Erdoğan Trump ile kavga ettikçe Türkiye’nin kredi borcu artıyor

Mark Bentley-Ahvalnews

15 Ağustos 2018
Erdoğan Trump ile kavga ettikçe Türkiye’nin kredi borcu artıyor

Türkiye CB Recep Tayyip Erdoğan ülkeyi ekonomik krize sokacak politikalarda ısrar ettikçe Türkiye’nin savunma pozisyonuna geçmiş şirketleri ve sermayeleri eriyen bankaları dev boyutta döviz borçlarıyla karşı karşıya.

Türkiye bazlı kurumsal şirketlerin önümüzdeki 12 ay içinde 50 milyar dolar tutarında uzun vadeli ödemeleri var ve bu ödeme tarihlerinin ciddi bir bölümü önümüzdeki aylar içinde. Ağustos ayında 2.75 milyar dolar, Eylül’de 4.8 milyar dolar ve Kasım ayında 7.1 milyar dolar ödenmesi gerekiyor. Merkez Bankası verilerine göre Aralık ayında ödenmesi gereken miktar da 5.6 milyar dolar.

Erdoğan’ın geçtiğimiz iki hafta içinde ABD’yi yabancı bankalarla işbirliği yaparak Türkiye’ye yönelik ‘ekonomik saldırı’ ile suçlamasıyla şiddetlenen diplomatik çatışma sonrası lira son 2 haftada %25, sene başından beri de %45 değer kaybetti.

Başkan Trump, rahip Andrew Brunson ve terörizm suçlamasıyla 14 Amerikan vatandaşının hapiste tutulması nedeniyle iki Türk bakana uyguladığı yaptırımlardan sonra Türk çelik ve alüminyum ticaretine yönelik gümrük vergilerini de iki katına çıkardı. Erdoğan Salı günü yaptığı açıklamada ABD’den gelen elektronik ürünlere boykot uygulanacağını söyledi.

Türk ekonomisinin aşırı ısınmasından kaynaklandığı düşünülen liranın değer kaybı Türk şirketlerinin dış borçlarını ödemesini de zorlaştırıyor. Türk şirketleri uzun vadede 223 milyar dolar dış borca sahip, bunun 133.5 milyarlık bölümü dolar. Bu kredilerin sadece faizine bile ulaşmak çok zor görünüyor. Bu durum da zaten liranın değer kaybı yüzünden sürekli sermaye kaybı yaşayan ülke bankalarının dengesini bozuyor.

Erdoğan Pazartesi günü ABD’yi NATO müttefikini ‘sırtından bıçaklamakla’ suçladıktan sonra Türk bankalarının finansal sağlığı konusunda yaşanan endişeler sonrası hisse fiyatları 2013’ten beri en büyük düşüşü yaşadı. Devam etmekte olan gerginlik yüzünden Asya piyasalarında dolar/lira oranı 7.23’e kadar yükseldi.

Merkez Bankası’nın bankaların borçlarına karşı lira, dolar ve altın olarak tutması gereken kaynaklardan vazgeçip likidite ihtiyaçlarını karşılayacağını açıklaması sonrası lira pazartesi gününü 6.88 seviyesinde bitirdi ve Salı günü de değer kazanmaya devam etti.

Bir zamanlar Türkiye’de iş yapmak isteyen yatırımcıların favorisi olan Garanti Bankası Pazartesi günü %12 değer kaybetti ve şu anda değeri 24.6 milyar lira (3.8 milyar dolar). Banka Ocak ayında 12 aylık bir dönemin zirvesine ulaştığından beri yüzde 50 değer kaybetti ve bu kayıpta liranın dolara karşı değer kaybı faktör değil.

Bu değer kaybı liranın dolara karşı değer kaybını içinde barındırmıyor. Pazartesi günü yaşanan hisse alım satımları sırasında üç büyük Türk bankası Akbank, Yapı Kredi ve İş Bankası’nın hisse ticareti durduruldu çünkü daha önce öngörülemeyen seviyelere indiler.

Aralarında Moody’s ve Standard & Poors’un da bulunduğu kredi acentaları, yatırım bankacıları ile birlikte, Türk bankalarının ve Türkiye’de iş yapan tüm şirketlerin liranın değer kaybı, ekonomik büyümede yavaşlama ve mali politikalarda etkisizliğiyle birlikte risk altında olduğu uyarısında bulundu.

Goldman Sachs son yayınladığı raporda Türk lirası 7.1 seviyesine çıkar ve o seviyede devam ederse bankaların fazla sermayelerinin büyük oranda yok olacağını ve aynı seviyelerde kalacağını söyledi ve bu şu anda olası bir çözüm gibi görünüyor.

Türk bankaları da şu anda dünyadaki benzerleri gibi uluslararası sınırların yarattığı limitleri geçerek borçlarını ödeyebileceklerini ve finansal olarak güçlü olduklarını göstermek istiyor.  

En son kararlaştırılan Basel III kurallarına göre, bankalar 2019 itibarıyla %8.5 sermaye oranına uymak zorunda. Bu oran bankanın temel sermayesiyle risk taşıyan varlıkları arasında hesaplanıyor.

Türkiye bankaları için bu oran Haziran ayı başında hesaplanan sınırların çok üstünde, %12.2 olarak açıklandı. Lira her defa %10 değer kaybettikçe, sermaye zorunluluk oraı %0.5 azalıyor. Goldman’a göre Temmuz ayında yaşanan lira değer kaybı değerleri %0.6 azalttı.

Goldman raporuna göre Genel Sermaye Oranı konusunda en zayıf banka %10.7 ile Yapı Kredi. Eğer dolar 6.3 seviyesine inerse Yapı Kredi ve İşbank’ın sermayeleri büyük ölçüde yok olacak. 6.9 seviyesinde de Akbank zarar görecek. Bu üç banka Pazartesi İstanbul Borsası’nı karıştırdı.

Pazartesi günü liranın düşüşü yatırımcıları korkutmaya devam ettikçe Türk tahvilleri de belirsiz bölgeye doğru kaymaya devam etti.

Bloomberg haberlerine göre Türkiye bankalarının verdiği bonolar, bir ay önceye kıyasla, dolara karşı 80 sent’in altında fiyatlandırıldı. Vadesi 2026’da bitecek Yapı Kredi bonolasrı en çok etkilenerek sadece geçtiğimiz hafta içinde dolara karşı yüzde 30 değer kaybetti.

Bu dönemde yerel bankalar enerji projeleri, satın alımlar ve mega inşaat projeleri başta olmak üzere on milyarlarca dolarlık çalışmalara fon sağladılar.

Türkiye’nin dış döviz borcu 2008 ekonomik krizi öncesinde bile 50 milyar dolardı. Borcunu yeniden yapılandırmak isteyen Türk şirketleri arasında Godiva sahibi Yıldız Holding ve ülkenin yükselen zenginleri arasında gösterilen Ferit Şahenk de bulunuyor.

Erdoğan krizi çözmek için doğru adımları atmaya yönelmezse ve ABD ile olan gerginliği çözmezse lira değer kaybetmeye devam ederek hem şirketler hem de bankalar üzerinde baskı yaratmaya devam edecek.

Liranın serbest düşüşü yüzünden önümüzdeki aylarda artması beklenen zaten %16 seviyesindeki enflasyon da şirketlerin iş yapmasını zorlaştıracak. Aynı zamanda bankaların kredi vermesi zorlaşacak ve yükselen faiz oranları yüzünden kredilerin geri ödenme oranı azalacak. Şu anda tüketici veya işyeri kredilerinin yıllık fiyatı %25 seviyesinde.

Türk bankalarının yaşadığı gerilim ilk çeyrek raporlarında zaten belli oldu. Akbank’ın da aralarında olduğu bankalar, iş dünyasına verdikleri kredilerin %10’unun yakın takip altında olduğunu veya yeniden yapılandırıldığını belirtti. Verilen kredilerin %3’ünün geri ödenmediği de ek bir bilgi.

Türk bankalarının ve onlardan kredi alan şirketlerin geleceği oldukça kasvetli.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…