Bir kapak, Üç aday; Tek 'oyun'...

Nesimi Cem Kalender

7 Aralık 2013
Bir kapak, Üç aday; Tek 'oyun'...

Time dergisinin kapağında kim olacak? Dergi 3 isim belirliyor; Sisi, Erdoğan ve Miley Cyrus.. Aslında mesajını vermiş bulunuyor o meşhur dergi; üçünüz aynı klasmandasınız. Yılın kişisi hanginiz olsun :) Sonra, oylamalar sonrasında -ki bizim bazı ilerici olduğunu iddia eden gruplar, Erdoğan aleyhine bir kampanya başlattı\başlatmaya çalıştı; Erdoğan'ı kapak yapmamak için. bunu da anlamış değilim. Time bizim için neyi ifade ediyor? Kapağına Castro'yu bassa, ayıplarım, protesto ederim. neyse- oylamalar sonrasında, Sisi ve Erdoğan kaldı. Finale (!).. Sisi, aldı götürdü. Ama son sözü editörler söyleyecek.

Ben RTE olsam, Time'ı protesto ederdim. Sisi gibi bir diktatörle, bir darbeciyle yanyana olmak yeterince bir hakaret. Tabii bir Cyrus var ki, hani klibinde çekiç yalayan şarkıcı :) Ama 'beyefendimiz' sanırım hiç gücenmemiş bunlarla yanyana gelmekten, bir kapak mevzusunda bile de olsa.. Recebistler de hiç ses çıkarmadı. Bundan şunu çıkarabilir miyiz acaba; boşbakanımız ya bir diktatör, yada dejenere bir şarkıcı. İkisinin arası bir şey veya. Rakibiniz sizin kim olduğunuzu, gösterir. Hangi durumda veya hangi şartlarda olursa olsun, rakibiniz aslında sizsiniz. Bir dergi, sizi sizin gibilerle kıyaslar. Time'ın yaptığı açık bir eleştiridir aslında Erdoğan'a. Net bir kelam. Ve zekice, kapak için yarıştır ve mesajı ver. Time bunu düşünmüş müdür? Sanmıyorum. Ama ünlü bir filozofun dediği gibi: Asıl soru, sorulmayandır. Asıl söz, söylenmeyen... İç güdüsel olarak, kıyasladıkları kişiler bunlar işte; Sisi ve Cyrus.

Acaba Sisi, Erdoğan ve Cyrus yılın kişisi olmak için neler yaptılar? Sisi, Müslüman Kardeş'lere (İhvan'a) her ne kadar iktidarı meşru olmasa da, bir hükümete ordu yordamıyla darbe yaptı. Ve onları alaşağı etti. Hapishanelere tıktı, siyasetiçileri. Hiç bir makul yargılama olmaksızın. Meydandaki protestocuları gözünü kırpmadan öldürdü. Kana bulandı Mısır. Sisi'nin arkasında batılı emperyalistler var. O övünülen 'uluslararası hukuk' Sisi için geçerli değil henüz. Henüz diyorum, çünkü İhvan için de geçerli değildi bir müddet önce. Neyse, eğer darbe olmasaydı İhvan hükümeti büyük olasılıkla halk tarafından, devrilecekti. Mısır halkının sözü geçecekti. Ama ordu, tıpkı '60 Türkiye'sindeki gibi 'devrimi çaldı'. Geçici bir sevinç oldu halkta. Tıpkı '80 Türkiye'sindeki gibi. Ama yanlış anlaşılmalar da düzelir bir gün, sanırım düzeldi Mısır'da. Kiev'de de düzeleceğini umarım, AB'ye sarılmanın çok matah bir şey olmadığını anlayacak Ukrayna halkı da. Emperyalist Rusya'dan kurtuluşun tek çaresi, AB değil. Bunu bilecek Ukrayna halkı.

Gelelim Erdoğan'a. O ne yaptı? Malumunuz; son bir yıl değil, son bir kaç ay bile yeter 'çirkinliği' görmemize. Gezi Direnişi hala orada duruyor, ölen canların kanı hala yerde. Katiller hala savunuluyor devlet tarafından. Şah olanlar, şahbaz oluyor. Binlerce yaralı, onbinlerce yalan... Reyhanlı hala orada duruyor. Roboski.. Saymakla bitmez. Yontulan hakları mı saysam? Onlar da bitmez saymakla.. Sınırımızda savaşı körüklediğini mi anlatsam? Radikal İslamcılara verdiği desteği mi? Rojova'yı açlığa mahkum etmeye çalışmasını mı? Utanç duvarını mı? İçeride ki tutukluları mı? Mit fişlemelerini mi? Neyse ki Time buyurdu (!), o yılın ilk üç kişisinden biri. Mutlu olduk (!).

Miley Cyrus; Amerika'da bir dizide meşhur oldu. Ve sonra şarkıcılığa adım attı. Sanırım popüler bir klibi dönüyor etrafta, tavana bağlı bir küre üstünde sallandığı, çekiç yaladığı, birşeyleri yıktığı.. falan filan.. Geçmişinde amigo kızlığı yapmış olduğu biliniyor. Youtube üzerinden bir rekoru var; klibi youtube'ta 24 saatte 19 milyonu aşkın kişi tarafından izlenmiş\dinlenmiş. Sanırım 19.2 milyon kez tıklanmış desek daha doğru olur. Neyse.. O da kendi klasmanında başarılı biri olabilir. Ama acaba 'yılın kişisi' olabilir mi? Time'a göre olabilir. Şaşırmadım. Siz de şaşırmadınız sanırım. Time gibi bir dergi kimin umrunda ki hem? En azından benim değil, konumuz o dergi değil zaten..

Peki bu üç profilin ortak bir noktası var mı? İkisini benzettiniz belki (Sisi-Erdoğan), öteki mi dışarıda kaldı? Yok. Üçünün kesiştiği çok yön var. Mesela üçü de, kapitalizme-emperyalizme hizmet ediyor. Üçü de Amerika'ya göbekten bağlı. Üçü de, kitleleri öyle ya da böyle 'uyutuyor'. Üçünde de bir 'ne oldum' deliliği var. Üçü de birilerinin cebinin dolmasına yardım ediyor. Ve sanırım en büyük özellikleri; yine aynı eller tarafından, onları 'tepeye' çıkmasında yardımcı olan eller tarafından, üçünün de zamanı gelince, ipi çekilecek. Ve tepeden aşağı yuvarlanmaları sağlanacak. Ama 'show' devam etmeli; o zaman yeni Sisiler, yeni Erdoğanlar ve yeni Cyruslar peydah olacak. Ve yeni 'kapak' tartışmalarına yelkenler açacağız. Eğer bu sistemi yıkmazsak...

[email protected]


 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Cinnet, III. Paylaşım Savaşı, Cennet!
    Dünya Üçüncü Paylaşım Savaşı çoktan başladı sanırım. Tahmin ettiğimiz gibi ultra gelişmiş silahlarla, ‘görkemli’ bir başlangıç olmadı ama oraya da geleceğiz daha. Anlaşılıyor ki bu savaş; vicdan ile vicdansızlık arasında…
  2. 'Çok acı var, dayanamıyorum'
    "Çok acı var, dayanamıyorum. Lütfen beni affedin ve kendinizi üzmeyin, siz elinizden geleni yaptınız. Çok özür dilerim. Çok çaresizim. Özür dilerim. Lütfen çıtçıta iyi bakın. Ve paramı ve her şeyimi…
  3. Sıkıldım bu tekrarlardan.. Bu sistem yıkılmalı artık..
    Sabah uyandım... Haberlere baktım önce.. Sonra, sonra tarihe baktım: Ağustos.. 18 Ağustos mu diye endişelendim.. Hayır.. 7 Ağustos.. Tarihleri mi karıştırıyorum derken, baktım 1992 mi diye?Hayır.. 2015 yılındayız.. Bir zaman…
  4.  İç savaşın ayak sesleri
    Zor bir dönem bekliyor bizi. Burada denge unsuru HDP olacak muhtemelen ve HDP’nin izleyeceği akılcı siyaset, onu parlamenter sistemde iktidara bile taşıyabilir. kendini ifade etmeli ..PKK savaştan kaçınmalı mağrur bir şekilde.. Sosyalist…
  5. AKP'nin ölüm korkusu..
    AKP'nin ölüm korkusu..
    12 Haziran 2015
    Zor görünüyor.. Hdp kendini anlatmalı milliyetçilere, milliyetçiler de çaba göstermeli. Chp’nin ulusalcı kitlesi nasıl değişti, gördünüz mü? Zor değil, olur bu da. Seçimler bitti, AKP tek başına iktidar olma durumunu…
  6. Ben, benim 8 Haziran’ımı biliyorum. Ya siz?
    İspanya da Baskların gördüğü zulme üzülürsün, İngiltere'de İrlandalıların, Amerika’yı lanetlersin, Kızılderililere yaptıkları için, İsrail zaten zalim bir siyonisttir, Filistin Halkı aha şurada duruyor. Ağlarsın Filistin için, hatta boykot edersin İsrail…
  7. Yaşasın 1 Mayıs! Her Yer Taksim!
    Yarın 1 Mayıs! İlk kez 1856’da yürüyüş yapıldı, Melboure’de. Gayet basit bir mesele: 12 saatlik çalışma süresinin 8 saate düşürülmesi. Sonra 1886. Haymarket. Ölenler, öldürülenler, idamlar. Kirli eller… ve o…
  8. Hepimiz çok öldük bu topraklarda…
    ..Ve şayet insansanız, göz pınarlarınız nemlenir. Belki ağlarsınız. İnsanlığın belki en büyük göstergesi, başkasının acısını acınız gibi hissedebilmenizdir. Başkasının suratında patlayan tokadı, kendi suratınızda hissedebilme kabiliyetidir insanlık. İnsan mısınız? "Çok…
  9. Ağrı, HDP, Seçimler ve anlamsızlık
    Ağrı olayından sonra seçimlerde oy kullanmanın bir işe yaradığını düşünmememe rağmen tutupta oyumu HDP’ye vereceğim. Derin devlet ve sığ devletin bu kadar korktuğu ‘şey’ neyse, onun yanında saf tutmak lazım! Hem %50…
  10. Suriyeli aç çocuktan, Cizre'deki çocuklardan bahsetmeyeceğim..
    Umut, gözü dönmüş taşlı, sopalı, ellerinde gaz bidonları olan güruhu, örgütlenmiş cehaleti bir ufak süpürgeyle yenebileceğimizi bilmektedir. O süpürgeyle yenilecek karanlık, o süpürge süpürecek bu ‘pisliği’… Umut gece uyuyamayışımızdadır. Sevdiğimizi,…
  11. Vivaldi'nin ithaka'ya yeşil yolculuğu..
    Hayal gücünün iktidari, Kavafis'in "ithaka"sı gibidir. "Her yürek devrimci bir hücre gibidir" ve önemli olan İthaka'ya varmak değil, o yolda olmaktır. Hayal gücünün iktidarının yolunda. Bazen bu yol kobane'den geçer.…
  12. Bir insanlık tragedyası: yaşamak veya ölmek
    Devlet intiharı sevmez, din intiharı sevmez. Senin bedenin üstünde tasarrufunu, sen sağlamamalısın. Sen kendi bedenine bile sahip değilsin. Sen ölemezsin, ölsen de devletin bildiği şekilde ‘son yolculuğuna’ uğurlanmalısın. Sen bir…
  13. Efendiler! Adalet hissiyatı yaralanmış halklardan korkun!
    Bir toplumda adalet hissiyatı, bir zerre bile yoksa o artık bir toplum değildir. Dokunulmazların, ayrıcalıklıkların olduğu yerde adaletten bahsedilmez. Ki bu kapitalist sistemin adalet anlayışı tamamen bir aldatmacadır. Toplumun gazını…
  14. Henüz vakit varken.. İstanbul yakılıp-yıkılmadan önce
    Henüz vakit varken, inanmalıyız insanlara. İstanbul yakılıp-yıkılmadan önce. İnsanların ilki, kendimizdir. Kendimize inanmalı. Henüz vakit varken, düşmüşken dehşet dehlizlere. Kırım kırım kırılmışken ümitsizlikten, gülümseyebilmeli insan. Getireceğimiz günlerin hatrına, boşuna çıkmadı…
  15. Diktatatörler için aşk biter, nefret başlar
    Büyük Usta, Milli Şef, Führer, El Caudillo, Duce, Büyük Amca... Örnekler çoğaltılabilir, yakın tarihe dair kimi ‘liderler'e takılan lakaplar... Hepsi diktatörlerin sıfatları. Hepsi uzun yıllar boyunca iktidarda kaldı, ‘karşı-devrimci' hamleler…
  16. Kan..kan.. sokaklardan akan..
    Kan dökülecek... Bu çağda hala şarklı toplumlarda kan çok önemlidir. Kah bir hayvanın boğazında, kah bir kadının kasıklarında... Kan kutlamadır, "iyi şeyler" için kurban etmektir birşeyleri. Kan dökülür... alna sürülür,…
  17. Hadi biraz demokratikleşelim türkiyem
    Daha kaç insan öldürmek gerek / Daha kaç cezaevi doldurmak / Daha kaç yalan gerek / Paket paket gelecek demokrasi / Daha kaç paket gerek demokrasi için / Adam olana çok bile bu / Hadi biraz demokratikleşelim Türkiyem.. 3 harfin…
  18. 'Ben eksik bıraktım, siz doldurun'
    "Almanca bilmezsiniz, bilseniz anlamazsınız belki ne dediğini ama hissedersiniz derinden. Bazen diz üstüne çöker dua edersiniz, bazen rakınıza meze olur, bazen şarap akar kadehlere... Veya bir sigara içimidir, gökte yıldızlar…
  19. ateşler yanıyordu tüm şehirde.. şehir tüm ülkeydi..
    sokakta müzik var.. sokakta barikat var.. sokakta ateşler yanıyor.. o ateşlerde neler yanıyor, neler.. oy pusulalarını da atarız mı bir gün o ateşe, cüzdanlarımızı, kimliklerimizi.. hepsini yakabilir miyiz? yakmalı mıyız?…
  20. 'işedim gitti..'
    'işedim gitti..'
    6 Eylül 2013
    bir koltuk.. sanırım 3 kişilik.. ama ortasında bir çizgi/boşluk var. üzerine bir bez örtülmüş, herhalde kirlenmesin diye. televizyon açık.. izlemiyorum. ses.. bazen ses olsun ister insan. ses oluyor.. bazen haberler…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…