HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?

Mehmet Özgen

27 Mart 2014
HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?

Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..

Belli ki, şimdiden bir günah keçisi aranıyor.. CHP İstanbul Büyükşehir adayı Mustafa Sarıgül kaybederse sorumlusu HDP olacak, çünkü Sırrı S. Önder Sarıgül'ün oylarını bölüyormuş!

Hemen bütün anketlerde HDP adayı Sırrı Süreyya Önder'in oy oranı %5.5-6 civarında çıkıyor ya.. CHP ile AKP arasında ise 4-5 puan fark var, şimdi farkın yüzde 1'e düştüğü söyleniyor. Düz mantıkla düşünenler buradan HDP kaybettiriyor sonucuna varıyorlar..

Şimdi muhalif, "ulusalcılığa" terfi etmiş AKP'nin eski liberal destekçilerinden Yurt yazarı Cüneyt Ülsever, geçtiğimiz pazar günü 'Sırrı Süreyya Önder'e açık mektup' başliki yazsında şöyle diyor:

"Eğer bütün Türkiye'yi kucaklayan bir milletvekili isen HDP - İBB adaylığından çekilmelisin!
Aksi halde, adaylığının bir ‘pazarlık bedeli' olduğu iddiası hak kazanacak!
Bu pazarlığa göre; sen APO'nun RTE'den almayı hala umut ettiği tavizlerin bir bedeli / ücreti olarak, İstanbul'da CHP'nin oylarını bölmek için aday oldun!
Seçimi kazanmak için zerre kadar umudun yok. Sarıgül'ün oylarını bölüp RTE'nin İstanbul'u kazanmasına hizmet ettikten sonra, paşa paşa milletvekilliğine döneceksin!"

Yurt yazarı Ülsever, küstah ve üstenci bir eda ile Önder'in adaylığının arkasında Erdoğan-Öcalan pazarlığı olduğunu iddia ediyor. "APO RTE'ye İstanbul'u hediye ederse, RTE de APO'nun özgürlüğüne cevaz verecek!"

Böylece hem Batıda ve İstanbul'da devletin ürettiği Apo algısını da bir korkutma aracı olarak kullanıyor hem de HDP içindeki sosyalistleri "hınk deyici" konumuna düşürüyor.

Bu konuya polemik yapmak ya da HDP'yi savunmak amacıyla girmiyorum. HDP yönetcileri veya doğrudan muhattap olan S.S. Önder, gerek görürlerse cevabını vereceklerdir.

Ancak bu kadar temelsiz bir ‘iddia"nın arkasında özellike Gezi şehitlerinin ve Berkin Elvan'ın katillerinden, yaşam tarzına müdahale edenlerden, doğa talancılarından, kent yağmacılarından kurtulmak isteyenlerin, düzen karşıtı bir alternatif inşa etme gayreti içinde olanların görmesi gereken bir şey var. O da, sadece Kürt halkının değil, tüm ezilen ve sömürülenlerin umudu, düzene karşı sahici bir alternatif olma potansiyeli taşıyan HDP'nin itibarsızlaştırılmak ve böyle bir suçlamayla karşı karşıya bırakarak savunmaya itilmek istenmesidir. Daha da önemlisi, HDP ile birlikte ilk kez Fırat'ın Doğusundaki direnişle Batıda Gezi ile zuhur eden halk hareketinin birleşmeye yönelmesinin önünü kesmek arzusudur. Bir süre önce HDP'ye karşı ardısıra sahneye konan ırkçı-faşist saldırıların nedeni de budur.

Çünkü bu birleşme, hem AKP diktatörlüğüne karşı ve hem de fiilen ve zımnen kurulmuş olan CHP-MHP-Cemaat koalisyonunun amaçladığı düzenin restorasyonuna karşı tek alternatiftir.

*

İstanbul'da AKP'nin kaybetmesinin stratejik önemi hemen herkesin malumu. Ancak 17 Aralıktan sonra oluşan konjontür, Erdoğan ve AKP'nin yalnızca tek parti diktatörlüğü kurmak için adımlarını sıklaştıran bir iktidar değil, aynı zamanda bir suç örgütü olduğunu gösterdi. Yalnızca rüşvet-yolsuzluk ve kamu malını talan etmek boyutuyla değil, kara para aklayıcısı olmakla da değil, Suriye halklarına karşı illegal bir şekilde yürüttüğü savaş boyutuyla da. Böyle bir suç örgütünün, hangi gerekçeyle olursa olsun, iktdarda kalmasını sineye çekmek herkes için bir zuldür.

İşte bu nedenle seçimler de yerel olmaktan çıkıp referanduma dönüşmüştür.. Bu yönüyle AKP-devletinin karşısında muhalefet partilerinin alacağı oy oranı belirleyici bir konuma geldi.. Çünkü seçim sonrası her partinin alacağı oy moral dayanak olarak, kimin nereyi kazandığından daha tayin edici rol oynayacaktır. Zira seçim sonrası, seçim gününden başlayarak herşeye gebe.. İç savaş olasılığı dahil. Ciddiye alınması gereken bu olasılığı irdelemek ayrı bir yazı konusu..

Elbette ki HDP ve CHP arasında büyükşehir başkanlığı konusunda bir ittifak olabilirdi, olmalıydı.. Nitekim HDP bu teklifi CHP'ye götürmüş, CHP içinden kendilerinin destekleyebilecekleri bir adayın gösterilmesini talep etmiştir. Ancak CHP yönetimi, Sarıgül'de ısrar ederek bu teklifi reddetmiştir. Sadece Sarıgül'de ısrar değil, dün Kılıçdaroğlu'nun tekrarladığı gibi, 'sizinle yanyana gözükmek bize zarar verir" anlayışıyla reddettiler!

Ancak HDP'nin Gezi direnişinin ortaya koyduğu halk bolkunun nüvesi diyebileceğimiz bileşkeyi doğru tahlil edip, özellikle ulusalcı eğilimlerin etikisi altındaki kitleleri kazanmaya yönelik bir ideolojik siyaset yada bir ittifak siyaseti kurgulayabilmiş olsaydı ve bu siyasete dayanarak CHP'ye açıktan İstanbul için ve kritik başka yerler için işbirliği önerisinde bulunsaydı hem CHP'nin büyük sermaye güdümünde, cemaatle işbirliği siyasetini teşhir etmiş olur ve hem de böylece daha güçlü bir alternatif konumuna yükselmiş olurdu..

Bu tabi bir iç eleştiri konusudur: siyaset düzleminde HDP, CHP'ye götürdüğü teklifle görevini yapmıştır..

*

Peki, HDP oyları bölüyor mu gerçekten?

İki partinin ideolojik duruşları, programları belli.. Bunu Ülsever gibi düşenenler de bilir.. O halde ne demek istiyorlar? Sarıgül'ü koşulsuz destekleyin diyorlar.. Yani CHP-MHP-Cemaat-İstanbul sermayesi koalisyonunun arkasına siz de takılın.

CHP siyasal tercihlerini yapmış, işbirliğini reddetmiş, koalisyon fiilen ortaya çıkmış.. Bu nedenle HDP'den bunu istemek, onu ezilenlerin temsilcisi iddiasından vazgeçmeye, düzenin restorasyonuna ortak olmaya çağırmakla, yani kendini inkar etmekle eşanlamlıdır.. Bu çerçevede HDP'nin CHP tabanındaki emekçi kesimleri, demokratları kazanmak istemesinden daha doğal bir şey olamaz. Bunun ideololik ve politik meşruiyeti tartışılamaz.

Ancak somut durum bu da değil. Yani CHP tabanı HDP için "hedef kitle"lerden biri bile değil. İddianın tam aksinin varit olduğunu ortaya koyan gerçekler var.

Bu noktada yalnış anlamaları önlemek için bir kayıt koymak istiyorum. Samimiyetle AKP gericiliğinin geriletilmesini başlıca öncelik olarak gören ve salt bu gerekçeyle oyunu Sarıgül'e verecek olanlar bu yazının hedefi değildir. Zaten onların HDP'ye yönelik çağrı veya eleştirileri Ülsever'in bölücülük suçlamasından kategorik olarak farklı.

Cüneyt Ülsever'in tercüman olduğu katı ulusalcı ve laikçilerin İstanbul'un sosyolojisini, demografisini, özelikle kentin varoşlarında yaşayan toplumsal grupların seçmen olarak davranışlarını bilmiyor olduklarını varsayarak yakın tarihe kısa bir tur atalım.

*

1989 seçimlerinde SHP'li Nurettin Sözen %35.6 oy alarak başkan seçildi.. Sözen Kürt seçmenlerin, demokrasi güçlerinin oyunu da almıştı. SHP, o zaman Kürt raporu da hazırlayıp kamuoyuna deklere eden bir sosyal-demokrat anlayışa sahipti. 1994 seçimlerinde ise SHP %17, CHP % 2.7 ve DSP ise %14.4 oy aldı. RP %25.3 oyla seçimi kazandı.. Yani Erdoğan'ı sahneye çıkaranlar Baykal ve Ecevit oldu. Üç partinin toplam oyu %35'ti. Laiklik ve cumhuriyetin değerleri umurlarında olmamıştı..

Peki ne olmuştu?
Kürt raporu hazılayan SHP, Ekim 1989'da Paris'te düzenlenen Kürt konferansına katılan yedi Kürt milletvekilini derin devletin baskısıyla partiden ihraç etti. 7 Haziran 1990'da, SHP'den istifa eden 10 milletvekilinin de kurucuları arasında yer aldığı Halkın Emek Partisi (HEP) kuruldu. Bununla birlikte 1991 yılındaki genel milletvekili seçimlerine giderken, SHP ile HEP arasında seçim ittifakı kurulabildi. HEP adayları Kürdistan illerinde seçime SHP listelerinden girdiler ve 20 kadarı seçilmeyi başardı. 6 Kasım 1991 günü yapılan yemin töreninde Hatip Dicle ve Leyla Zana'nın yemin metninin dışına çıkmaları ve Kürtçe konuşmaları nedeniyle patlak veren kriz sonucunda, önce bu iki milletvekilinin, daha sonra Mart 1992'de, 14 HEP'li milletvekilinin, Mayıs 1992 sonunda da iki HEP'linin daha SHP'den istifa etmeleri üzerine, toplam 18 HEP milletvekili SHP'den ayrılmış oldu. DEP'İ kurdular.

Bu arada 1992'de CHP yeniden açılmış ve başına Baykal getirilmişti.. SHP-DEP ittifakının devlet müdahalesiyle bozulduğu bu süreçte Kürtler 1994 seçimlerinde RP'ye yöneldiler.. Bu yönelişi kısmen İstanbul Anadolu yakasında, Kartal, Pendik ve Tuzla'da gözlemledim.

İstanbul'daki Kürt seçmenlerin RP ve sonrada AKP den kopuşları, DEP, HADEP, DEHAP, DTP ve BDP süreciyle, kimlik bilincinin gelişmesiyle birlikte tedricen başladı, yani sosyolojik ve siyasal bir süreç. 2009 yerel seçimlerinde Akın Birdal'la DTP İstanbulda % 4.52 oy aldı. Şimdi bu oran S.S. Önder'in adaylığı ile % 5.5-6 ya çıkmış görünüyor. Yani bir puanlık artış sözkonusu! Doğu'da olduğu gibi, -daha düşük ivmeyle de olsa- Batıda da tarihsel eğilimi yansıtan bu tedrici artış, sosyalistlerin oyundan çok, Kürtlerin AKP'den kopuşunu yansıtıyor. Kısacası Önder'e gelen oyların büyük bölümü AKP'den kopan Kürt seçmenler olduğunu anlamak zor değil.

Peki, Önder adaylıktan çekilse Kürtlerin oyunu MHP ve Devlet Bahçeli'ye övgü düzen Sarıgül alabilir mi? Bu övgüden belli ki, Sarıgül de, ne Kürtlerin ne de sosyalistlerin, çevrecilerin, anti-kapitalist Müslümanların oyuna talip.

*

İllede bir bölen aranacaksa, CHP ile aynı ideolojik düzlemde duran İşçi Partisi neden görülmüyor? Asıl İşçi partisi CHP'nin oy tabanına oynuyor, CHP oyunu bölmeye çalisyor. Bunu ben söylemiyorum.. Bizzat CHP'li bir gazeteci yazar bir süredir yazıyor. Gerçek Gündem yazarı Barış Yarkadaş, İP ve DSP'nin CHP tabanını kendilerine hedef kitle olarak seçtiklerini söylüyor. Özellikle İzmir'deki CHP'lilerin Ulusal Kanal'ın AKP'yi bırakıp CHP ile uğraşıtkları yönüdeki şikayetlerini aktarıyor. DSP'lilerin ise açıkça AKP'ye çalıştığını, CHP'den DSP'ye geçen bir belediye başkanının Binali Yıldırım tarafından finanse edildiğini yazıyor.

Yarkadaş, başka bir olguyu daha gündeme getiriyor ‘Sarıgül'e 90 bin oy gerekiyor başlıklı yazısında, ‘yapılan anketlerin tümü, CHP'li seçmenin bir kısmının hala ''sandığa gidip gitmemekte kararsız olduğunu, bazı seçmenlerin, kendilerine ''CHP'liyim'' demesine rağmen, çeşitli bahaneler ileri sürüp sandığa gitmeyeceğini' aktarıyor. Öte yandan, Barolar Birliği başkanı ve CHP üyesi Metin Feyzioğlu, hem Baro kurallarını ve hem de parti disiplinini çiğneyerek İzmir Bayraklı'da CHP'den DSP'ye geçen belediye başkanı Hüseyin Aslan'a destek ziyaretinde bulunduğu da 25 Mart tarihli medyada boy gösteriyor!

Anlayana bu kadar yeter..

Dediğim gibi, artık belirleyici olan partilerin oy oranlarıdır.. Seçimden sonra siyaset bu oranlardan güç alarak şekillencek. Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir.. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme karşı direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekliği su yüzüne çıkmakta olan bir iktisadi kriz olmasına, bunun da diktatörlüğü beka endişesine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve baskıya rağmen direncini sürdürüyor olmasına karşın, muhalefet…
  2. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  3. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  4. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  5. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  6. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  7. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  8. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  9. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  10. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  11. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  12. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  13. 14 Haziran 2016
  14. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  15. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  16. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  17. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  18. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  19. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  20. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  21. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  22. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  23. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  24. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  25. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  26. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  27. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  28. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  29. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  30. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  31. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  32. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  33. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  34. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  35. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  36. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  37. 25 Haziran 2013
  38. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  39. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  40. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  41. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  42. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  43. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  44. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  45. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  46. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  47. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  48. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  49. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  50. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  51. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  52. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  53. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  54. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  55. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  56. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  57. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  58. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  59. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  60. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…