Yanıyor insanlık hâlâ!

Mehmet Özgen

1 Temmuz 2013
Yanıyor insanlık hâlâ!

Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve alçakça tahrif etmeye çalışanlar en az onu hayata geçirenler kadar vahşetin ortağıdırlar.. Çünkü insanlığı yakmaya devam ediyorlar!

Bu yazı 2011 Temmuz'unda yazıldı. 13 Mart 2012 Sivas Madımak Katliamı davasının yakalanamayan sanıkları açısından dava "insanlığa karşı işlenmiş suç olarak görülmediğinden" zaman aşımı nedeniyle düşürüldü. "Sivas'a gittiğimde birçok kez 18 yaşında, 19 yaşında, 15 yaşındaki kız çocukları babalarının hiçbir taksiratı olmadığı halde idama mahkûm oldukları için hüngür hüngür ağlıyorlar" diyen Başbakan Erdoğan, Sivas katliamı davasında "zamanaşımı" kararı verilmesini "'Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun" sözleriyle karşıladı. Katliamın affına hayırlı olsun diyen bir başbakana sahipti Türkiye artık. Böylece kimin başbakanı* olduğunu da ortaya koymuş oluyordu. Bir türlü bulunamayan(!) Sivas Madımak Katliamının 1.numaralı sanığı Cafer Erçakmak'ın Sivas merkezde yaşadığı ve evinde öldüğü ortaya çıktı.. Bütün bunlar ve daha çoğu, Sivas katliam suçlularının avukatlığını yapanları milletvekili olarak ödüllendiren AKP iktidari döneminde yaşandı.. Fazla söze gerek var mı? Yeniden Alevi açılımıymış, köprüymüş...

**********

Aleviler ve ilerici-demokrat çevreler, Sivas Katliamına sahne olan Madımak Oteli'nin bir Utanç Müzesi'ne dönüştürülmesi için mücadele verdiler. Seçim öncesi Kültür bakanı pozitif bir tutum içinde göründü. Seçimlerden sonra ise Bilim ve Kültür Mekezi adıyla açıldı. İnsanları bir kere daha aldattılar. Madımak'ın utanç müzesi olmasına karşı çıkarken, kendileri utanç mekanına dönüştürdüler kurdukları bu "bilim-kültür" merkezini. Neyin bilimini, kültürünü yapacaklarının işaretini vererek.

Bu, ilk bakışta Madımak adını unutturup vahşetin üstünü örtmek, geçmişle yüzleşmekten kaçmak demek. Dolayısıyla yeni muktedirlerin, egemenlerin, eskileri gibi, tarihten ders almadığını gösteriyor. Yeni-Osmanlıcılıkla övünenlere sormak lazım. Bu topraklarda işlenen, fiilen ittihatçı hükümetin marifeti olsa da, resmen Osmanlı devletinin Alman pre-faşistlerinin aklı ve desteğiyle tertiplediği, büyük bir insanlık suçu olan Ermeni Tehciri, bu tehcirdeki katliamlar, vahşet ne kadar saklanabildi?

Tarih er geç hesabını soruyor, bir gün mutlaka suratına çarpıyor inkarcıların. O katliamların işletildiği, adi mahkumlardan, haydutlardan oluşturulmuş müfrezeler, o günün fanatik muhazakarları, "gavur"un katlinin vacip olduğuna inananlarla (Başıbozuklar), Madımak'ta, Aziz Nesin gibi "dinsiz"leri, "Allahsız kızılbaşları" diri diri yakanların ne farkı var?
Bu topraklarda egemenlerin iktidarı adına vahşetin çağrısına icabet eden bir sosyal damar her zaman varoldu. Her türlü kirli emel, para ve iktidar hırsını inanç örtüsünün altına gizleyenlerin, inancı bir silah olarak kullananların işbirlikçisi, maşası olmaya her zaman hazırdılar. Kanlı Pazar'da da cuma namazından çıkıp sahne almışlardı. Çorum'da, Maraş'ta Alevileri, devrimcileri, demokratları katletmişlerdi. Yakın tarihlerde şovenist histerilere kapılıp linç girişimlerine de çok tanık olduk.

Şimdi bu damardan süzülüp gelenler, kılcal damarlarına yayıldıkları toplumun yeni müktedirleri olduktan sonra kendi geçmişlerini gizleme gayretindeler. Tarihi de kendi suretlerinde yazmak, göstermek çabasındalar. Ama sorun yalnızca bu mudur? Geçmişle yüzleşmekten kaçmak, tarihi gerçekleri örtbas etmek midir bugünün müktedirlerinin kusuru? Bütün egemen ve baskıcı sınıfların davranış tarzı eşbiçimlidir, bunlar da onu tekrar ediyorlar deyip, bu kadar sosyal ve siyasal sorunun ortasında meseleyi eleştiriyle sınırlayabilirdik belki. Ama ne yazık ki, çok daha derin insanlık-dışı bir durumla karşı karşıyayız.

*

Sözüm ona Madımak'da, sadece düşünceleri, kültürleri ve inançları farklı olmaktan başka hiç bir "suç"u olmayan insanların diri diri yakılması adına açılan bu Merkez'de, ne yazık ki, sadece onların anısına, mücadelesine hakaret edilmiyor, ailelerinin\ yakınlarının hala canlı olan acılarıyla da alay ediliyor! O güzel insanların adlarının yanına onları vahşice yakanlarınkini de koyarak!

Okuyunca insanı dehşete düşüren bu davranışın, o insanları bir kere daha katletmekten özde farkı nedir diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Eğer siz, böyle bir anıt-mekanda babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersiniz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insani duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan etmez misiniz bu aşağılık eşitlemeye?

Nitekim bu yazıyı bitirmek üzereyken, Madımak'ta yakılan aydınlardan biri olan Türkiyen'nin seçkin şairlerinden Metin Altıok'un kızının (Zeynep Altıok Akatlı) isyan eden mektubunu okudum gazete sitelerinde. "Sizin hiç babanız yandı mı" diye sesleniyordu devlet yönetcilerine. "Onları öldürmeye kalkanla öleni bir arada anamazsınız. Saldırganla mağdurun adını birlikte yazmak şuursuzluk ya da aymazlık değildir. Bu bilinçli yapılmış bir tercihtir. Meydan okumadır, gözdağı vermektir, kudret gösterisidir, vicdansızlıktır, hakarettir, saygısızlıktır" Evet tamda budur, meydan okumadır. Dahası, katliamcıyı "onur"landırarak katliamı sahiplenmedir. "O gün biz de oradaydık" demektir bu.

Sivas Valisi Ali Kolat, "Olaya insan merkezli baktığımız için hiçbir ayrım yapılmadı" şeklinde açıklama getirmiş! Bunun neresinde insan merkezli bakış var? Hangi insan merkezli bakış mağdurla katili eşitler? Ya da katille katledilen arasında ayırım yapmayan kişi nasıl bir insandır? Onlar, her biri kahramanca savaşan, ateşkes anlarında siperlerde birbirlerine sigara veren, ama birbirlerini öldürmek zorunda bırakılan, Çanakkale'de yan yana yatan iki düşman ordunun askerleri mi? O askerlerin yan yana yatması savaşa ödün veren insanlığın "insanlık" adına biriktirdiği değerleri yeniden hatırlatır ziyaretçilerine, o değerlerden vazgeçmemek adına. Sonuçta askerler, yalnızca bir halk savaşı dışında, kendi tecihleriyle savaşa katılmazlar, kendilerinin olmayan bir savaşa zorlanırlar. Peki, Madımak vahşetini yapanlar, bu vahşete zorla, emirle mi itilmişti, karşılıklı bir çatışma mı vardı ki, onları da bir nevi kurban görebilelim? insanın hangi özgeci duygusunu hareketlendirebilir bir vahşetin katılımcısı? 70 yıldır hâlâ bütün insanlığın lanetle andığı, Yahudileri fırınlara sokup yakan Hitler'in nazilerinden ne farkları var?

*

Sivas katliamının bir provakasyon olduğu tezi sıkça dillendirilir. Bunu en çok diline pelesenk edenler de islamcı, dinci çevrelerdir. Böylece katliamın sorumluluğundan sıyrılmayı amaçlarlar. Dolayısıyla, vahşeti işleyenleri mazur göstermeye çalışırlar. Belgelerle sabitlenmiş tarihsel gerçeğin şu kadarını söyleyelim:

Şeriatçı güçler günler öncesinden Sivas'ta Alevilerin, demokratların, ilericilerin, büyük ozan, Hızır Paşaların "devran" sürdüğü bir düzende yoksuldan yana tavır koyan bir halk önderi Pir Sultan Abdal'ı anmak amacıyla da olsa, varlık göstermesini engellemek ve onlara "müslüman mahallesinde salyangoz sattırmamak" için hazırlıklara girişmişlerdi. Gazete ilanları vererek, bildiriler hazırlayıp dağıtarak yalan dolana dayalı provakasyon ortamı hazırlarlar. Güya şenlik için Sivas'a gelecek olan Aziz Nesin, peygambere hakaret eden Salman Rüştü'nün Şeytan Ayetleri adlı kitabını yayınlamıştır. Bu tamamen yalandır, ne bir hakaret ne de bir kitap yayınlama sözkonusu değildir. Yayınlamış olsa bile suç değildir bu. 2 Temmuz'dan 15 gün önce şeriatçılarca tüm Sivas'a dağıtılan Müslüman Kamuoyuna başlıklı ve altında Müslümanlar imzası olan bildiride halk "cihada" çağrılır: "Aziz Nesin köpeği, yanında kendisiyle beraber bir ekiple birlikte, şehrimiz Valisi tarafından davet edilip, şehirde adeta Müslümanlar'la alay edercesine gezebilmektedir.

Kâfırler şunu iyi bilmeli ki: İşlâmin Peygamberi'ni ve kitab'ın izzetini korumak için, bu uğurda verilecek canlarımız vardır. Gün, Müslümanlığımızın gereğini yerine getirme günüdür."
Diyelim ki, provokasyonu derin devlet hazırladı. Eğer, sizden farklı düşüneni, inancı farklı olanı ve hatta inançsız olanı öldürmeyi, katletmeyi, diri diri yakmayı Müslümanlığın gereği sayan bir zihniyete sahip değilseniz bu provakasyon gerçekleşebilir mi? Meseleleri bu değil elbette. Dörtyüz yıl önce Pir Sultan'nın karşısına hangi düşünceyle çıktılarsa, onu hangi düşünceyle astılarsa 93 Temmuz'unda da, aynı düşünceyle nice Pir Sultan Abdalı yaktılar. Onların şahsında Pir Sultanı bir kez daha öldürdüler. Yetmedi, heykelini sürükleyip parçaladılar. Onu idam ettiren Osmanlı Sivas Valisi Hızır Paşa'nın karşısında Pir Sultan ne demişti:

Ben Musayım sen firavun
İkrarsız şeytani lain
Üçüncü ölmem bu, hain
Pir Sultan olur, dirilir

*

Bugün yapılan alçaklık Hızır Paşa'nın ihanetinden çok daha büyük. Sinsi yöntemlerle tarihi tersyüz etmeye çalışıyorlar. Dinci-yobaz katliamcıları aklamak için yasal kılıf uydurmaya çalışıyorlar. 2 yıl önce Sivas Emniyet Müdülüğü'ne başvuran "gizli tanığın" ifadeleri üzerine Sivas-Madımak Katliamı Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden soruşturulmaya başlanmıştı. 12 Haziran Seçiminden 12 gün önce, 31.05.2011'de, sahibi RTE'nin yakını olan Sabah Gazetesi, Savcılığın Sivas Katliamını aydınlattığını duyurdu. Bu gizli tanığın ifadelerinin izinden giden Savcılık, Katliamda, Sivas merkez olmak üzere Alevi ve Sünnî kesimlere çapraz eylemler organize eden bir üst düzey yöneticiye bağlı 4 PKK'linin rolünü keşfetmiş! Bunlar, o zamanki İP (İşçi Partisi) ile de bağlantılıymış. Ama bu PKK'liler başka eylemlerde ölmüşler! O üst düzey yönetici dedikleri gerilla komutanı kim? O günlerde Özgür Gündem gazetesinin müessese müdürü Yücel Halis. Eski devlet bakanı ve SHP milletvekili, yakın dönemde "yetmez ama evet"çi EDP genel başkanı Ziya Halis'in yeğeni. Aleviliğinin altı çizilerek verliyor haber. "Gizli" tanığa dayandırılan kuyruklu yalanın ayrıntılarını Google'da bulabilirsiniz.

Demek istedikleri şu: aslında Madımak'ı kuşatan ve tekbir sesleri arasında "yak yak" diye bağıran o on bin kişilik güruh, onları yönlendiren ideoloji masum. Asıl suçlu PKK, Pir Sultan Abdal Derneği, Aziz Nesin, ilericiler ve hatta sünnî düşmanı Aleviler! Aynen Maraş Katliamını da Hrand Dink ve arkadaşlarına yükledikleri gibi. Bu yalan da Maraş Katliamının bir numaralı sanığı ülkücü Ökkeş Şendiller tarafından TRT-1 ekranından anlatıdı!

Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve alçakça tahrif etmeye çalışanlar en az onu hayata geçirenler kadar vahşetin ortağıdırlar.. Çünkü insanlığı yakmaya devam ediyorlar!

Temmuz 2011 / Birgün Gazetesi

http://www.endiseli.org/detail/mehmet-ozgen/195/bu-basbakan-kimin-basbakani

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Cumhur ittifakı değil Cürüm ittifakı
    Demokrasiye, özgürleşmeye en çok ihtiyacı olanlar, elbetteki emekçi sınıf ve katmanlardır, kadınlardır.. Bu nedenle, Emek ve Kadın Cephesi, anti-faşist mücadelenin, kürt halkının da taleplerini kapsayan demokratik cumhuriyet mücadelesinin itici gücü olarak…
  2. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekliği su yüzüne çıkmakta olan bir iktisadi kriz olmasına, bunun da diktatörlüğü beka endişesine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve baskıya rağmen direncini sürdürüyor olmasına karşın, muhalefet…
  3. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  4. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  5. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  6. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  7. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  8. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  9. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  10. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  11. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  12. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  13. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  14. 14 Haziran 2016
  15. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  16. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  17. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  18. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  19. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  20. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  21. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  22. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  23. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  24. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  25. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  26. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  27. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  28. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  29. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  30. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  31. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  32. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  33. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  34. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  35. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  36. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  37. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  38. 25 Haziran 2013
  39. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  40. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  41. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  42. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  43. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  44. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  45. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  46. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  47. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  48. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  49. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  50. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  51. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  52. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  53. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  54. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  55. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  56. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  57. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  58. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  59. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  60. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  61. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…