Prof. Boratav: Finans kurallarına ya uyacaksınız ya cezalandırılacaksınız | Haber | Siyaset Haberleri

Prof. Boratav: Finans kurallarına ya uyacaksınız ya cezalandırılacaksınız

24 Mayıs 2018
Prof. Boratav: Finans kurallarına ya uyacaksınız ya cezalandırılacaksınız

Prof. Korkut Boratav, Türkiye'nin ya uluslarararası finansal kurallara uyacağını ya da cezalandırılıcağını söyledi: Nedir cezalandırma? Fon girişleri durur. Krediler pahalılaşır ya da ana parayı tahsil etmeye başlar bankalar. Bu da döviz krizine sürükler. Sonuç, kurallara uymaya razı olursanız, teslim olursanız IMF’ye gidersiniz. İşte Türkiye bu noktadadır.

iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, dünyada hâkim olan finans kurallarına dikkat çekti ve “Şimdi bu kurallara ya uyacaksınız ya da cezalandırılacaksınız. Sonuç, kurallara teslim olursanız IMF’ye gidersiniz. İşte Türkiye bu noktadadır” dedi. CHP’li ekonomist Selin Sayek Böke ise “Bu OHAL devalüasyonudur. Göz göre göre hep birlikte batıyoruz” yorumunda bulundu

İktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav , ekonomide gelinen aşamayı değerlendirdi. Dünyaya hâkim olan finans kurallarına dikkat çeken Boratav, “Şimdi bu kurallara ya uyacaksınız ya da cezalandırılacaksınız... Sonuç, kurallara uymaya razı olursanız, teslim olursanız IMF’ye gidersiniz” dedi. Prof. Dr. Boratav’ın değerlendirmeleri şöyle:

* Şu anda dünyaya hâkim olan finans kuralları şunlar: 1- Merkez Bankası’nın kesin bağımsızlığı. 2- Enflasyon üzerinde faiz oranını belirleyen sıkı para politikası. 3- Döviz fiyatları dalgalanmaya bırakılacak, Merkez Bankası müdahale etmeyecek. 4- Hepsinin temeli olan ana kural sermaye hareketleri serbest bırakılacak.

* Şimdi bu kurallar finans kapitalin hakimiyetini sağlayan kurallardır. Bununla baştan kavga etmeniz mümkün. Yani “sermaye hereketlerini kontrol edeceğim” diyerek meydan okuyabilirsiniz. Türkiye bundan 1989’da vazgeçti. Serbest bıraktı. İkincisi Döviz kurunu kontrol edebilirsiniz. Türkiye bundan da Kemal Derviş döneminde 2001’de vazgeçti. 2002 sonunda iktidara gelen AKP de aynı kuralları kabul etti. Şimdi buna ya uyacaksınız ya da cezalandırılacaksınız.

* Nedir cezalandırma? Fon girişleri durur. Krediler pahalılaşır ya da ana parayı tahsil etmeye başlar bankalar. Bu da Döviz krizine sürükler. Sonuç, kurallara uymaya razı olursanız, teslim olursanız IMF’ye gidersiniz. İşte Türkiye bu noktadadır.

* Cumhurbaşkanı bu kurallara uyma niyetinde olmadığını çeşitli vesilelerle söylüyor. Fakat söylem ortalığı karıştırıyor. Ne söylüyor: “Yurtdışına para kaçıranlara vergi uygulanacak. Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olarak Merkez Bankası bağımsızlığına tabi olmak zorunda değildir. Son olarak da faiz bütün kötülüklerin anasıdır, düşürmek lazım.” Bunlar kurallara itiraz anlamına geliyor ama temel kural korundukça yani sermaye hareketlerinin korunması halinde mümkün değil. Cezalandırılırsınız. Prof. Boratav, ekonomideki kötüye gidişin işçiye, memura yansımasının nasıl olacağı konusunda da “Enflasyon yukarı çekilir, sonunda sert krize dönüşürse ekonomi daralmaya başlar. İşsizlik yükselir. Ancak bu nokta daha sonra gelir. Yıl sonunda gelir. Özellikle önümüzdeki yıl gelir” dedi.

Böke: Bu yaşanan OHAL devalüasyonudur

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisinin hızla bir uçurumdan aşağı yuvarlandığına dikkat çekti. TL’nin OHAL ilanından bu yana yüzde 60’a yakın değer kaybettiğini belirten Böke, “Bu çok açık bir biçimde OHAL devalüasyonudur” dedi.

TL’nin her yüzde 10’luk değer kaybında enflasyonun 1.5 puan arttığına, TL’nin sadece yılbaşından bu yana yüzde 27 değer kaybettiğine işaret eden Böke,“Göz göre göre hep birlikte batıyoruz” değerlendirmesini yaparken, “Ancak, şu da açıktır ki Saray’ın sebep olduğu bu krizden sadece Merkez Bankası’nın alabileceği önlemlerle çıkmak mümkün değildir. İhtiyaç çok açıktır. Çok acil biçimde: OHAL kalkmalıdır. Varlık Fonu uygulamasına son verilmeli; Hazine, kaynaklarını paraleli için değil, halk için kullanacak güce kavuşturulmalıdır” dedi.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…