Diyanet İşleri neden yolsuzlukla ilgili konuşmuyor

Murtaza Demir

1 Şubat 2014
Diyanet İşleri neden yolsuzlukla ilgili konuşmuyor

Allah" deyip çalan, "Kuran'la aldatan", din-iman numarasına yatıp götürenlerden; "Haksızlık, hırsızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" hadisinden haberdar mısınız?

Diyanet denilen bir kurum vardı; adil bir toplum yapısı için çalışacağı, ahlaki değerleri yükselteceği savıyla "kamu kurumu" sayılıyordu. Her bütçe döneminde asgari ücret yüzde 5 artarken, Diyanet'in bütçesi yüzde 30-40 oranında arttırılıyor, sağlam, dindar, ahlaklı bir toplum yapısı öngörüsüyle kurum, tüm sağ-sığ iktidarlar gibi AKP iktidarı tarafından da paraya boğuluyordu...

KAFTANLAR İÇİNDE SALINAN BAŞKAN, HANİ AHLAK

Ne söylediniz, camilerde neler vaaz ettiniz, hangi fetvaları verdiniz ki, "dindar yöneticilerin" hırsızlığından illallah edip, "dinsizleri" mumla arar olduk? Ama biz hep söyleye geldik, "işte siz busunuz!" dedik. Bu yüzden size benzemek istemiyor, zulmünüze, baskılarınıza direniyor, varlığımızı, ahlakımızı, ilkelerimizi korumak uğruna yanıyor, yakılıyor, kurşunlara hedef oluyoruz!

Diyanet Başkanına diyorum ki;

Sn. Başkan, bizi kendinize benzeteceğinize, siz bize benzemeye, bizim gibi olmaya çalışsanız; şu batağınıza bizi de çekmeseniz; kıymasanız bize ha? Demem o ki, biz Sünni değil de siz Alevi olsanız, aslınıza dönseniz... Ne yolsuzluk kalır, ne hırsızlık... Yetim hakkı yemek, haram lokma çalmak! Sn. Başkan aha bu ortalığa saçılan hırsızlar var ya, bunların yedi sülalesi yargı önünde hesap verir, çaldıkları ne var yoksa fitil fitil burunlarından getirilir...

Kadın erkek eşitliği, kadın ticareti-cinayeti, çocuk gelin rezaleti, çok evlilik gibi utançlarımızdan kurtulur; kıt-kanaat bütçemiz eğitime, sağlığa harcanır... İnsan gibi yaşarız yani; "bir ağaç gibi hür ve kardeşçesine..." Anlıyor musun? Din ve Diyanet denilerek sizin harcadığınız on milyar liraların eğitime, bilime, sanata, demokrasinin kurumlaşmasına harcandığını ve sonuçlarını düşünün bi kere... Hemen reddetmeyin bir bakın, inceleyin. Bırakın haram yiyen bir devlet ricalini, bakan, başbakan, milletvekili yapmayı; ibadete bile alınmaz yahu! Yüzlerine tükürülür, "düşkün" ilan edilir, cemden kovulur, selam verilmez!

Yemin ederim...

E, peki siz Sn. Başkan?

Sn. Başkan... Din İşleri Yüksek Kurulunun "ahlak, din iman" denildiğinde mangalda kül bırakmayan din profesörleri; ortalığı pislik götürüyor beyler, el-alem bize gülüyor... Brüksel'de Başbakan içerde konuşurken, dışarıda millet "hırsız vaaar!" diye bağırıyordu. Milletçe utanç içindeyiz! Bir şey söyleyin yahu, üzerinize vazife olmayan her konuda ahkâm kesen, "lades oynamaya günah" diyen, "cemevinin ibadethane olmadığını" söyleyen, kadının saç telinin görünmesini Cehennemlik sayan ulema; şu hırsızlığa, yolsuzluğa, ahlaksızlığa da bişey söyleyin yahu...

ÇALMAK SEVAP MI

"Kim çok çaldı" dercesine birbiriyle yarışan, çuvallarla, kutularla götüren, "milli iradenin" kendilerine emanet ettiği milli hazineyi yağmalayan bu adamlar İsrailli, Alman, ABD'li, Japon, Çinli değil, Türk ve Kürt, Sünni ve Müslüman dindarlar... Çoğunluğu sizin rahleyi tedrisatınızdan geçen imam okulu, ilahiyat, Yüksek İslam Enstitüsü mezunu... Beş vakit namaz kılan, her fırsatta Hacca-Umreye giden adamlar... "Türkiye'de ilk defa iktidar olan dindarlar..."

"Beyefendi" ne kadar emretmiş; "yürütme" ne kadar yürütmüş?

Deyiverin yahu; buna da "mubahtır" deyiverin, Osmanlıdaki muadilleriniz gibi, Müftü Kör Hamza, Ebusuud gibi fetva yazın, "caizdir" deyin, tevil edin... "O parayla yurt, cami, imam okulu yapılacaktı" deyin... Kamu kurumlarını yöneten birçok muhteremin elinden, cebinden, ayakkabı kutusundan, poşetlerden rüşvetler saçılırken, tebaa açlıktan, işsizlikten kırılırken sizden tık gelmemesi çok manidar!

"Allah" deyip çalan, "Kur-an'la aldatan", din-iman numarasına yatıp götürenlerden; "Haksızlık, hırsızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" hadisinden haberdar mısınız?

Yüzbinlerce insan, yüzbinlerce camide görev yapıyor; kamunun on milyar lirasını kullanıyorsunuz. Elektriğiniz, suyunuz, lojmanınız devletten... Bunca bütçeye, profesöre, ilahiyatçıya, fakülteye, imam okuluna, sarayvari cami, misafirhane, saray yavrusu makamlarınıza karşın bu toplum neden bu kadar ahlaksız; başçalandan-son çalana değin çoğunluğun hırsız olduğu ülkemde, neden bu kadar sessizsiniz?

Çünkü kurumunuz ve bütçenizle birlikte siz de meşru değilsiniz... Bu yüzden rüşvete, hırsızlığa, soyguna ses çıkarmıyorsunuz; çıkaramazsınız da. "Tencere dibin kara, seninki benden kara" mevzuu yani...

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. 'Hepimiz Aleviyiz' sloganını atma zamanı gelmedi mi
    Artık demokrat-solcu, laik ve Kürt kardeşlerimizden yanımızda olmalarını, "hepimiz Aleviyiz" sloganını atmalarını, önümüze düşüp yürümelerini, artık kardeşlik duygularını göstermelerini isteme hakkımız yok mu? Bir evladımız daha, sırf Alevi olduğu için…
  2. Tayip Erdoğan ve şürekâsı Müslüman'sa Aleviler bu dini kabul etmeyecek
    "Alevilik İslam dışıdır" kabulü içinde olan yurttaşlarımızın oranı dün marjinal denebilecek düzeydeyken, bugün sayının oldukça boyutlandığı, özellikle gençlerin bu kabule daha yakın durdukları görülmektedir. Kamu otoritesinin bu gelişmeyi, "bunlar, yurtdışında…
  3. Aleviler bu provokasyona gelmemeli!
    Tayip Erdoğan Akhisar'da şunları söyledi: "ancak ben CHP zihniyetine mensup olan savcıların mağduruyum, onu da söylüyorum. Onların meşrebine sahip olanların mağduruyum. Bunların genlerinde ne var bunu da iyi bilirim. Başbakanınız,…
  4. Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarında şaşılası benzerlikler
    Nazlı Ilıcak, 20 Mart günü “CNN TV’de, “Dört Bir Taraf” adlı programda, hiç utanmadan, katilleri değil, 3 Temmuz 1993 tarihli Hürriyet Gazetesinin manşetini sallayarak, “bozacının şahidi şıracı” hesabı, Aziz Nesin’i suçluyordu.…
  5. Suriye'yi Niçin Tehdit Ettik
    Ekonomide durum vahim gibi… Tayyip Erdoğan ekonomi kurmaylarıyla ilk kez toplandı. Bana göre “end of the game.” Bizim memlekette baba mirasına, “İdris’in öğüttüğü” derlerdi. Doksan yılda kazandığımız bankaları, hava alanlarını,…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…