Gezi Parkı protestoları 'bir darbe kalkışması'ymış

18 Şubat 2020
 Gezi Parkı protestoları 'bir darbe kalkışması'ymış

Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 16 sanığın “Türkiye Cumhuriyeti hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması salı günü Silivri’de görülmeye devam ediyor.

Gezi Davası’nın 6’ncı duruşması bugün Silivri’de bulunan 30’ncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Silivri Cezaevi’nde görülen duruşmayı izlemek için, aralarında CHP Genel Başkan Yardımcıları Veli Ağbaba, Muharrem Erkek, Orhan Sarıbal, Gökçe Gökçen, Gamze Akkuş İlgezdi, Onursal Adıgüzel, Aykut Erdoğdu ile CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve 20’ye yakın CHP Milletvekili katıldı. Duruşmaya çok sayıda izleyici de katılırken sabahın erken saatlerinde otobüslerle duruşmanın olduğu Silivri’ye gelenler jandarmanın kimlik kontrollerinden geçmek zorunda kaldı.

Duruşmaya katılan HDP milletvekili Mithat Sancar, "Gezinin bize büyük bir vasiyet var. Gezi adalet isteyen çevrelerin bir arada oldugu bir hareketti. Biz bu taleplerin olduğu heryerde olacağız" ifadelerini kullandı.

Son duruşmada mütaalasını açıklayan savcı, tutuklu iş insanı Osman Kavala, akademisyen Yiğit Aksakoğlu ve Mücella Yapıcı için ağırlaştırılmış müebbet hapis, altı sanığın da 15 ile 20 yıl arasında hapsini istedi.

Yurt dışında bulunan yedi sanığın dosyalarının ayrılmasını isteyen Savcı Edip Şahiner, bu sanıkların Kavala, Aksakoğlu ve Yapıcı ile aynı eylemlerde bulunduğunu iddia etti.

Davanın tek tutuklu sanığı olan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) derhal tahliyesini talep ettiği Osman Kavala, kararın üstünden üç aydan uzun süre geçmesine rağmen cezaevinde tutulmaya devam ediyor.

16 sanığın temelde, "protestoları örgütlemek ve finanse etmekle" suçlandığı iddianamede, Gezi Parkı protestoları "bir darbe kalkışması" olarak tanımlanıyor.


Duruşmayı takip eden çizerler de mahkeme salonundan çizdikleri kareleri paylaşmaya başladı.

Çizer: Tarık Tolunay

Resmi Twitter'da görüntüle
 Çizer: Murat Başol
Resmi Twitter'da görüntüle
 
 Duruşmayı an be an izleyen P24 Dava Takip, sosyal medya hesabından avukatların savunmalarını da paylaşıyor.
Punto24 Dava Takip@P24DavaTakip

Av. Pekin: “Esas hakkındaki mütalaada çok enteresan bir ayrıntı var. Mütalaada ‘Amerikan Arabeski’ isimli bir kitaptan alıntı yapılıyor. Savcının Fransızcası var mı, bu kitabı okumuş mudur bilmiyorum. Ama bunu onun yazmadığını biliyorum.”

Resmi Twitter'da görüntüle

Av. Pekin: “Savcı bu bölümü KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin köşe yazarı Kerim Balcı'nın 7 Haziran 2013 tarihli yazısından olduğu gibi almış. Mütalaanın fikirsel alt yapısı da oradan alınmış.”

'ın avukatı Tora Pekin de beyanda bulunarak soruşturmanın genişletilmesini talep etti.

Av. Pekin: “Savunmanın taleplerinin ‘davayı uzatma çabası’ denilerek reddedildiğini görüyoruz. Bugüne kadar ne sanıklar ne avukatlar fazladan bir kelime etmedi bu mahkemede. Tam tersine bu mahkemede bir davayı kısaltma çabası söz konusu.”

Duruşmadan notlar...

Duruşma savcısı, yargılamanın uzatılmasına yönelik taleplerin reddedilmesini istedi veesas hakkındaki mütalaayı okudu.

Bunun üzerine Yiğit Aksakoğlu'nun avukatı Turgut Kazan söz alarak "Taleplerimi savcı görmedi. Savcı hiçbir şey bilmiyor. Ne istediğimizi bilmeden duruşmayı uzatma amacıyla verilimiş deniliyorsa o iddia makamı değildir" dedi.

Kazan'ın beyanlarının ardından Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk, Osman Kavala'yı kürsüye çağırdı fakat avukatlar müdalede bulunarak, bu durumun usule aykırı olduğunu ifade etti.

Kazan: “Kaset konusunda 17-25 Aralık sürecinde kaset düzenlemelerini ‘pislik’ kabul ediyorsunuz, aynı şey Osman Kavala’da söz konusu olunca sorun yok! Bu eşitliğe aykırıdır" tepkisi gösterdi.

Yurt dışında bulunan Memet Ali Alabora'nın avukatı Kaan Karcılıoğlu, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Mücella yapıcı avukatı Evren İşler, Çiğdem Mater Utku'nun avukatı Hürrem Sönmez, İnanç Ekmekçi avukatı Aynur Tuncel Yazgan sırasıyla söz alarak müvekkillerinin dinlenmesini talep etti. mahkemenin istenilen delillerle ilgili bir karar vermediklerini ifade etti.

'Bu dosya muhteşem Gezi eyleminin altında kalır'

Daha sonra söz alan ise Bahri Belen "Yargılamanın bu aşamasında yerine getirilmesi, tamamlanması, duruşma aşamasında yargılama faaliyetinini tamamlanabilmesi için yasadaki normların ve normların ötesinde CMK'nın temel ilkelerine uygun bir sürecin izlenmesi gereklidir. Çünkü ceza muhakemesi sürecinde kuralları ihlal edenlerin cezalandırılması gerekir, böylece ceza normlarının caydırıcılık etkisinin sağlanır. Bulunduğumuz noktada yargılama faaliyeti, savunma ve mahkemenin vereceği hüküm faaliyetinin eksiksiz olması gerek. Peki biz hangi aşamadayız?" dedi. 

Yeşil Sol Parti@YesillerSol

Hepimiz Gezi'deydik... Yine buradayız!

Resmi Twitter'da görüntüleResmi Twitter'da görüntüleResmi Twitter'da görüntüle

Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk, Belen'e "Bunun cevabını siz vereceksiniz" dedi.

LeMan’ın yeni sayısına yarın bayilerden erişebilirsiniz.

Resmi Twitter'da görüntüle

Belen "Bu iddianame ve delillere göre, sanıkların sorgusunu aldınız. Bu tamamlandı. Ondan sonra sanıkların savunmasına yönelik deliller nerede? Bunlar toplandı mı? Bize göre deliller yok. Biz de mecbur bırakıldığımız için savunma delillerini sunmak istiyoruz. Mahkeme önüne getirilmiş delillerle hüküm kurar diyor CMK. Bunlar dosyaya konulduktan sonra kanuna göre ne olması gerekiyor? CMK 214'te açık olarak belirtilmiş. Tanıkların dinlenmesinden sonra bizim tanıklarımız dinlenmedi. bunlar da dinlendikten sonra taraflara ne diyeceklerinin sorulması gerekir. Tahkikat aşaması davamızda tamamlanmamıştır. Usule aykırı dinlenen bir tanık var. Size göre usule uygun olabilir. Ancak bizim tanıklarımız dinlenmedi. Yazılı belgeler tartışılmadı. İki tane polis ve Murat Papuç tanık dinlendi. Gaz maskesinden bahsetti ifadesinde Papuç. Bu maske salona getirilmedi. Bu maskeyi kim satın aldı, kim kullandı, Gezi'ye katılanlarına maskesine benziyor mu? Bunlar sorulmadı, çünkü mahkeme önüne getirilmedi. Eğer bu maske ile Türkiye halkının özgürlükler ve demkorasi konusunda akılalmaz bir tarihi deney yaşadığı Gezi olayının yargılamak istiyorsanız bu dosya, hakimler, savcılar ve biz bu Papuç'un altında kalırız. Aslında bu dosya muhteşem Gezi eyleminin altında kalır" diye konuştu.

'nın karar duruşmasını takip etmek isteyen yurttaşlar bina önünde uzun kuyruklar oluşturdu

Yerleştirilmiş video

Savunmanın delillerinin toplanmasını isteyen Belen "Bu talepler Gezi olayını bir Papuç'un altında kalmaktan kurtaracaktır. Aklıyla malul bir tanık yerine Gezi'yi teneffüs edenlerle görüp değerlendirin. Bu sizin tarihi görevinizdir. Bunun için ciddi delilleri toplamalısınız" dedi.

Gezi olaylarına tanıklık eden bir tanığın dinlenmesini isteyen Belen "Bu tanık şu an buradadır. Bu tanık Gezi olayını duyularıyla gördüğü gibi anlatacaktır. Davadaki sanıkların herhangi birinin talebiyle değil, Gezi'yi yaşamış biridir. Yangından mal kaçırıyormuş gibi değil, temel ilkelere göre karar vereceksiniz delilleri toplayın, tanıkları dinleyin. İşte o zaman Gezi eylemleri Türkiye'yi aydınlatacaktır" ifadelerini kullandı.

İddianamede neler yer alıyor?

İddianamede 746 müşteki yer alıyor. Müştekilerin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Erdoğan'ın başbakanı olduğu 61. hükümetin bakanları vardı.

Dönemin Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ ve Emrullah İşler; dönemin Ulaştırma, Denizclik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ve dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da müştekiler arasındaydı.

Son olarak Gezi eylemleri sırasında darp edilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'a ölümcül tekmeyi attığı gerekçesiyle 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan polis Mevlüt Saldoğan'ın davaya müdahil olma talebi "zarar gördüğü" gerekçesiyle Aralık ayındaki duruşmada kabul edilmişti.

AKP'den ayrılarak Gelecek Partisi'ni kuran Ahmet Davutoğlu, dün (17 Şubat) yaptığı açıklamada PKK, FETÖ ve IŞİD örgütleriyle bağlantılı dosyalar ile Pelikan gibi yapıların işlemiş oldukları kamusal suçlar haricindeki, şahsına yönelik işlenen ve kamusal nitelik taşımayan, başta hakaret olmak üzere ceza davası dosyalarından feragat ettiğini duyurdu.

Bu kararla birlikte Davutoğlu, yarın görülecek ve mağdur sıfatıyla yer aldığı Gezi Parkı davasından da çekilmiş oldu.  

Kavala'nın eşi Prof. Ayşe Buğra, duruşma öncesi verdiği röportajda, "Osman’ın kullanılması Batı düşmanlığı, Avrupa’dan kopma isteğiyle bağlantılı olabilir" ifadesini kullanmıştı.

Gezi parkı eylemleri sırasında en çok konuşulan isimlerden olan Mehmet Ali Alabora, DW Türkçe'den Gazel Acer'e verdiği söyleşide, "Gezi ile ilgili fikrim hep aynı. Gezi biricik ve tek bir şeydi. Evet biz başka bir dünyanın olabileceğine inananlar olarak dünyanın her yerinde, başka bir dünyanın olabildiğini gördüğümüz anlar oluyor. Gezi onlardan biriydi. Öyle anlar olmasa, başka bir dünyaya olan inancımız olmaz zaten" diyor.

Osman Kavala'nın tutukluluğunun karmaşık duygular hissettirdiğini kaydeden Alabora, "Osman Ağabey için gerçekten çoğu zaman iyi hissedemiyorum. Çok zor bir şey yaşadığını ve çok büyük bir haksızlık olduğunu görüyorum ve gerçekten çok üzülüyorum. Kimi zaman bir tarafıyla benim için çok geride kalmış bir şey olarak  düşünüyorum ve burada, kendime yeni kurmaya çalıştığım hayatın içinde tekrar tekrar bir şeyin içine çekilmek de zor geliyor" ifadesini kullanıyor.

Gezi Parkı eylemlerine zaman zaman bırakılmışlık hissi yaşadığına da vurgu yapan Alabora, "Türkiye bugün tarihinin, Cumhuriyet tarihinin en büyük yarılmalarından birini yaşıyor" görüşünü dile getiriyor.

Gezi davasının karar duruşmasından bir beklentisi olmadığının altını çizen Alabora, "Bu soruya cevap vermem için herhalde oturup saatlerce ya yazı yazmam lazım ya da başka bir şey yapmam lazım. Ayağa kalkmam lazım. Bu oturduğum koltuktan, kulisten ne düşündüğümü söylemem çok zor olur. Bu soru bile tek başına beni germeye yetiyor. Aklımın bir tarafında Mücella var, burada Osman ağabey içeride. Orada diğer 16 kişi var içinde olanlar. Çok zor bu soruya cevap vermem. Zor yani... Çünkü bir tane cevabı yok. İçinde bir tane şeyin gizli olduğu, katman katman, duyguların ya da duygusuzlukların yer aldığı çok karmaşık bir cevabı var" yorumunu yapıyor.

Davada hakkında 20 yıla kadar hapis istenen  Şerafettin Can Atalay, Amerika'nın Sesi'nin sorularını yanıtlarken, savcının verdiği esas hakkındaki mütalaanın büyük ölçüde mahkeme kararına yansıyacağını düşündüğünü belirtiyor.

Atalay, Gezi olayları sırasında kendisinin yönettiği bir toplantıda gaz maskeleri dağıtıldığını söyleyen Murat Pabuç’un yalan söylediğini kaydediyor ve ekliyor:

‘‘Murat Pabuç’u ben tanımıyorum. Taksim Dayanışması üyeleri Mücella Yapıcı ve Tayfun Kahraman da tanımıyor. Bu dosya kapsamında 2013 Haziran’ından bu yana haber elemanı olarak kullanıldığı kuşkusuz. Osman Kavala ile ilgili benim bilmediğim ama mantıksal bütünlüğü olmayan hikayeler anlatıyor. Osman Kavala’yı Gezi’nin finansörü olarak işaret ediyor. Yanına kimi koyuyor finansör olarak? Mücelle Yapıcı’yı ve beni. Daha sonra bu hikayeden vazgeçiyor. Avukatların alınmadığı ifadesinde, benim yönettiğim toplantının bir aşamasında gaz maskesi dağıtıldığını kendisinin de bunu aldığını söylüyor. Böyle bir şey olmadı. Olsaydı da söylerdim. Koskoca Gezi direnişinde olay bir gaz maskesi davasına geldi. Cebir ve şiddeti gaz maskesiyle tamamlamaya çalışıyor savcılık ve korkarım mahkeme. Gaz maskesi haksız insafsız polis şiddetine karşı insanların vücut bütünlüklerini korumak için kullandıkları basit bir materyaldir. Bununla ne cebir ve şiddet unsurunu tamamlayabilirler ne de başka bir şeyi.’’


Bianet'in derlemesine göre ilk günden bugüne Gezi davası sürecinde yaşananlar madde madde şöyle:

- Gezi davası soruşturmasının açılmasından itibaren 78 ay, Osman Kavala’nın tutuklanmasının üzerinden 28 ay, iddianamenin açıklanıp dava sürecinin başlamasını takiben 12 ay geçti.

- 18 Ekim 2017 tarihinde Gaziantep’ten uçakla dönmekte olan iş insanı Osman Kavala, Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alındı.

- 1 Kasım 2017’de “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs, hükümeti ortadan kaldırma” suçlamasıyla Kavala’nın tutuklandığı duyuruldu. Tutuklama talebini içeren sevk yazısında, Kavala’nın Gezi olaylarının yöneticisi ve finansörü olduğu iddia ediliyordu.

- Soruşturma dosyası, tutuklu Kavala ve avukatlarından kısıtlamalarla gizlenirken soruşturma bilgileri medyaya servis edildi.

- 16 Kasım 2018’de aralarında Kavala’nın kurucusu olduğu Anadolu Kültür’ün bazı yöneticilerinin de yer aldığı yeni bir gözaltı dalgası yaşandı. Sivil toplum profesyoneli Yiğit Aksakoğlu tutuklandı.

- Daha önce beraat etmiş Taksim Dayanışması üyeleri de ifadeye çağırıldı, medyada daha geniş bir soruşturma listesi olduğu haberleri yayınlandı.

- 19 ay hakim karşısına çıkartılmadan, iddianame hazırlanmadan hapiste tutulan Kavala’nın avukatları bile soruşturmayı basından takip etmek zorunda bırakıldı. 

- Yaklaşık 1,5 yıl hiçbir hukuki süreç işletilmeden geçirildi.

- Savcılığın hazırladığı iddianame 19 Şubat 2019 günü açıklandı, 4 Mart’ta mahkeme tarafından kabul edildi.

- Altı yıl önce yaşanan Gezi olaylarıyla ilgili olarak 16 ayda hazırlanan iddianamede, 16 kişi hakkında müebbet hapis isteniyordu.

- İddianame ve eklerinde telefon tape’leri ağırlıktaydı.

- 657 sayfalık iddianamenin, çoğu dinleme kayıtlarından oluştu.

- İddianamede 8 bin sayfanın üzerinde ek dokümanı olduğu açıklandı.

- İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kabulüyle 24 Haziran 2019’daki ilk duruşmada sanıklar ilk savunmalarını yaptı. Tutuklu sanık Yiğit Aksakoğlu tahliye edildi.

 - Anayasa Mahkemesi 22 Mayıs 2019’da Osman Kavala’nın bireysel başvurusuna, kendi raportörünün aksi yöndeki görüşüne rağmen, oy çokluğu ile “ihlal yok” kararı verdi.

* 24 Haziran, 18 Temmuz ve 9 Ekim’deki duruşmalarda mahkeme Osman Kavala için tahliye taleplerini reddetti.

* Davaya başlandığı tarihten itibaren sanıklar ve izleyiciler üç ayrı heyetle karşı karşıya kaldı. Kavala için tahliye isteyen mahkeme başkanı acilen görevden alındı!

*10 Aralık 2019’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osman Kavala’nın bireysel başvurusuyla ilgili ihlal kararını açıkladı. Üç ayrı gerekçeyle verilen ihlal kararlarının ikisi oy birliği, biri oy çokluğuyla alındı.

* AİHM ayrıca Kavala’nın makul şüphe bulunmadan siyasi gerekçelerle tutuklandığına hükmederek, tutukluluğun derhal sona erdirilmesini istedi. Mahkeme, 28 Ocak 2020'de görülen son duruşmada bu kararı dikkate almayarak Kaval'nın tutukluluğuna devam kararı verdi.

Mütalaa dosyaya girdi
6 Şubat 2020 tarihinde savcı Edip Şahiner'n esas hakkında mütalaası dosyaya girdi. 

Savcı mütalaasında Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu’nun ve Mücella Yapıcı’nın TCK’nın 312. Maddesinde düzenlenen “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapislerini; Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi’nin ise “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ” suçlamasıyla 15 yıldan 20 yıla kadar hapislerini istedi. 

Yurtdışında bulunan sanıklar Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Memet Ali Alabora ve İnanç Ekmekçi’nin dosyalarının ayrılmasını isteyen Savcı Edip Şahiner, bu sanıkların Kavala, Aksakoğlu ve Yapıcı ile aynı eylemlerde bulunduğunu iddia etti.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…