niyazi Ağırnaslı Selam olsun sana ve torunun Suphi gibi insanlığın koruyucularına! Senin nezdinde…
  18. Sosyal demokrasinin ayak sesleri...
    31 Mayıs Cumartesi saat 14.00 de Mersin Sanayi ve Ticaret Odası büyük salonunda KÜLTÜRLER ARASI DİYALOG ve BARIŞ İÇİNDE YAŞAMA "Farklı ama Eşit" başlığı altında bir panel düzenlendi. Paneli Başkan Ahmet…
  19. Post-devrim durumu ve seçimler
    Eğer yolunuzu kesen iki kişiden biri cüzdanınızı diğeri ise canınızı almak isterse elbette ki canınızı değil cüzdanınızı verirsiniz. Bu uzlaşma tarzını kitleler kendi anlayışına göre uygulayıp cebi delik perişanlar olarak…
  20. Algı yönetme sanatı ve yerel seçim tahmini*
    Kapitalist-emperyalist sistemde, ekonomiyi takip eden fakat dönüp tekrardan ekonomiyi ve sosyal hayatı düzenleyen politikada da gizlilik esasdı. İşte bu nedenlerle Cinayet, katliam, yasadışı elde edilen kar, devleti hortumlama, suiistimal vb.…
  21. Dev-Genç saymanı Ahmet Bozkurt'u uğurlarken..
    '69 sonundaki en büyük gelişme, 6. Filonun İzmir'e gelmesi ile başladı. Bunun üzerine Dev-Genç, militanlarının büyük bir kısmını İzmir'e yönlendirdi. Ankara'dan İzmir'e 6. filoyu protesto için giden militanların mola sırasında…
  22. Ülkede devrim değil, darbe durumu var
    Bugün ülkemize baktığımızda devrim koşullarının olmadığını, aksine darbe koşullarının hızla olgunlaştığını görüyoruz. Bana göre darbe durumu şöyle bir şey: YÖNETENLERİN ESKİSİ GİBİ YÖNETEMEDİKLERİ, YÖNETİLENLERİN DE BUGÜNKÜ GİBİ YAŞAMAK İSTEMEMELERİ HALİ.…
  23. Yerel seçimler öncesi HDP'ye çağrı
    İstanbul kent yönetimini almak hayal değildir. 28 yıl önce düşündüğüm projelerden biri şöyleydi: Önemli bir kentte yerel yönetimi alarak buradaki uygulama ve tarzımızla belki de dünyaya bile örnek olacak bir…
  24. Demokrasi paketi, Ergenekon ve tribün
    Demokratlaşma vb. paketler ile Ergenekon vb. operasyonların ortak özelliği, öze dokunmamaları yani kenardan dolaşıp puan alma stratejisini uyguluyor olmalarıdır. Örneğin: Ergenekon davasında yargılananların hiçbirisi yaptıkları veya organize edip sorumluluk taşıdıkları…
  25. Rojeveye Ağıtı ve Destanı
    Çoğunlukla aynı milliyetten hakların yaşadığı bir coğrafyanın belli bir bölgesi özel bir isimle adlandırılmaya başlanmışsa orada 'farklı şeyler' yaşanıyor demektir. Suriye'nin kuzeyi, Batı Kürdistan deği, ama Rojava.. Dünyanın gözlerini kapadığı…
  26. Düşük Yoğunluklu Barış*
    Devletin barış yapabilmesi, bunu kalıcı ve demokratik kılabilmesi için Milli Siyaset Belgesi'ni kaldırması ve bu Anayasaya bağlı olarak kurulmuş tüm legal ve yarı legal örgütlenmeleri fesih etmesi gerekir. Bu açıdan…
  27. Türk Gladyosu Barış Masasına oturmak istiyor
    Paris'te 3 devrimci kadının öldürülmesi, Sinop, Samsun ve Hatay illerinde Ergenekon Milis Güçlerinin hareketliliği, bize iki noktanın altını çiziyor: Birincisi, Türk Gladyosunun Bölge Başkanlığının olduğu 3 il gerçeğini ve İkincisi…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…