'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..

Mehmet Özgen

2 Haziran 2014
'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..

Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin kaynağı yine Gezi Direnişidir. Geçen bir yıl, bir kere daha teyid etti ki, devrimler önce insanların kafasında olur, sonra gerçekleşir..

Büyük bir toplumsal acının karşısında kontrolsüz bir vicdansızlık..

Kendisini protesto edenleri döven, görüntülemek isteyen bir genç kızı yumruklayan bir başbakan..

Katliamı, "darbe" sabotaj diye siyasi alana çekme gayreti içindeki iktidar vekilleri, hempaları, medyası, yalakaları..

Maliyeti 140 dolardan 23 dolara düşürmekle övünüp, bunu nasıl başardığını izah etmeyen, kendisine bu soru sorulmayan ve utanmadan kameraların karşısına çıkıp hiç ihmalimiz yoktur diyen bir patron..

Madeni gazetecilere, kameralara kapatarak, içerde ne olup bittiğini, Suriyeli mültecilerin gömülüp gömülmediğini, gerçek ölü sayısının ne olduğunu anlamamızı engelleyen bir iktidar..

Daha çok cümleler kurulabilir böyle..

Ama anlamı yok..

İKTİDARI ELEŞTİRMEK ZAYIFLIK GÖSTERGESİDİR ARTIK
Bir ülke ki, başbakanı acı içinde öfkesini haykıranlara ahlaksız, terbiyesiz diye çıkışıyor.. Kendisini protesto edenlere "İsrail d
ölü" diyebiliyor ve tokatlayabiliyor., korumalarına d
övdürtüyor.. ve sıkışınnca dövdükleri vatandaşın ifadesini tehtidle değiştirtiyorlar.. Bir başbakan ki, "her gün tören mi olacak, öldü gitti" diyebiliyor, Berkin Elvan için.

Burada söz bimiştir..

Bütün bunları sineye çekmek, susmak onursuzluktur..

Böyle bir iktidarı eleştirmenin de hiç bir faydası yoktur.. Eleştirmek zayıflık göstergesidir artık. Çünkü eleştiri demokrasi bilincini içselleştirmiş olanlar için bir anlam ve değer taşır, "diktatör" diye tanınmladığınız için değil.

Toplumu bu alçaklık batağından, bu dikatörlük mühendisliğinden çekip çıkarmaktır elzem olan..

"YENİ TÜRKİYE" SOMA MADENİNİN ALTINDA KALDI
Soma katliamı göstermiştir ki, bu iktidarın temel dayanaklarından biri emekçi kitleleri yoksullaştırıp, toprağından yoksunlaştırıp açlıkla karşı karşıya bırakarak, sermayenin ve devletin kölesi haline getirmek ve onları satın almaktır.. Sadakaya mahkum etmek ve ölüm karşısında bile insanlık onurlarını hiçe saymaktır.. Sadece İstanbul Büyükşehir belediyesi bütçesinin %24'
ü sosyal yardım adı altında yoksullara, yandaşlara dağıtılmaktadır ve seçimlerde gördük ki, bu oya tahvil edilmiştir. Soma'da işçilerin canı pahasına çıkardıkları kömür, başka yoksul kesimleri satın almayı kolaylaştırıyor. İşçilerin katmerli sömürüsü iktdarın payandalarını güçlendirmesini sağlıyor..

Bu, düzenin nasıl bir alçaklığa dayandığını göstermeye yeterli olmalıdır..

Karşımızda yoksulluktan beslenen, bütün insanı değerlerini yitirmiş, kendine şekil haline getirdiği islamı kalkan edinen hain bir ittifak var. Onun kurmakta olduğu koleci bir düzen var.

Yine Soma katliamı göstermiştir ki, "Yeni Türkiye" ve uzantısı olduğu 12 Eylül düzeni o madenin altında kaldı.. Tarihen 12 Eylül'ün kurduğu sisitem tükenmiştir. 12 Eylül faşizminin ayar verdiği kapitalist düzen, o ayarlarla ancak buraya kadar geldi. Ve şimdi tarihin çöp sepetine gitme zamanı. Bunun için ayak direyerek ancak Hitlerci bir faşist rejimle, islamcı bir ideloji ile kendini sürdürmek istiyor..

DEVLET İKTİDARI ARTIK SUÇ ORTAKLIĞIDIR
RTE "Yeni Türkiye'ye alışacaksınız" diyor. Soma'da olan bir kölelik düzeniydi. İşte buna alışacakmışız. Yani korkutarak, bastırarak, sindirerek, gözdağı vererek ve şiddete başvurarak yönetmeye çalışacak. O yüzden polislere "nasıl sabrediyorlar anlamıyorum" diyerek "Sabretmeyin, vurun, sokağa çıkamasınlar" direktifini veriyor.. Okmeydanı kana bulanıyor. 15-20 öğrencinin eylemi kontr-gerilla taktikleriyle bir anda, molotflu, silahlı, ulusal çapta bir olaya dönüştürülüyor. Ve tamda cemevinin avlusuna doğru yönlendiriliyor. Cemevi, hiç ilgisi yokken olayların odağı haline dönüştürülüyor.

Amaç Alevi-çatışmasını kışkırtmak değil mi? Ve korktukları kitle eylemi, sokaklar değil mi?

Görmemiz gerekiyor ki RTE'nin ve iktidarın provokasyona, şiddete, baskıya başvurmaktan başka çıkar yolu kalmamıştır.

Korkuyorlar. Korkacakları çok şey var.. Suçları çok.. 17-25 Aralık operasyonları, siyasi suçlarının yanısıra, hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk ve gasp suçlarını da ortaya çıkardı. Devlet iktidarı artık bir suç ortaklığıdır. Öyle bir ortaklık ki, savaş çıkarmak için "gerekirse türbeye füze atarız" diyerek kendi askerini öldürmeyi düşünecek kadar alçak ve onursuzdurlar.

TOPLUMU, İNSAN TOPLUMU OLARAK YOKEDİYORLAR
Bu iktidar kadrosunun, topluma ve ülkeye vereceği bir şey olmadığı gibi, onun bütün olumlu değerlerini yokederek ayakta kalma gayreti içindedir. Ahlak ahlak diyerek, "örtü"nün altında ahlaksızlığı teşvik ederek varolan ahlakını yokediyor, kontrol ettiği medya vasıtasıyla vicdanını da köreltiyor. Medya kalemşörleri, alçaklıkta, yavşaklıkta, yalakalıkta, ikiyüzlülükte, yalan üretmekte birbiriyle yarış halinde. Ve hepsi Hitlerin, Mussolinin, Franko'nun vandal ve lanetli ruhlarını RTE'nin bedeninde reenkarne ederek bir diktatör yaratma, onu führer yapma yarışındalar. Ulema takımı, halkın egemenlere ve diktatöre boyun eğmesi için dini dahi tahrif etmekten kaçınmıyor. Soma'da acıya ve zulme isyan eden emekçilere itaat etmeyi telkin ediyorlar. Toplumu, adalet duygusunu, vicdanını çökerterek teslim almak istiyorlar..

Kısacası, bunların toplumu bir insan toplumu olarak yoketmek ve kendi insanlıkdışı rejimleri için ülkeyi yağmalamaktan başka amaçları yoktur.

Bu iktidarın cinayetleri ve katliamları giderek artmaktadır. Soma'daki facia araştırılacak, hesap sorulacakmış. Bundan kimsenin kuşkusu olmasınmış..
9 Geziçinin kanı kurumamıştır. Hesabını veren yoktur.. Aksine Gezi direnişçilerinden, katılımcılarından hesap sorulur olmuştur. Roboski'de katledilen 34 Kürt köylüsünün dosyası kapatılmıştır.. Reyhanlı katliamının akıbetini bilen yoktur. Soruşturma savcısı AKP'li olan Soma katliamının hesabı belli ki zamana yayılıp unutturulacaktır..

Sadece kendilerine karşı rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarını soruşturuyorlar.. Bunun için devleti bile, HSYK ve MİT yasalarıyla yeniden tahkim ettiler. Bu, kendilerinden olmayanların canının hiç kıymeti yok demek değil mi? Gezi cinayetlerinin nasıl soruşturulduğu açık değil mi? Delilleri karartmakta nasıl maharet gösterdikleri ortada değil mi? Katiller içimizde dolaşmıyor mu? Sivas katliamcılarını "miletimize hayırlı olsun" diyerek serbest bırakıp kaçırtmadılar mı?

MECLİS,12 EYLÜL'ÜN DANIŞMA MECLİSİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Parlamento artık iktidar tarafından işlevsizleşitirilmiş, fiilen 12 Eylül'ün Danışma Meclisine dönüştürülmüştür. Çoğunluk lideri halife ya da şef olarak algılanmaktadır, mensupları ondan tokat yiyecek kadar alçalmıştır. Oradan halk yararına, adalet için hiçbir yasa çıkmamakta, hiç bir araştırma önergesi geçmemektedir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi ortadan kaldırılmış, iktidar tekelleştirilmiştir.. Bürokrasi homojenleşmiş siyasi iktidarla kaynaşmıştır..

Devletin biçimi değişmiştir artık. Bunu anlamak için değişimin şekle bürüneceği 2023 mü beklemeliyiz? Tayyiban cumhuriyeti ilan edildiği zaman mı uyanacağız?

Kendisine demokratım, ilericiyim, halkın vekiliyim diyenlerin, insanların hayatıyla ilgili bir araştırma önergesini dahi reddeden o mecliste çözecekleri sorun yoktur.. O parlamento çoğunluğunu ikna edebilecek koşullar ortadan kalkmıştır. Ortaklaşacak bir mevzu kalmamıştır.

Eğer bir kurum sizin rolünüze imkan vermeyecek bir noktaya getirilmişse, sizi dinleyen yalnızca sizin gibilerse, konuşmalarınız dahi istenildiğinde halka aktarılmıyorsa, kısacası sizin deyişinizle "yasama yürütmeye bağlanmışsa" o kurumun halk için işlevi kalmamış demektir. Ve sadece mücadeleyi o alanla sınırlamak yozlaşmaktan, çürümeden başka bir sonuç getirmez.

İşte size somut örnek..

Ezgi Başaran ‘Bizi aptal yerine Koyuyorlar' başlıklı yazısında şu verileri aktrarıyor bize: "8 Mart 2012-18 Mart 2013 tarihleri arasında 440 günde 216 araştırma önergesi verildi. Bunların 50'sı AKP'nin, 103'u CHP'nin, 59'u MHP'nin, 54'u BDP'nindi. AKP'nin 50 önergesi kabul edilirken muhalefetin 0, evet, yazıyla da sıfır önergesi kabul edildi. E o zaman... Bizi aptal zannediyorlar. Net."

Mesele yoruma ihtiyaç duyulmayacak kadar "net"tir..

CHP TARİHSEL BİR EŞİKTE
İşte böyle bir noktada, halkın mücadelesine önderlik etme iddiasındaki parlamento içindeki partiler, majestelerinin muhalefeti gibi bir süs olarak varolmaya devam etmek istemiyorlarsa ve böylece rejime meşruiyet sağlama, demokrasi yanılsaması yaratmak istemiyorlarsa parlamento-dışı mücadele alanıyla birleşmelidirler.. Hatta "parlemento içindeki mücadeleyi diğer mücadele biçimlerine" sokağa bağımlı kılmalıdırlar. İşte o zaman parlamento kısmi bir çözüm yeri olmasa bile, halkın mücadelesi için güçlü bir kürsü olabilir.

Ana muhalefet partisi CHP bu bakımdan tarihsel bir eşiktedir. Bugüne kadar eski düzenin restorasyonunu temel alan bir mücadele yürütmüş, bütün toplumsal hareketleri ve özgün bir halk hareketi olan Gezi İsyanını da parlamenter sınırlar içinde gelişecek düzen içi muhalefetin içinde tutmak isteyen bir anlayışa sahip olmuştur. 30 Mart seçimleri bu siyasi anlayışın başarısızlığını gösterdiği kadar çıkmaz bir yol olduğunu da teyit etti. Parlamenter mücadelenin işlevsizleşmesinin daha görünür olması ise, bu politikayı büsbütün imkansız kılmaktadır.

EKSİK OLAN İRADI MÜDAHALE NİYETİ
Tarihte bireyin rolünü hatırlamamız gerekir. Birey olmazsa, onun öncü eylemi olmazsa tarihte olmaz. Çünkü tarih otomatik bir süreç değildir. Yoksa önderlere, partilere, örgütlere, programlara, politik ve teorik mücadelelere ne gerek kalırdı.

Marx, bazen 20 yıl geçse de sanki hiçbir şey olmamış da sadece birkaç gün geçmiş hissi veren dönemler olduğu gibi, bazen de bir günde yaşanan değişimlerin adeta 20 yıl geçmiş hissi verdiğinden söz eder. Bu şekilde tarih, akışı içinde zaman zaman toplumları hassas kavşak noktalarına getirir, ki bu dönemler kriz ve alt-üst oluş dönemleridir. Böylesi dönemler, olağan dönemlere nazaran iradı müdahalelerin etki gücünü, yani yaratacağı sonuçların büyüklüğünü arttırır.
Türkiye böyle koşullardan geçiyor.. Ancak eksik olan öyle bir iradı müdahale niyetinin henüz ufukta görünmemesi..

GEZİ'NİN ŞAVKI
Burjuva cumhuriyeti fiilen sona erdiren, 2023 de kendi rejimlerini resmen ilan etmenin hazırlığı içindeki AKP-devletinin ayağına Gezi takıldı. Gezi direnişi korkuyu, teslimiyeti sona erdirdi.. O gün bugündür diktatörlük heveslisinin maskesi düştü, hırçınlaştı.. Gezi'yi dilinden düşürmez oldu. Kitlelerin ayağa kalkmasından ödü kopuyor.

31 Mayıs'ta da görüldü; 50 bin polisi işgal kuvvetleri gibi her köşe başına dikseler de, insanları yerlerde sürükleseler de, 400'e yakın gözaltı ve onlarca yaralı da olsa, ne Erdoğan'dan ne de polisinden korkan yok. Asıl korkanlar onlar. Erdoğan'ın evi TOMA'larla korundu.. Evet, kitleler Taksim'e giremedi. Ama yenilen, polis işgal kuvvetlerinin arkasına sığınan Erdoğan ve rejimidir. İstedikleri kadar 'sokturmadık' diye böbürlensinler, İstanbu'da sıkıyönetim ilan etmeleri, korkularının derinliğini dünyaya gösterdi. Ve tarih yüreklerine Gezi ruhu kazınmış insanların devlet terörüne aldırmadan çoluk çocuk yollara dökülmelerini bir kere daha kaydetti.. Devrim bir kere daha şavkıdı..

Ve Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin kaynağı yine Gezi Direnişidir. Çünkü hangi bileşenlerle nasıl bir bileşke iradenin inşa edileceğini göstermiştir. Geçen bir yıl, bir kere daha teyid etti ki, devrimler önce insanların kafasında olur, sonra gerçekleşir..

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    16 Ağustos 2011'de aramızdan ayrılan Mihri Belli'yi, devrimci eylemin önde gelen simalarından ve önderlerinden biri olarak anıyoruz.. Aşağıdaki yazı O'nun yoldaşlarından Mehmet Özgen'e ait. Özgen, bu yazıyı Mihri Belli'nin ardından 2012…
  2. Cumhur ittifakı değil Cürüm ittifakı
    Demokrasiye, özgürleşmeye en çok ihtiyacı olanlar, elbetteki emekçi sınıf ve katmanlardır, kadınlardır.. Bu nedenle, Emek ve Kadın Cephesi, anti-faşist mücadelenin, kürt halkının da taleplerini kapsayan demokratik cumhuriyet mücadelesinin itici gücü olarak…
  3. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekliği su yüzüne çıkmakta olan bir iktisadi kriz olmasına, bunun da diktatörlüğü beka endişesine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve baskıya rağmen direncini sürdürüyor olmasına karşın, muhalefet…
  4. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  5. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  6. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  7. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  8. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  9. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  10. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  11. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  12. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  13. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  14. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  15. 14 Haziran 2016
  16. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  17. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  18. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  19. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  20. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  21. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  22. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  23. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  24. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  25. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  26. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  27. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  28. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  29. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  30. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  31. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  32. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  33. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  34. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  35. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  36. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  37. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  38. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  39. 25 Haziran 2013
  40. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  41. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  42. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  43. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  44. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  45. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  46. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  47. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  48. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  49. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  50. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  51. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  52. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  53. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  54. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  55. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  56. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  57. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  58. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  59. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  60. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  61. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  62. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…