Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar

Mehmet Özgen

6 Ağustos 2013
Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar

ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık.

Uzun zaman önce küreselleşmeyi analiz eden bir yazıda yeni bir koleci düzene ya da yeni bir Ortaçağa geçmekte olduğumuza işaret etmiştim. Burjuva uygarlığının çökmekte olduğunu ve bu çöküşle birlikte insanlığı ve doğayı yıkıma, yok oluşa sürüklediğini ifade etmiştim. Berlin Duvar'nin yıkılışı aslında bu çöküşün habercisiydi. Milliyeticilik ve fundamantalizm (köktendincilik) duvarın yıkıntıları arasından barbarlık reflekslerini daha çok harekete geçirecek şeytanlar olarak çıkıyorlardı. Bu, diğer bir çok geçiş eğilimiyle birlikte bir çağdönümü anlamına geliyordu..

İNSAN ÖZNE OLARAK YOK OLDUKÇA BARBARLIK YÜKSELİYOR
O günden ve Irak'ın işgalinden bu yana, savaşların adım adım biçim ve muhteva değişikliğine uğradığını gözlemliyoruz. Katliamların siyasi mücadelenin bir aracı haline dönüşmesi bir ana eğilim haline geldi. Coğrafyamızda yaşanan çatışmalar bu eğilimin örnekleriyle dolu. Irak'ta her gün ortalama 40-50 İNSAN'ın katledildiği haberleri artık kimsenin tınında değil. O insanların kim olduğunu, kimlerin, neden katlettiğini dahi vermiyor egemen medya. Bugün Suriye'de yapılan katliamlar dünya medyasında yer bulabiliyorsa eğer, onun da nedeni, Suriye'ye şu ve bu şekilde müdahaleye haklılık kazandırmak içindir. İnsan hakları kavramı, günümüzde emperyalist politikaya içerilmiştir çünkü.

'İnsan', Benjamin'in deyişiyle, "meta krallığında" kimliksizleştirildikçe, metalarla buluşturulması gereken bir meta halini aldıkça, soyut sayılarla ifede edilen nicel bir "değer"e dönüştürülüp değersizleştirildikçe özne olarak, insan olarak yok oluyor. Çunku kapitalizm icin insan/birey, öznelligi olmayan, esasında yalnızca bir tüketicidir. Kapitalist sistem tüm coğrafyayı da buna göre bir hiyerarşiye tabi kılmıştır. Kuzeyden Güneye, Batıdan Doğuya gittikçe insanın öznellik düzeyi giderek alçalır.. Batı'da piramit yükseldikçe artar. Mesela, geçen yıl ABD'de, 20'sı çocuk 27 kişinin bir psikopat tarafından otomatik silahla taranıp katledildiği olayı hatırlayın. Anaokulundaki çocuklardı onlar. Masumdular. Tıpkı Rojava'da katledilen çocuklar gibi. Ama hiyerarşide üstteydiler. Başka ulkeler gibi, bizim devlet yöneticilerimiz, parti yöneticilerimiz dahi Başkana taziyede bulunup katliamı kınadılar.. Ne var ki, Rojava'lı çocuklar bedenleri parçalanarak katledilseler de, en yakınlarından bile, bir kınamaya laik görülmediler. Çünkü başka coğrafyanın çocuklarıydılar.

Değerşizlesme her alanda yaşanan bir olgu. Sanat yapıtlarına "ucube" diyenleri; şiiri, edebiyatı, resmi "terör propagandası" olarak nitelendirenleri tolere ettikçe de gelişen bir olgu. Aslında hepimiz yavaş yavaş yokoluyoruz. Kendimize hangi sıfatı yakıştırırsak yakıştıralım, ister yurtsever, demokrat, sosyalist ve komünist diyelim, pozitiv bir kültürel kimlik olarak Alevi ya da Müslüman demokrat diyelim, bu yokoluşun dışında değiliz. Barbarlık bizim de tavırlarımıza, tutumumuza, düşünce tarzımıza sinmekte olan bir şey.. Çoğumuzun elinden başka bir şey gelmediği için, ayrıca bilgi-bilinç ortaklaşmasını geliştiren bir araç olduğunu kaydederek, ama bir eğilim olduğunu da görerek- sosyal medayadaki paylaşımlarımızla, digital savaşlarımızla vicdan rahatlatıp kovuğumuza çekilmekle yol verdiğimiz.. Hollywood tarzı korku/dehşet/vahşet sahnelerini depoladığımız bilincimizin kuytularında türeyen.. Metastas yapıp tüm bedeni ele geçireceği günü bekleyen sinsi bir kanser hücresi gibi. Tek tek hücrelerimizi nasırlaştırıyor. Ya da kompartmanlara bölüyor. İnsanları gerçek yaşamlarına, yani sınıfa, toplumsal gruba, zümreye göre değil, mutlak olarak bir ırka, milliyete, dine, mezhebe, tarikata göre bölüyor. İnsan duyarlılığı evrensel olana göre değil, farklı olana göre örgütleniyor yeniden, bilinç ona göre şekilleniyor. Farklı olanı, yerel olanı aşırı bir şekilde vurguladıkça evrensel olandan kopuyoruz. 

Bu, modernizmin krizinin ve yeni kapitalist küreselleşmenin önümüze koyduğu bir sorundur ve bu soruna çözüm bulmadıkça olan ve olası devrimler de tökezleyerek yokolup gidecektir. İnsanın/İnsanlığın/doğanın, kapitalist sistemin egemenliğinden, kapitalist aklın tahakkümünden kurtuluşunun parçası olmayan bir değişim ve dönüşüm süreci devrim olamaz çünkü.

'DEMOKRATİK MODERNİTE' BİR ÇIKIŞ OLABLİR AMA ..

Evet, aydınlanmanın evrenselciliği, bütün özgürlük ve eşitlik vaadlerine karşın anti-demokratikti, tüm öznel kimlikleri tek bir mutlak özneye indirgiyordu, ya burjuvazinin ya da proletaryanin gölgesindeki elemanları olarak. Ancak partikülarizmlerin de onun alternatifi olamıyacağı bu süre içinde, özellikle halkların kıyıma uğratıldığı bölgemizde görülmüş olmalıdır. Farklı inancı, kültürü, dili olan halkların, farklı toplumsal grupların, emekçi sınıfların birbirine eklemlenmiş ortak mücadelesi, bir arada varoluşları, özgürleşmeleri için şarttır. Ancak bu bir arada varoluş, tüm bu grupları, kimlikleri aşan değerler olmaksızın da imkansızdır. O değerler yine demokrasi, özgürlük ve eşitlik değerleridir, ancak şu farkla ki, bu kez kimlikler çoğulluğunun mücadelesinden türetilen değerler olarak.

Demokratik moderniteden bu anlaşıldığında, insanlığın içinden geçtiği çağdönümünden özgürlüğe doğru bir çıkış olabilir. Bunu ister Habermas ortaya atsın, ister Öcalan bugün coğrafyamızın somut koşulları için dile getirmiş olsun, başka bir içeriği ve anlamı olamaz. Bir başka deyişle, bu geçiş, en keskin pratikleri bölgemizde yaşanan yeni-ortaçağdan çıkış olacaksa, demokratik modernite, özgürlüğün koşulu olan laikliği ve seküler yaşamı, yani gerçek din ve vicdan özgürlüğünü de içermelidir.

EZİLEN VE SÖMÜRÜLENİN DOSTU, BİR BAŞKA EZİLEN VE SÖMÜRÜLENDİR
Aidiyet ilşkileri belirttiğimiz gibi, böyle empoze edildiği ve kompartmanlara bölündüğü için şu halkın ya da bu halkın acıları, dramı, uğradığı katliamlar da kendi ahvadının duyarlılık alanını aşamıyor. Rojava'daki katliam böyle bir şey. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar katlediliyor. Vahşice bedenleri parçalanıyor. Ama Müslümanlığı tekelinde gören iktidarın medyasında tık yok! Üstelik o iktidar partisinin içinde, milyonlarca Kürt vatandaşın oyu ile seçilen çok sayıda Kürt milletvekili var. Öte yandan, Irak Kürt federe deveti, Barzani de suskun!

Burada bir ittifak yok mu? Bal gibi, ideolojik şemsiyesi Sünni İslam-kardeşliği olan sınıfsal bir ittifak, kendi milliyetinden ezilen halka ihanet eden müttefikler yok mu? Kürt egemenleri, burjuvaları değil mi onlar? Oysa bu ittifaka vurdukça gelişmemiş miydi Kürt emekçi halkının mücadelesi?

Bu, kimlik siyasetinin, salt kimlikle belirlenmiş olmasının da sakatlığını, onun kan banyosunda resmedilen mutlak sınırlarını ve aynı zamanda yeni bir paradigmaya dayalı sınıf perspektifinin de eksikliğini göstermiyor mu? Ezilenin ve sömürülenin dostu, KARDEŞİ -dili, inancı, kültürü farklı veya değil- yine bir başka ezilen ve sömürülendir.

ORTAÇAĞDAN HORTLAMIŞ YENİ MUKTEDİRLER!
Şimdi sormayacakmıyız şu ortaçağdan hortlamış yeni muktedirlere?

iki yıldır, "Esad halkını katlediyor, bu zulüme kayıtsız kalamayız" diyen o başbakan hani nerdesin? Senin El Nusracıların katlederken susuyorsun! Bu mu senin dinin. İslam'dan bunu mu öğrendin. Sen değilmişin, polslerinin sıktığı kurşunlarla ölen 5 genç için tek laf etmeyen. Başbakanı olduğun, yönettiğin halkın evlatlarını öldürenler için "destan yazdılar" diyen . Bir eli güya barışta öteki insanlık düşmanlarının omuzunda olan! 

"Eğer bir kimse bir insanı öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibidir"(Maide süresi) Sen şimdi Kuran'a göre de katilleri teşvik eden, savunan değil misin? Zenginleştikçe tiranlaşanlar, kitabı şeytana uyduranlar değil misiniz?

Susmanız "Kürtlerin mali ve namusu (kadınlarına çocuklarına tecavüz) helaldir" anonsunu onaylamak değil midir? Susmak, desteklediğiniz, silah verdiğiniz, lojistik sağladığınız, TC kimliği verdiğiniz, otellerde barındırdığınız, yardım ve yataklık ettiğiniz El Kaide bağlantılı paralı askerlerle, emperyalist uşağı "mücahitler"lerle aynı safta olmak, onların vahşetini, barbarlığını onaylamak değil midir? Çocukların vahşi kurtlar gibi parçalanan bedenleri hiç mi, eğer hala varsa, vicdanınızı sızlatmıyor? Böylelikle 'bütün insanlığı öldürme'ye iştirak etmiyormusunuz?

Havuzunda İbni Sina'ların, Farabi'lerin, Mevlana'nın, İbni Rüşd'un, İbni Haldun'un ve daha nicesinin yetiştiği İslam kültürünü de vandalca /talibanca yok etmiyor musunuz? İnsanların başını kesen, kalbini ve ciğerini çıkartıp yiyenlerin öncüllerine, değil islam tarihinde, insanlık tarihinde, koleci toplumda bile raslamak zordur. Esir aldıkları sivil insanları bile yere yatırıp hayvanları keser gibi başlarını tekbir getirerek kesiyorlar. Hiç bir dinde buna cevaz verecek bir kaide yoktur. Vahşetin dini olmaz çünkü. Vahşet ancak bilinçsiz doğanın tarzı olabilir, aç kurt sürülerinin..

İşte sizin siyasetiniz, insanlıktan çıkmış, barbarlaşmış bu vahşilerle işbirliği yapacak kadar, iktidar hırsınız onların vahşet ihtirası ile örtüşecek kadar insanlık-dışılaşmıştır.

Ve bizim vahşetin siyaseti ile bir temasımız dahi olamaz!

ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE?
Ve sen ey Anamuhafet.. Hani nerde senin insan hakları savunuculuğun? Nerde senin ‘bizim politikamız insan merkezlidir' söylemin? Kürt sorununa yabancılaştıkça Kürt halkına yapılan zulme ve katliama da sessiz kalır oldun. Roboski neredeydi, Rojava nerede? İkisi de sınırda değil mi? Ayrımcılığınızın tek nedeni ilkinde katledilenlerin TC vatandaşı kimliğini taşıması mı? Bu kafayla mı kurtaracaksınız TC'yi? Ulusalcılık (esasında milliyetçilik) yaptıkça, resmi siyasetinizin insan ve hakları kısmı Kürt konpartmanını kapsamaz oldu.. Yürekleriniz nasıl suskun kalabiliyor? Sosyal demokratlığınızın hümanizmine ne oldu? Modernizmin faşizmi üreten katı determinizmine tutsak olmak değil mi bu?

Mazeret uydurmayın.. İddia ettiğiniz gibi, Kürt halkının siyasi temsilcileri, bölücü, ayrılıkçı, emperyalizmin uşağı olabilirler. Şudurlar budurlar.. Bunlar doğru olsa bile, bu tür gerekçeler ileri sürerek, hiç kimse bir halkın özgürlük mücadelesini görmezlikten gelemez, hiç kimse savunmasız insanların yaşlıların, çocukların katliamına sessiz kalamaz. İnsan olmayı hakedemez. Bu kadar nettir bu.

Sessiz kalmaktır barbarlığa destek olmak..

NEDEN ROJAVA HALKI "SOYDAŞIMIZ" DEĞİL
Bosna'da Müslümanlar katledilerken, Osmanlının varisleri olarak ayağa kalkar, binlerce yıl önce coğrafi olarak koptuğumuz Uygurlar'a bir şey olduğunda soydaşlarımız diye feryad-I figan eder, Bulgaristan'daki Türkler baskı gördüğünde, isimleri-dilleri yasaklandığında, anadillerinde eğitim hakkı ellerinden alındığında, kıyamet koparırsınız. Elbette ki haksızlığa, zulme karşı tavır almak haktır. Ama içiçe yaşadığınız Kürtler'e ve onların emperyalistlerin yapay sınırlarla ayırdığı akrabalarına Sindirella'nın üvey annesi gibi davran mıyormusunuz? Neden bu topraklarda "bin yıldır kardeşçe birlikte" yaşadığınız insanlar sizin yurttaşınız, onların akrabaları sizin de soydasınız olamıyor bir türlü?

Zulüm, zulümdür, katliam katliamdır. Zulme ve katliama uğrayanların, derisi, rengi, dili, inancı, fikri, coğrafyası onların insan olduğu gerçeğini değiştirebilir mi?

ÇIKIŞ YOLU: GEZİ DİRENİŞİYLE RUH İKİZİ OLMAK
Bu çifte standartlardan kurtulmadıkça ne demokrasi gelişir ne de barış olur. Eli kanlı bir iktidardan barış için medet ummanın da barışa ve özgürlüğe katkısı olmayacağı gibi. 'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadesliyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle ruh ikizi olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık.


 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Cumhur ittifakı değil Cürüm ittifakı
    Demokrasiye, özgürleşmeye en çok ihtiyacı olanlar, elbetteki emekçi sınıf ve katmanlardır, kadınlardır.. Bu nedenle, Emek ve Kadın Cephesi, anti-faşist mücadelenin, kürt halkının da taleplerini kapsayan demokratik cumhuriyet mücadelesinin itici gücü olarak…
  2. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekliği su yüzüne çıkmakta olan bir iktisadi kriz olmasına, bunun da diktatörlüğü beka endişesine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve baskıya rağmen direncini sürdürüyor olmasına karşın, muhalefet…
  3. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  4. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  5. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  6. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  7. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  8. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  9. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  10. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  11. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  12. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  13. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  14. 14 Haziran 2016
  15. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  16. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  17. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  18. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  19. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  20. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  21. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  22. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  23. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  24. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  25. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  26. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  27. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  28. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  29. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  30. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  31. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  32. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  33. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  34. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  35. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  36. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  37. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  38. 25 Haziran 2013
  39. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  40. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  41. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  42. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  43. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  44. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  45. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  46. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  47. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  48. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  49. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  50. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  51. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  52. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  53. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  54. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  55. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  56. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  57. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  58. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  59. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  60. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  61. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…