Savaş kışkırtıcılığı suçtur!

Mehmet Özgen

23 Temmuz 2012
Savaş kışkırtıcılığı suçtur!

TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir." deniyor.

Türk savaş uçağının düşürüldüğünü öğrendiğimde "bu işte bir tuhaflık var" duygusuna kapılmıştım. Açıkçası bir senaryo ile ya da büyük bir provokasyonla karşı karısıya olduğumuzu düşünmüştüm. Aradan 36 saat gibi uzun bir süre geçtikten sonra yapılan resmi ve gayri resmi açıklamar kuşkumu daha da pekiştirmişti.

Ancak o gün başladığım yazıyı, kuşkularımı doğrulayacak verileri yeterli bulmadığımdan bitirmedim. Genelkurmay başkanlığının uluslararası medyada çıkan heber-yorumlar karşısında yapmak zorunda kaldığı açıklamaları ve son olarak Sedat Ergin'nin analizini okuduktan sonra artık kuşkularımın gerçekliğine tamamen emin oldum. Çünkü Sedat Ergin, sağlam dayanakları olmadan yargıda bulunmayan ve nesnellik konusunda son derece titiz bir gazeteci.

Hatırlanacaktır, Genelkurmay'ın ilk açıklaması uçakla irtibatın kesildiği şeklinde teknik içerikliydi. Ergin, yazısında, resmen kabul edilmiş olan uçağın 5 dakika süreyle Suriye havasahasına girişinin altını çiziyor ve başta Genelkurmay haritaları olmak üzere dayandığı resmi verilerle "ihlalin tasarlanmış bir görev talimatı olduğunu düşünmemiz" gerektiği sonucuna varıyor. Sonra da "hava sahası ihlalinin Hava Kuvvetleri/Genelkurmay'ın kendi içinde aldığı bir kararla mı yapıldığı yoksa bu görevin sivil otoritenin onayı ile mi yerine getirildiği sorusu"nu gündeme getiriyor.

Sorunun gündeme getirilmiş olması önemli olmakla birlikte, tarzı, Roboski katliamında olduğu gibi, "bombalama emrini kim verdi" sorusunu akla getiriyor. Ancak "sivil otorite mi asker mi' gibi sorular, artık bugünün anlam düzeninde bir yere sahip değil. Bunun önemli göstergesi dikkat çekmek istediğim noktalardan biri olan Genelkurmay'ın açıklamalarındaki zikzaklardır. Bu zikzaklar, belli ki, iktidarın açıklarını kapatma gayretinden kaynaklanıyor.

Genelkurmayın uçağın nasıl düşürüldüğü, füzeyle mi uçaksavarla mı şeklindeki sorulara karşılık gelen açıklamalarının yeni soru işaretlerini gündeme getirdiğini ve bu sorulara yeniden açıklama getirmek durumunda kaldığını hatırlıyalım. En çok kuşku yaratanı da uçağın füze ile vurulduğuna dair bir belirtiye raslanmadığı şeklinde olanıydı. Sonradan bu açıklama da "düzeltildi", uçağın ana gövdesi denizin dibinden çıkarıldıktan sonra durumun netlik kazanacağı söylendi. Genelkurmayın çabasına karşın mızrak çuvala siğmiyordu.

İkincisi ve en önemli nokta, uçağın Suriye tarafından düşürüldüğü açıklamasının ilk olarak nereden geldiğidir.

Genelkurmayın uçakla irtibat kesildi açıklamasından sonra kim tarafından ve nasıl düşürüldüğüne dair açıklama ilk olarak AKP'den geldi. Genelkurmay daha sonra "Suriye resmi makamlarınca kendileri tarafından düşürüldüğü iddia edilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait RF-4 uçağı" ifadesini kullanarak bir açıklama yaptı. Bu "iddia" lafını TSK üst yönetiminde bir dil birliği olmadığının işareti saymak gerekir. TSK içinde bazıları bu işin, aşağıda değineceğimiz şekilde yasal faturasını düşünmüş olabilirler.

AKP Dış İlişkilerden Sorumlu ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, twitter'da yaptığı açıklamada Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesi olayında Türkiye 'nin yüzde yüz haklı olduğunu belirterek, "Suriye, Türk uçağını düşürerek, uluslararası topluma, uluslararası hukuka, bölge ülkelerine, uluslararası meşruiyete ve NATO 'ya saldırmıştır" şeklinde ifadeler kullandı. Bu, olay hakkındaki ilk gayri-resmi açıklamaydı. İlginç olan, iki ülke arasında savaşı gündeme getiren bu kadar önemli bir olaya ilişkin açıklamanın hükümetten değil, iktidar paritisinin bir yönetcisinden gelmesi ve üstelik bunun sosyal medyada yapılmış olmasıydı. Medya ilk kez böylesi bir olayı twitter'dan manşetlere taşıyor ama bunun anlamını sorgulamıyordu.

Bu açıklamaya kadar, hükümetin ve genel kurmayın suskunluğunu bu işe bir senaryo yazılıyor diye yorumlamıştım. Çelik'in twitter mesajı, uluslarasrası basında çıkan haber ve yorumlar, ABD yetkililerinin olaya netlik kazandıran değil, müttefiklerini (Türkiye'yi) zor duruma düşürecek, onun "sorgulanmasına" yol açacak açıklamalardan kaçınmak gibi bir yol izlemesi kuşkuları artırıyor, baştaki sezgimi destekliyordu. Ulusal medya da, Ömer Çelik'in açıklaması çıktığı andan itibaren aynı temayı işlemeye başlamıştı. Hükümetten benzer temalı ilk açıklama ise Bülent Arınç'tan gelmişti..
Ömer Çelik'in açıklamasına dikkat edelim. Suriye "NATO'ya saldırmıştır" diyor. Daha sonra Erdoğan'ın Parti grubunda yaptığı ünlü konuşma da bu "hükmü" güçlendirecek bir içerikte oldu. Başbakan ne demişti?

"Uçağımızın uluslararası sularda vurulduğu kesindir ve tarafımızca belgelenmiştir. Uçağımız Suriye karasularına yanlışlıkla ve kısa bir süre için girmiştir. Vurulduğu yer ve zamanın ihlalle ilgisi yok." "Türkiye, yerini, zamanını ve yöntemini kendisi tayin ederek, bu haksızlığa karşı uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanacak, gereken adımları kararlılıkla atacaktır." "TSK'nın angajman kuralları değiştirildi. Suriye'den Türkiye sınırına yaklaşan her askeri unsur tehdit olarak değerlendirelecektir."
Tam bir savaşa geri sayım (count-down) pozisyonu.

Bu açıklamadan sonra NATO toplantıya çağrılmış ama "uçağımız Suriye karasularına yanlışlıkla ve kısa bir süre için girmiştir." sözü inandırıcı olamamış, üyeler, olayı müttefiklerine yapılan bir saldırı olarak değerlendirmemişlerdir. Bir çok uluslararası gözlemci ve uzmanın ve Ergin'nin de belirttiği gibi bir askeri keşif uçağı için 5 dakika uzun bir süredir. Füze ile vurulduğu Genelkurmay tarafından bile kesin bir bilgi olarak söylenemiyor. Yapılan açıklamaların mizah konusu haline geldiği de bir olgu.

Tek dayanak uçağın uluslararası sularda vurulmasıdır. Ama uçağın uçuş koordinatlarının niçin Lazkiye üssünün bulunduğu kıyı çizgisi boyunca olduğu, 5 dakikaka boyunca ne yaptığı sorularının yanıtı yok.

Bir iç savaş yasamakta olan Suriye'ye karşı Türkiye, yaklaşık bir yıldır organize bir kışkırtıcılığın başını çekiyor, çoğu Müslüman Kardeşler ve diğer radikal islamcı gruplara mensup isyancıları barındırıyor, onlara silah sağlıyor, açıkça emperyalizmin koçbaşı görevini üstlenerek Suriye rejimine karşı savaş açmış durumda. Böyle bir durumdaki bir ülkenin sivil uçakları dahi süphe konusudur ve hedef alınabilir.

Bu bakımdan uçağın uluslararası sularda vurulmuş olmasının fazla bir önemi yoktur. Türkiye, hazırladığı tuzağa kendisi düşmüştür. Bütün veriler bu sonucu göstermektedir. Gerisi kuru gürültüdür, dünyanın alaya aldığı, kitleleri kandırmaya yönelik aslancık "kükremesi"dir.

Dolayısıyla, Suriye havasahasının "ihlali tasarlanmış bir görev talimatı"dır ve bu talimat sivil otoritenin yanı AKP iktidarının sorumluluğu dahilindedir. Baştan beri Suriye'ye karşı uyguladıkları saldırgan tutum, ABD'yi bir an önce müdahale etmeye ikna etmeye çalışmaları, Annan planının sabote edilmesine, yani Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulunun kararını bypass etmeye yönelik politikaları (Bush-Rumsfeld ikilisinin Irak işgali için kurdukları "uluslararası koalisyon"un minyatür kopyesi "Suriye'nin Dostları"nın oluşmasına öncülük etmesi) bunun kanıtıdır. Uçak manevrasıyla NATO'yu devreye sokmaya çalışmışlar, ama ne kınamanın ötesinde bir sonuç alabilmişler ne de Rusya ikna edilebilmiştir. Bütün bu "stratejik derinlik" dehasından çıkan ataklar fiyaskoyla sonuçlanmış, Türkiye, Cumhurbaşkanının ağzından, Suriye yönetimini hedef alan, başta CIA ve MOSSAD olmak üzere Büyük Ortadoğu Projesi'nin eşbaşkanlık servislerinin marifeti olduğu izlenimi bırakan suikastten sevinç duyacak bir düzeye düşürülmüştür. Suikastçilerle aynı amacı taşıdığını beyan etmiştir.

Peki, iktidarın Türkiye'yi komşu ülkeyle savaşa sokma politikalarının hukuki anlamını sorgulamamız gerekmiyor mu? Savaş kışkırtıcılığının yasal bir müeyyidesi yok mudur? Gül, Erdoğan, Davutoğlu ve Özel savaş kışkırtıcılığı suçu işlemiş olmuyorlar mı?

2005 yılında AKP iktidarının bizzat kendisinin yaptğı Türk Caza Kanunu'nun 304. Maddesi aynen şöyle diyor:
Madde 304 - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır"

306 .Maddesi ise ‘Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir." deniyor.

Bu suçlar bugün açıkça işlenmektedir. Yasalar "savaşa tahrik etme"yi ya da "savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakma"yı yeterli delil sayıyor ki, bu deliller fazlasıyla mevcuttur. Hal böyleyken neden ülkenin muhalefeti, CHP ve BDP harkete geçmez? Savaşa karşı çıkmak, yasaları açıkça çiğneyerek savaş suçu işleyen iktidar sorumlularını hesap vermeye çağırmayı içermiyor mu?






 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekliği su yüzüne çıkmakta olan bir iktisadi kriz olmasına, bunun da diktatörlüğü beka endişesine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve baskıya rağmen direncini sürdürüyor olmasına karşın, muhalefet…
  2. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  3. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  4. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  5. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  6. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  7. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  8. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  9. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  10. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  11. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  12. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  13. 14 Haziran 2016
  14. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  15. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  16. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  17. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  18. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  19. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  20. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  21. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  22. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  23. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  24. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  25. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  26. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  27. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  28. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  29. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  30. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  31. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  32. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  33. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  34. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  35. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  36. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  37. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  38. 25 Haziran 2013
  39. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  40. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  41. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  42. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  43. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  44. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  45. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  46. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  47. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  48. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  49. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  50. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  51. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  52. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  53. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  54. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  55. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  56. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  57. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  58. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  59. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  60. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…