'Ulaş benzerdi güneşe'

19 Şubat 2020
'Ulaş benzerdi güneşe'

Evet bugün, Ulaş’ı bizden kopardıkları 48. Yıl. Daha önceki yıllarda da cesaret (Sevdiklerini anmak öyle kolay bir şey değil) edip arkadaşlarımla ilgili anılarımı aktarmıştım. Bugün ise burada anıları tazelemek yerine, sizlere 68’li olmanın nasıl bir şey olduğunu Ulaş’ı ve arkadaşlarımı anlatarak aktarmaya çalışacağım..

Ulaş benzerdi güneşe..

Elbette ki doğru! Fakat dönemimizdeki militanlarımızın ortak özelliğidir bu.

Geçmişteki direniş hazırlığımızda, okul, kantinler ve salonlardan, sokaklara taşıp, sadece konuşarak değil muktedirlerle çatışarak yazıldı bu destan.

Destanı yazanların listesi uzun! Onlardan sadece yakın mücadele arkadaşım, yoldaşım olanlardan bahsedeceğim. Eğer onları tam aktarabilirsem, sizlerin de dönemi tüm yönleriyle anlayabileceğinizi umuyorum.

Hüseyin CEVAHİR. Kalem gibi parmakları, sanatçı ve ‘işte mükemmel insan’ denen kimliğiyle, sadece savaşanları değil savaşımızı izleyen ve savaştıklarımızı da etkileyen bir kişilik.

Mahir ÇAYAN. Öfkeli ama tarihin not ettiği en kararlı ve cesur kahramanlardan biri! Konuşma ustası. İnsan güzeli ve kuşağı yürüten ve etkileyen olağanüstü bir devrimci!

Sabahattin KURT(SABO). Kuşağımızın en sessiz, en mütevazı, kitle ilişkilerinde uzman, dayanışma ve paylaşımda bize her zaman örnek olmuş bir militan.

S. Kazım ÖZÜDOĞRU. Yunan ses tanrılarını kıskandıran davudi sesiyle, yüzündeki şark çıbanıyla, gülen yüzüyle ve hitabet yeteneğiyle, aramızda, bize yarı tanrı hissi veren muhteşem bir insan!

Hüdai ARIKAN. Devlet memurluğundan bize katılan, mütevazılıkta herkesle yarışan, ince uzun, bir 90 küsür boyu ile aramızda Deniz’i anımsatan en yakın yoldaşım ve güven duygusunu, paylaşmacı kimliğiyle harmanlayıp bize örnek olan bulunmaz bir yoldaş

Oktay ETİMAN. Adanalı tarzını devrimciliğin emrine ustalıkla veren, oldukça geniş düşünebilen, koruyucu ve kollayıcı kültürünü cesaret ve atılganlığıyla birleştirebilen, dayanışma ve paylaşımlarını sessizce ve devrim için yapan az bulunur bir 68’li.

VE Ulaş BARDAKÇI. Olağanüstü bir yetenek ve beceri ustası! Kararlılığını ve savaşçı kimliğini her hangi bir gösteriye itibar etmeyerek, sadece zalimlere karşı savaşa, pratiğe bunu aktaran, mütevazılık ve devrimci özelliklerde eşi benzeri olmayan akıllı ve cesur, devrimci bir kadro adamı.

Yukarıdaki arkadaşlarımı DEV-GENÇ ve THKP-C içinde yakından tanıdığım, onlarla mücadelenin içinde birlikte olduğum için kaleme aldım. Böylesine, biliyorum ki THKO ve TİKKO hareketlerinde de benzer özellikler taşıyan yüzlerce militan vardır.

Ulaş’ı ve onun gibi yüzlerce arkadaşımızı katledenler bilmelidir ki, her öldürülen ve aramızdan koparılan aydın, kadın, işçi, hak mücadelesi veren Kürt insan ve devrimciler sizin sonunuza uzanan yolu açanlardır. Devletin gücünü kullanarak bize silah sıkanlar, işkence edenler ve bizleri öldürenler, bizlerde var olan bir kötülük için bunu yapmıyorlar. ‘En hain’ emellerine ulaşmak için bu vahşete başvuruyorlar. Bunun için emperyalistlerden her türlü desteği alıyorlar.

Ölümler devrimin akışını durdurmuyor aksine hızlandırıyor. 68’li yoldaşlarımızın özelliklerini taşıyan insanlar ve devrimciler sürekli yeniden doğuyor bu topraklarda. Fakat bir arada değiller. Eğer onlar bir gün bir araya gelirlerse, biliyorum ki yoldaşlarımızın ulaşmak için öldükleri yolun sonu görünecektir.

Onların bir araya gelmesini sağlayacak olanın; daha fazla okuma, daha fazla yardımlaşma, daha fazla sevgi ve özen, daha fazla mücadele, daha fazla gösterişten uzak olma, daha fazla diyalog ve daha fazla Cevahir, Mahir, Sabo, Kazım, Hüdai, Oktay, Ulaş vb. olmak gerektiğini bilmemiz gerekiyor.

Öncelikle Ulaş’ı anarken belirtmeliyim ki: bireyciliğin izine rastlanmayan bir kişilikti.

İşte 68’li olmak demek budur.

 S.Ş.POLAT

**

Ulaş Bardakçı kimdir?

Ulaş Bardakçı 1947 yılında Nevşehir’in Hacıbektaş kasabasında doğdu. ODTÜ’de okudu. Dönemin ABD Büyükelçisi Robert Komer’in makam aracının ODTÜ yerleşkesinde ateşe verildiği eylemin düzenleyicilerindendi.

Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) içindeki tartışmalara aktif biçimde katıldı. Gençlik hareketinde Milli Demokratik Devrim (MDD) tezlerinin etkisinin artmasında ve Devrimci Gençlik’in inşasında önemli bir rol oynadı. Devrimin ancak savaşçı bir partiyle mümkün olabileceğini savundu.

Devrimci Gençlik hareketinden sonra THKP-C’nin kuruluşuna katıldı ve partinin tezlerinin oluşmasında etkili oldu. THKP’nin ilk genel komitesinde yer aldı.

THKC’nin ilk silahlı eylemi sayılan, 12 Şubat 1971 Ankara Küçükesat Ziraat Şubesi soygununa katıldı. Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir ile birlikte 5 Nisan 1971’de ünlü sermayedar Mete Has’ı, kaçırılması eylemlerinde yer aldı.

17 Mayıs 1971'de, THKO önderleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının serbest bırakılmaları talebiyle İsrail Başkonsolosu Ephraim Elrom'un kaçırılması eyleminde Mahir Çayan ile birlikte yer aldı. Başlatılan Balyoz Harekatı sırasında yakalandı.

29 Kasım 1971'de Maltepe Cezaevi'nden, THKP-C'den Mahir Çayan, Ziya Yılmaz ile THKO'dan Cihan Alptekin ve Ömer Ayna ile birlikte tünel kazarak kaçtı. Firardan sonra İstanbul'da faaliyetlerini sürdürdü.

19 Şubat 1972 sabaha karşı Fındıkzade’de Tevfîk Fikret Sokak’ta bulunan Kısmet apartmanı saat 03.00 gibi basılmış, çıkan çatışmada Maltepe Askerî Tutukevi’nden kaçan Ziya Yılmaz ile evde bulunan Şerafettin Serdar, Osman Cahit İyigün, Hüseyin Özkan, Safiye Özkan ve Lâle Dedealp yakalanmıştı.

İkinci operasyon Arnavutköy’de yapıldı. Bardakçı’nın saklandığı eve sabah saat 07.00 sularında yapılan operasyonla, 25 yaşındaki genç devrimci katledildi… THKP/C operasyonlar 31 Mart 1972 Kızıldere katliamına kadar devam etti.

Ulaş Bardakçı, emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı sosyalizm ve devrim mücadelesinde devrimci hareketin yaratılmasında önder kadrolar arasında yer aldı. Gençlik hareketinin yükselen eylem çizgisini, geniş halk kesimleriyle buluşturanlardandı.

“Devrimciler, bağımsızlıkları için silaha sarılma hakkını kullandı”

Ulaş Bardakçı’nın savunmasından:

Devrimcilerin legal çalışma imkanları çok sınırlanmıştı. Azgınlaşan emperyalizmin bizi ezip geçmesine müsaade etmeden toparlanmamız, bağımsızlık savaşımızı değişen şartlara uygun biçimlerde yürütmemiz gerekiyordu.

Devrimciler emperyalizme karşı bağımsızlıkları için silaha sarılma hakkını kullandılar. THKC ve onun savaşçıları emperyalizme karşı bağımsızlık için silaha sarılma hakkını kullandılar. Savaşçılarının son teki de ölene kadar bu hakkı kullanmaya devam edeceklerdir. İddianamede geçen ve cephemizin yaptığı söylenen eylemler bağımsızlık için silaha sarılma hakkımızı kullanmamızdan başka bir şey değildir.

THKC, Türkiye halkının bağımsızlık özlemini dile getirmiş, kurtuluşun ilk kıvılcımını yakmıştır.

THKC, Türkiye halkının kurtuluşu yolunda bundan böyle de savaşını sürdürecek ve zaferi kazanacaktır.

Yaşasın bağımsız ve demokratik Türkiye için savaşanlar!

**

Yaşar Kemal’in Ulaş Bardakçı anısına yazdığı, Bugünlere Bahar İndi şiir kitabında bulunan “Ulaş” isimli bir şiiri bulunuyor.

Bu şiirin bir kısmı Zülfü Livaneli tarafından bestelenmiştir.

Ayrıca şiir Grup Yorum ve Ali Asker tarafından da yorumlanmıştır.

Gün Zileli son romanı Mevsimler’de ele aldığı siyasi kişiliklerden biri de Ulaş Bardakçı oldu.

ulaş

hele ulaşa ulaşa
ulaş benziyor güneşe
ulaş kardaş can verirken
görenlerin aklı şaşa
ulaş canım ulaş gülüm
sana yakışmıyor ölüm
sana demedim mi kardeş
düşman hayin düşman zalim
ulaş benim gülüm güzel
insanlığım yolum güzel
kardeş sen öldükten sonra
vallah billah ölüm güzel
döğünürüm yana yana
haber olmadı mı sana
yüreğindeki kırk kurşun
ağır gelmiyor mu sana
şu boğazın günden yanı
gitti gelmez ulaş hani
bu dünya güzel olacak
bu insan güzel olacak
ulaş kardeş koç yiğidim
görmeyecek güzel günü
dağlar taşlar geldi dile
bu dünya kalır mı böyle
öcümüz yerde kalamaz
sinanıma selam söyle
kadirime selam söyle
sinan kadir hüseyinim
soylu dağım yüce kinim
ulaş selam et dostlara
bizi durduramaz ölüm
bu zalim günler günler geçecek
bu zalim günler geçecek
düşmanlar ağu içecek
bundan sonra yeryüzünde
çiçekler ulaş açacak
çiçekler kadir açacak
çiçekler ilkay açacak
bundan sonra yeryüzünde
çiçekler dostluk açacak
generaller generaller
kızıl kanda kanlı eller
sizi de yeneriz bir gün
bize türk milleti derler
hele ulaşa ulaşa
ulaş benziyor güneşe
ancak sen ölürsün böyle
böyle yiğit biz ölürüz
düşmanların aklı şaşa
ulaş benziyor güneşe
bundan sonra yeryüzünde
hep çiçekler ulaş aça

yaşar kemal

Grup yorum – https://www.youtube.com/watch?v=9OwwEgenFVk
Zülfü Livaneli – https://www.youtube.com/watch?v=Imxv5o3LMfg

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…