Mimarlar Odası: Cumhuriyet kurumları kararnamelerle yok ediliyor | Haber | Siyaset Haberleri

Mimarlar Odası: Cumhuriyet kurumları kararnamelerle yok ediliyor

16 Temmuz 2018
Mimarlar Odası: Cumhuriyet kurumları kararnamelerle yok ediliyor

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, peş peşe yayınlanan cumhurbaşkanlığı kararnamelerine dikkat çekerek, 'AOÇ kanunu değişiyor, ağaç kesimi devam ediyor, Milli Kütüphane kaldırılıyor, kültür sanat baskı altına alınıyor. Cumhuriyet kurumları ve hafızalarımız yok ediliyor. Ülkenin tüm sistematiğini bozan bir rejim değişikliğiyle karşı karşıyayız' dedi.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi başkanı Tezcan Karakuş Candan, peş peşe yayınlanan cumhurbaşkanlığı kararnamelerine dikkat çekerek, 'AOÇ kanunu değişiyor, ağaç kesimi devam ediyor, Milli Kütüphane kaldırılıyor, kültür sanat baskı altına alınıyor. Cumhuriyet kurumları ve hafızalarımız yok ediliyor' dedi. 

Peş peşe yayınlanan cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle özerk olması gereken bir çok kurumun doğrudan cumhurbaşkanına bağlanmasına yönelik tepkiler sürüyor. 

Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Bu kararnamelerle birlikte AOÇ kanunu değiştirildi. Milli kütüphane kaldırıldı. Devlet Tiyatroları ve Opera Balesi'nin yapısı değiştirildi. Ülkenin tüm sistematiğini bozan bir rejim değişikliği ile karşı karşıyayız” dedi.

"Her baskı döneminde sanatla sanatçılarla uğraşılmıştır" diyen Candan şöyle devam etti:

"Almanya’da Hitler, İspanyada Franco döneminde faşizmin son aşamasında sanatçılar en ağır baskılarla karşılaşmış, sanatları ile alay edilmiş, eserlerinin halk tarafından alay edilmesi için itibarsızlaştırılmış ve en sonunda sanatçılar ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardır. Hitler döneminde korkunun ve faşizmin sanat ortamını kuşatması, Paul Klee’nin korku maskesinde resmedilmiştir. Bu maskeyi taşıyan çelimsiz ayaklı zayıf insanlar  korku ortamını yaratanların güçsüzlüğünü simgelemektedir. Sanat evrensel olarak  böylesine imge ve güçlü mesajları veren zenginliği ile tek elden yönetilemeyecek kadar çok ellerde şekillenir. Sanatın çok renkliliği ve çok sesliliği ortadan kaldırılmaya çalışılırsa o ülkede yaşam biter, gelecek biter. Sanatsız bir yaşam yaşam olmaz. O nedenledir ki bu ülkede yapılan tek devrim Cumhuriyet’tir, çok sesli müziğin okullarda yaygınlaşması, en ücra köy okullarına kadar gönderilen Berchestien marka piyanolar, Alman faşizminden kaçan en değerli sanatçıların kurduğu sanat eğitim kurumları ve yetiştirdiği sanatçılar ile bu ülke Cumhuriyet devrimi ile çığır atlamıştır. Çok yönlülüğü olmayan, sanattan anlamayan, ufkunu  geleceğe ve bilime yönlendiremeyen  yöneticiler asla devrim yapamaz.”

'MİLLİ KÜTÜPHANE ÜLKENİN AKLIDIR'

Candan şöyle devam etti:

“Milli Kütüphane ülkenin aklıdır, aklını kaldırarak toplumu akıl dışı bir sürece mahkum etmek isteyen her anlayış tarihsel olarak yok olmaya mahkumdur. Eğitimin ayrılmaz parçası olan Milli Kütüphane, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişte ulusal çapta bilgilerin derlenmesi ve her biri korunmaya değer eserlerin arşivlenmesinin ana mekansallığıdır. Arşivinizin, geçmişinizin ve üretiminizin bilgilerinin korunma ve paylaşma mekanı olan Milli Kütüphane toplumsaldır ve kamusaldır. Bu kamusal alanın adının, kanununun, mekanının değiştirilmesi kabul edilemez. Tek akla değil, milyonlarca  bilginin ortasında imbiklenmiş akıllara olan inancımızla, Milli Kütüphane'nin kaldırılmasını kabul etmiyoruz.”

'AOÇ'DE KESİM DEVAM EDİYOR'

Atatürk Orman Çiftliği'nde yol yapım çalışmaları için ağaç kesilmesine devam edilirken, kararnamelerle AOÇ kanunu maddelerinin kaldırıldığı vurgulayan Candan, "AOÇ giderek tamamen talana açık bir sürece hazırlanıyor.  Binicilik tesislerinden açılan yol ile ilgili olarak alana üç katlı otopark yapılacağına dair proje hazırlatıldığı bilgisini aldık. Ağaç kesimi devam ediyor. Kaçak Saray’ın AOÇ’deki betonlaşması devam ediyor. Sadece AOÇ değil artık memleketin her karış toprağı talan tehdidi ile karşı karşıya. Artık AOÇ de, ülkenin tüm yönetimi ile birlikte Cumhurbaşkanında. Hukuk yok, denetim yok, artık hükümet-kabine diye bir sistem yok. Bakanlar bir nevi alanlarına göre cumhurbaşkanının sekreteryası konumunda. AOÇ de, diğer varlıklarımız da artık hukuk güvencesinde değil" dedi. 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…