AKP'li Külünk: Atatürk'ü İnönü zehirledi, ülkeyi batının hizmetine verdi

12 Kasım 2017
AKP'li Külünk: Atatürk'ü İnönü zehirledi, ülkeyi batının hizmetine verdi

AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İnegöl'de konuştu. Türkiye'nin 11 Kasım 1938'den sonra Batı'nın hizmetine verildiğini, bunun nedeninin ise İsmet İnönü'nü olduğunu ileri sürdü.

Erdoğan'ın 'Atatürk'ü ruhu faşist, söylemi marksist marjinal çevrelerin eline bırakacağız? CHP gibi amorf bir partinin Atatürk'ü milletimizden kaçırmasına göz yummuyacağız' şeklindeki çıkışından sonra AKP'nin propaganda makinesi çalışmaya başladı.

Bütün melanetlerin, kötülüklerin belirlenen son kaynağı İsmet İnönü.. FETÖ 'nün arkasındaki güç de meğer 'Atatürk'ü zehirletenlermiş'. Bu yeni propaganda stratejisiyle, Atatürk, tıpkı gardrop Atatürkçüleri, yani 'mavi gözlüm-sırma saçlım Atatatürkçüleri gibi sahiplenilecek, İnönü onun Kuvvayi milliye çizgisini terk eden ve onu zehirleten adam olarak lanse edilecek. Onun Kurtuluş Savaşı başlamadan önce Amerikan mandacılığına onay verici konuşmaları hatırlatılarak, bugün Erdoğan'ın ABD tarafından tasfiye edilmek istenmesi arasında bağlantı kurulacak. Böylece CHP Amerikancı gösterilecek.. Erdoğan da bu propaganda süreciyle birlikte ikinci adam, ikinci kurtarcı konumuna yükseltilecek..

**

Bursa'nın İnegöl İlçe Belediyesi ve Küresel Araştırma Düşünce Merkezi (GRTC) işbirliğinde düzenlenen 'Türkiye Tarımı Konuşuyor' konulu çalıştay başladı.

Çalıştayda konuşan AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının ardından 11 Kasım 1938'den sonra Türkiye'nin Batı'nın hizmetine verildiğini ileri sürerek şunları söyledi:

"CHP ve İnönü'nün eliyle yapılmıştır bu. Hiç kompleks yapmadan geçmişimizi iyi sorgulamak zorundayız. Dindarların, asıl kafa yorması gereken süreç 1939 sonrasıdır. Otoriter laiklik devrim üzerinden, devleti milletsizleştirip, Batı'nın egemenliğine terk edip, bu milleti Anadolu'ya terk edip, Ankara'yı istedikleri gibi CHP üzerinden yönetenlerin geçmiş dönemdeki uygulamalarına baktığımızda; Türkiye'deki haşhaş üretimi üzerinden 12 Mart yapılmıştır. Cumhurbaşkanımız, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın ölüm yıl dönümü üzerinden Türkiye'nin normalleşmesi noktasında çok stratejik bir adım attı. Batı'nın, tüm darbelerin gerekçesi haline getirdiği Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı, CHP'nin otoriter anlayışının elinden aldı, Türkiye'nin normalleşmesi adına çok önemli bir adımı attı. Çünkü Atatürk'ün çizgisi milli istiklal çizgisidir. Tek parti şeflik döneminin çizgisi de Türkiye'yi sömürgeleştirme çizgisidir. Gazi'yi zehirledikten sonra Batı ittifakı Türkiye'yi teslim almıştır, ta ki Recep Tayyip Erdoğan'lı Türkiye'yle buluşuncaya kadar. Onun öncesinde tüm siyasi liderler tasfiye edilmiştir. Abdülaziz, Abdulhamit, Gazi Mustafa Kemal Paşa, Menderes, Özal, Erbakan, Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu tasfiye edilmiştir, Demirel iki arada bir derede kalmıştır. Tarımın güçlü olabilmesi için Türkiye'nin içinde bulunduğu dünya savaşını kazanması lazım. 15 Temmuz'da bu çatı çökseydi tarımı konuşabilir miydik? Konuşamazdık. O zaman güçlü devlet, güçlü Türkiye."

'MUSTAFA KEMAL'DEN KURTULMAK İSTİYORLARDI'

Külünk dün de şöyle konuşmuştu:

Bana göre Mustafa Kemal, 15 Temmuz'un arkasındaki akıl tarafından, FETÖ'nün arkasındaki güç tarafından zehirlenerek öldürüldü. Mustafa Kemal'in Kuvayı Milliye çizgisi ciddi anlamda 15 Temmuz'un arkasındaki aklı, küresel güç merkezini rahatsız ediyordu ve Mustafa Kemal'den kurtulmak istiyorlardı. Mustafa Kemal'den kurtulduktan sonra İsmet Paşa ile beraber Türkiye, Batı yakasının kontrolünde bir ülke haline getirilmek için adımlar atıldı. İki CHP vardır. Biri 1938'e kadar Mustafa Kemal'in CHP'si, ikincisi Mustafa Kemal'den sonra İnönü'nün CHP'si. Bugünkü CHP, Birinci Dünya Savaşında Mustafa Kemal'e 'Amerikanın mandalığını kabul edelim' diyen ama Mustafa Kemal'in reddettiği İsmet Paşa çizgisindeki CHP. CHP'nin yönetimi vatansız bir anlayışla şekillendirilmektedir."

ANALİZ

ANALİZEfendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis

Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu MeclisTek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk…