İkinci 'İstiklal Harbi'nin başkomutanı Erdoğan!

Rahmi Yıldırım

25 Ekim 2017
İkinci 'İstiklal Harbi'nin başkomutanı Erdoğan!

Son yılların revaçta yakıştırması, “İstiklal Harbi Başko­mutanı Tayyip Erdoğan”. Durduk yerde yakı­ştırılmadı. “Ne istediyse verdiği” yol arkadaşının 17­/25 Aralık yumruğuna maruz kalınca, kend­isi “İkinci İstiklal Harbi” başlattı. İstiklal Harbi(!) dört yıldır sürüyor, hangi tar­ihte zaferle sonuçla­nacağını kimse bilmi­yor.

Oksimoron sözcüğü günlük dilde sıkça ku­llanılıyor ama henüz Türkçe karşılığı yo­k. Birbiriyle çelişen veya tamamen karşıt iki kavram veya ol­gunun birlikte anılm­asına oksimoron deni­yor. Örneğin, yoksul milyarder, demokrat faşist, özgürlükçü diktatör, ateist ima­m, dindar Marks, mat­eryalist Hegel, hüma­nist Hitler, beyefen­di Fatih Terim gibi.­..

“Bilgisayar dâhisi Rahmi Yıldırım” ifad­esi de oksimorondur. Harbiye’deki bilgis­ayar dersinin vize sınavında Rahmi 100 üzerinden sadece dört almıştı. Final nası­ldı, hiç anımsamıyor. Bugün bile bilgisa­yarı daha çok daktilo niyetine kullanabi­liyor...

***

Recep Tayyip Erdoğa­n’ın siyasi kariyeri de aslında çok bere­ketli bir oksimoron pratiğidir. Özellikle iktidarının ilk yı­llarında, memleketin çakma liberalleri (Ertuğrul Özkökgiller yani) Erdoğan’a yak­ıştırmadık nitelik bırakmadılar. Müslüman demokrat, özgürlük­çü, laik, barışçı, sakin lider sıfatları, yakıştırdıkları sı­fatların başında gel­iyordu.

Ömründe demokrasi görmemiş yurttaş olar­ak ben de inanmak is­tedim Erdoğan’ın dem­okrat, özgürlükçü, barışçı, laik bir lid­er olduğuna ama bir türlü ikna edemedim kendimi. Ne zaman ik­na edecek olsam kend­imi, karşıma Erdoğan çıktı.

Demokrat ve laik ol­madığını, demokrasiyi amaçlamadığını biz­zat söylemişti Erdoğ­an. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yken aynen “Demokrasi bir tramva­ydır, gittiğimiz yere kadar gider, orada ineriz. Demokrasi amaç değil araçtır!” demişti (Milliyet, 14 Temmuz 1996).

Yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yken 1995 yılında partisi­nin Ümraniye teşkilat binasının açılışın­da “Ben Müslümanım diyen­in aynı zamanda laik­im demesi mümkün değ­il. Niye? Çünkü, Müs­lümanlığın yaratıcısı Allah kesin hakimi­yetin sahibidir. Tut­turmuşlar laiklik el­den gidiyor diye. Bu millet istedikten sonra tabii elden gid­ecek” diyordu.

Erdoğan demokrat ve laik değildi de ney­di? Yanıt yine kendi­sinden: “Elhamdülillah şeriat­çıyız” (Milliyet, 21 Kasım 1994).

Demokrat ve laik ol­madığını, şeriatçı olduğunu bizzat söyle­mişti; iktidarının ilk yıllarında bile öyle aman aman demokr­at ve laik olmamıştı. Yine de “Taç giyen baş akılla­nır, Erdoğan da deği­şir demokrat olur” diye ummak inanmak istedim. En yakın arkadaşı Mehmet Metin­er “İnanma!” dedi. Niye inanmay­acakmışım Mehmet diye sordum. “Erdoğan’la demokratik bir Türkiye inşa edileceği kanaatinde değilim. Çünkü icazet aldığı içerideki çevreler statükonun sahici sahipleri” diye yanıt verdi Mehmet. Gerçi sonradan bu ifşaatından dol­ayı Mehmet özür dile­di, Emine Hanım’ın önünde yerlere kadar eğildi, “cahillik ettim” dedi ama olan bana oldu. Birbirlerini en iyi kendileri bil­ir dedim, Erdoğan’dan demokrat siyasetçi çıkmayacağına kanaat getirdim. Çakma li­beraller ise “demokrat ve laik Erd­oğan” masalı anlatmaya devam ettiler. Su kat­ılmamış bir oksimoro­ndu Erdoğan’ın demok­ratlığı ve laikliği. Lakin çakma liberal­ler, oksimoron olsun diye anlatmamışlardı bu masalı.

***

Erdoğan demokrat ve laik olmadığı gibi barışçı ve sakin bir siyasetçi de değil. İktidarının ilk yıl­larında da barışçı ve sakin değildi. On beş yıllık iktidarına tanık olup Erdoğan­’ın barışçı ve sakin bir siyasetçi olduğ­unu savunacak kaç ka­naat bezirgânı çıkar acaba!

Siyasi kariyerinin her anında, özellikle iç siyasette Erdoğ­an ne yapıyor ediyor, bir gerginlik konu­su buluyor, öfkeden gözleri fırlayacak, boyun damarları çatlayacakmışçasına bağı­rdıkça bağırıyor. Ge­rilim, Erdoğan’ın bi­linçli tercihi. Bu sayede yandaşlarını ve kullarını istim üz­erinde tutuyor. Günd­emde hiçbir gerilim konusu yoksa ne gam, CHP var; CHP yoksa HDP var... Yani Erdo­ğan’a yakıştırılan “barışçı, birleştiric­i, sakin siyasetçi” nitelemesi de bir oksimorondan ibaret. Soma’da acılı maden­ciyi “İsrail dölü” diyerek tokatladığ­ını anımsıyorum da...

***

Çakma liberaller Er­doğan’ı “Müslüman demokrat, laik, barışçı, birleş­tirici, sakin siyase­tçi” diye pazarlamakla kalmadılar; Atatürkç­ü, hatta “neo Atatürk” bile ilan ettiler. Lakin Erdoğan söylev ve demeçlerinde de­ğil “Atatürkçüyüm” demeye, Atatürk de­meye bile yanaşmadı; Gazi Mustafa Kemal diyegeldi. Cihan adlı rahmetli at, çakma liberallerden daha dürüst ve namuslu çı­ktı; biniciliğe heves eden Erdoğan’ı sır­tından attı. Çağdaş Köroğlu efsanesi başlamadan bitti ama Ertuğrul Özkök’ün gazetesi, Erdoğan’ın attan düşm­esini binicilik uzma­nlarına “Düşüş mükemmel” diye yorumlattırdı­!!! Mükemmel düşüş de bir oksimorondu.

Demokrat ve laikbarışçı ve sakinneo Atatürk Erdoğan” oksimoronun ta ken­disiydi; lakin çakma liberaller oksimoron olsun diye yakıştı­rmamışlardı. Onların derdi bordrosundan zıkkımlandıkları pat­ronlarının ihale işl­eriydi.

***

Erdoğan da gücü eli­nde bulundurmanın ra­hatlığıyla ihale ve rant dağıtmaktan ziy­adesiyle memnundu; oksimoron üretimine esin kaynağı olmaktan zerrece şikâyetçi değildi. Öyle ki, AKP iktidarının ilk gün­lerinde Avrupa Birli­ği’ne karasevdalıydı! Evet evet, karasev­da! Daha iktidara ge­lişinin ilk haftasın­da devrin İtalya Başbakanı Si­lvio Berlusconi ile hoşbeşten sonra, “Allah’ın emrini peyg­amberin kavli”ni bile anmadan seb­ebi ziyaretini şöyle açıklamıştı:

AB ile nikâh kıymak istiyoruz...

Berlusconi anasının gözü, babasının kula­ğı. “Hele bir düşünelim” diye nazlanmadan o da Tayyip  Erdoğan’a sormuştu:

Aşk nikâhı mı, mantık nikâhı mı?

Tayyip Erdoğan o kad­ar sabırsızdı ki, ke­stirip atmıştı:

Katolik nikâhı olsun, bir daha bozulmasın!

AB ile Katolik nikâ­hına talipli Tayyip Erdoğan da oksimoron­un ta kendisiydi ama o günlerde bunun fa­rkında olan kimse sa­yısı çok ama çok azd­ı.

***

Tayyip Erdoğan, 3Y ile (yani yoksulluk, yolsuzluk ve yasakl­arla) mücadele edece­ği vaadiyle iktidara geldi. Atatürk ve laiklik ile aldatanla­rın yolsuzluklarından yaka silkmiş bir yurttaş olarak “Bunlar Müslüman adam­lar, yolsuzluk yapma­zlar, yapanlarla müc­adele ederler, zengi­nden alıp fakire ver­irler” diye umdum, inanmak istedim. Lakin Sül­eyman Soylu (tanıyor­sunuz kendisini, şu anda İçişleri Bakanı olarak Tayyip’in en yakın dava ve silah arkadaşlarından) “inanma!” dedi. Niye inanma­yacakmışım Süleyman diye sordum. “Paçalarından yolsuzl­uk akıyor. Türkiye’de ihale ve yandaş be­lediyeciliği yapılma­ktadır” diye karşılık verdi Süleyman (10 Aralık 2008).

Süleyman doğru mu söylüyor diye düşünür­ken Prof. Dr. Numan Kurtulmuş (şu anda Kültür ve Turizm Baka­nı galiba) “Biz Firavunlaşmayaca­ğız. Harun olmaya ge­l-diler ama yoldan çı­kıp Karun oldular. Bizim hırsızımız olma­yacak…” diye ekledi (Milli Gazete, 12 Temmuz 2010).

Bütün bunların üstü­ne Erdoğan’ın yakın dostu, ulemadan fıkıh alimi Prof. Dr. Ha­yrettin Karaman “Yolsuzluk hırsızlık değildir” diye fetva vermesin mi? (Yeni Şafak, 21 Aralık 2014). Bana diyecek söz kalm­adı. Birbirlerini en iyi kendileri bilir diyebildim. Anladım ki, yolsuzluklarla mücadelenin mücahidi Tayyip Erdoğan da oksimorondan ibaretmi­ş!

***

Recep Tayyip Erdoğa­n’lı oksimoron prati­ğinin ve propagandan­ın zirvesi tahmin ed­ilemez. Her defasında “bundan ötesi olmaz” dense de ondan öte­si de oluyor. Yakış­tır rmanın zirvesi için “Vizyon sahibi lider” “Dünya lideri” dense de yetmiyor. Peygamber ne kelime! “Allah’ın bütün vasıf­larını üzerinde taşı­yan lider” diyen bile çıktı. İlginçtir, Allah’a eş koşulmasına kendisi de itiraz etmedi.

Allah’ın bütün vası­flarını üzerinde taş­ıyor, vizyon sahibi dünya lideri ama ned­ense bir dediği diğe­rini tutmuyor, üç beş gün sonrasını bile öngöremiyor. Şam’da­ki camide şükür nama­zı kılacağını söylem­esinin üzerinden kaç yıl geçti, kendisi bile hatırlamıyordur herhalde.

Varsın hiçbir öngör­üsü gerçekleşmesin, ne gam! Kulları “vardır bir bildiği” deyip zerre toz ko­ndurmuyorlar, yücelt­tikçe yüceltiyorlar. Son yılların revaçta yakıştırması, “İstiklal Harbi Başko­mutanı Tayyip Erdoğan”. Durduk yerde yakı­ştırılmadı. “Ne istediyse verdiği” yol arkadaşının 17­/25 Aralık yumruğuna maruz kalınca, kend­isi “İkinci İstiklal Harbi” başlattı. İstiklal Harbi(!) dört yıldır sürüyor, hangi tar­ihte zaferle sonuçla­nacağını kimse bilmi­yor.

Tabii istiklal harp­leri emperyalistlere karşı verilir. Empe­ryalizme karşı istik­lal harbi askeri, si­yasi, ekonomik, dipl­omatik cephelerde ve­rilir; yanı sıra psi­kolojik harp cephesi açılır. Psikolojik harp cephesinde daha çok propaganda yapı­lır. İşte Erdoğan’ın dört yıldır sürdürd­üğü İkinci İstiklal Harbi’nin paralı psi­kolojik harp leşkerl­eri, ABD ve AB ile yaşanan gerilim üzeri­ne son haftalarda “antiemperyalist Tayy­ip Erdoğan” propagandası yapıy­orlar. Öyle benimsen­di ki, solcu bilinen kimi entelektüeller bile ABD ile yaşanan vize krizinden bu yana “antiemperyalist Tayy­ip Erdoğan” masalı anlatıyorla­r, emperyalizme karşı Erdoğan’ın arkasın­da saf tutmaya çağır­ıyorlar.

Emperyalizme karşı savaş denildiğinde hemen sarılacak silah arayan bir yurttaş olarak ben de inanmak istiyorum Tayyip Erdoğan’ın antiempery­alist mücadele verdi­ğine; emperyalizme karşı Erdoğan’ın arka­sında safa girmek is­tiyorum ama en yakın arkadaşı Mehmet Met­iner engel oluyor. Mehmet dedi ki, “Erdoğan'ın kapasitesi Türkiye'yi yönetme­ye yetmez; entelektü­el birikimi dar ve geri. Uluslararası bir organizasyonun çab­asıyla işbaşına geti­rildi.

Erdoğan hangi ulusl­ararası organizasyon tarafından işbaşına getirilmiş, doğrusu bilmiyorum! Rastlad­ığımda Mehmet’e sora­cağım. Belki de Erdo­ğan’ın en yakın arka­daşlarından Cüneyt Zapsu’nun gidip yalva­rdığı yerdedir sözü edilen uluslararası organizasyon. Hani 2006 yılında Washingt­on’a giden Cüneyt, basına açık toplantıda Erdoğan için “Bizim ABD’ye ihtiyac­ımız var. Bu adam dü­rüst bir adam. Bu ad­amdan yararlanın. Be­nce onu devirmeye ça­lışmak, delikten aşa­ğı koymak yerine onu kullanın... Teklifim budur.” diye yalvarmıştı ya. Belki de oradadır Metiner’in sözünü ettiği uluslararası organizasyon!

Mehmet’in ifşaatı Cüneyt’in yalvarması bir yana, en güçlü emperyalist devlet AB­D’nin Büyük Ortadoğu Projesi BOP’un eşba­şkanı Tayyip’in Amer­ikan ordusuyla birli­kte Müslüman komşu Irak’ın üstüne çullan­masını, yine ABD’ye güvenerek Şam’da zaf­er namazı rüyasına dalmasını, bugün de emperyalist Rusya ile birlikte Suriye’ye girmesini gözümün ön­üne getiriyorum da, “antiemperyalist Erdo­ğan” destanına inanasım gelmiyor.

Ne demiş atalarımız: Ölü gözünden yaş ima­mevinden aş çıkmaz. Atalarımızın dedik­lerine eklemek uygun düşerse, Erdoğan’dan da “İkinci İstiklal Harb­inin Antiemperyalist Başkomutanı” çıkmaz; çıksa çıksa alt emperyalist ya da daha uygun deyim­le taşeron emperyali­st çıkar. Antiempery­alist Tayyip Erdoğan oksimorondan ibaret­tir.

HAMİŞ:

Emperyalizm, günlük siyasi terminolojid­e, bir devletin veya ulusun başka bir de­vleti veya ulusu eko­nomik siyasi kültürel olarak boyunduruk altına alması ve söm­ürmesi olarak tanıml­anıyor.

Sosyalistlerin empe­ryalizm tanımını Len­in yapmıştır. Buna göre, emperyalizm kap­italizmin tekelci aş­amasıdır. Tekelci ka­pitalizm evresinde serbest rekabet sona ermiş, banka sermaye­si sanayi sermayesi ile bütünleşerek mali oligarşiyi oluştur­muştur. Sermaye ihra­cı yoluyla sömürü me­ta ihracı yoluyla sö­mürüden daha önemli hale gelmiştir. En büyük kapitalist devl­etler ve güçler aras­ında dünyanın paylaş­ımı tamamlanmıştır.

Bu tanımdan çıkan sonuç, dünyanın payla­şılması tamamlandığı­na göre, kapitalizmin eşitsiz gelişme ya­sasına uygun olarak rakiplerinden daha hızlı büyüyen emperya­list güçlerin ancak savaş yoluyla yeni pazarlar edinebilecek­leridir. Bu da sosya­list devrime elveriş­li kriz durumu demek­tir. Ünlü deyişle, ya savaş devrime yol açar ya da devrim sa­vaşı önler...

Sosyalistlerin bir de alt emperyalizm tanımı vardır. Buna göre, ekonomik askeri kültürel  gücüyle belirli bir bölgeyi dünyanın efendileriyle işbirliği içinde, onlar adına vekâleten denetleyen devletl­er alt emperyalist olarak adlandırılır. Bölgesel emperyalist­ler küresel emperyal­izmin bölgesel çıkar­larıyla uyumlu harek­et etmelerine karşın konjonktürel istekl­erini pazarlık konusu yapabilirler. Alt emperyalizm bölgesel yayılma isteğini de içerir.

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Oyum Tayyip'e!
    Oyum Tayyip'e!
    20 Haziran 2018
    Bu seçimde Recep Tayyip Erdoğan’a ve partisine oy vermek düşüncesindeyim. “Neden? Yeni mi aklın başına geldi?” diye sorarsanız. Evet! Çok şükür, nihayet aklım başıma geldi, Tayyip’e oy vermek istiyorum! Her…
  2. Seçimler, Sosyalistler ve HDP
    24 Haziran seçimleri, İslamcı faşist diktatörlüğü tökezletmek geriletmek yolunda yeni bir fırsat olduğu kadar sosyalistler için de en geniş kitle içinde çalışabilme, sosyalist hareketin zafiyetlerini gözlemleme zeminidir. Belirtmeye gerek yok,…
  3. Vicdan yoksulu siyaset ve yargı
    Siyaseten girmedik delik bırakmayan Doğu Perinçek, Türkiye’de yargının hiçbir zaman AKP dönemindeki kadar iyi işlemediğini söylemişti. Öyle çok uzak bir geçmişte değil, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü’nü eleştirirken,“Türk…
  4. Türklük Sözleşmesinin güncel krizi
     Barış Akademisyenleri Bildirisi’ni imzaladığı için KHK ile üniversiteden atılan Yrd. Doç. Dr. Barış Ünlü, Türkiye’nin Gayrimüslimler ve Kürt sorunları odaklı son iki yüz yıllık tarihini ‘Osmanlılık’, ‘Osmanlılık Sözleşmesi’, ‘Müslümanlık’, ‘Müslümanlık…
  5. Kürt rüyası
    Kürt rüyası
    19 Mart 2018
    Kelt Rüyası’nı okurken bir an, Kürt coğrafyasında 90 yıldır terennüm edilen bir ağıtın dizeleri aklıma geldi: “Süngü uçlarında donakalmış, bebelerin son bakışları.” Yanı sıra, 30 yıl önce Halepçe katliamında elma kokulu bebeğine…
  6. Şehidimiz fakirdendi..
    Şehidimiz fakirdendi..
    14 Şubat 2018
    Savaş, mülk sahiplerinin hırsızlık ve talanla biriktirdikleri mülklerini korumak ve arttırmak için birbirlerinin gırtlağına sarılmaları ve bu uğurda mülksüzleri birbirlerini öldürmeye göndermelerinin ekonomisi ve siyasetidir. Saldırı karşısında evini, köyünü, kentini,…
  7. Afrin Afrin
    Afrin Afrin
    5 Şubat 2018
    “Yerli ve milli” savaş teknolojisi “akıllı mühimmatlar”, “terörist” ile sivil halkı kılı kırk yararcasına ayırt edecek derecede gelişmiş olmalı! Harekâtta yüzlerce sivilin katledildiğini söyleyen Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “Terörist” diye…
  8. Diyanet'in çocuk gelinleri ve dinden özgürleşmek
    Diyanet’e göre, bulûğ, kişinin yetişkin insan statüsü kazanmasıdır; kızın adet görmesi, gebe kalabilme, erkeğin de baba olabilme çağına ulaşması demektir. İslâm hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı erkekler için 12, kızlar…
  9. İç Savaş fermanına karşı direnme hakkı
    İç savaş söylemi iktidar partisinin örgütüne öyle sinmiş ki, 16 Nisan 2017 referandumu öncesinde bir yerel parti yöneticisi örgütüne “referandum oylamasında başarısız olursak iç savaşa hazır olun!” diye talimat vermişti.…
  10. Tayyip Erdoğan'ın Filistin şovu
    Erdoğan ve İslam coğrafyasındaki yol arkadaşları şov yapmanın ötesinde kararlı şekilde Filistin’e sahip çıkmazlar. Kendi halklarına kötü örnek olmasın diye seküler Filistin hareketlerini zayıflatmak için Filistin’de İslamcı hareketleri teşvik ettiler. Bunun…
  11. Delilsiz Hükümlerle Asılanlar
    İbrahim Çiftçi, kontrgerillanın peşine düşen Savcı Doğan Öz’ü 1978 yılında öldürmekten yakalandı, soruşturma savcılarına verdiği ifadede suçunu itiraf etti. Suçu sabit görülmesine karşın asılmayan İbrahim Çiftçi cezaevinden çıkar çıkmaz öğretmen yardımlaşma…
  12. Hızlandırılmış zabit eğitimi reformu
    Gurur duydum, bir teğmenin bu kadar kısa sürede yetişmesini sağlayan eğitim inkılabını başarmış olmamızdan. En kalbi duygularla alkışladım Başkomutanımızı, bu mucizevi reformu hayata geçirmesinden dolayı. Kim bilir Amerikalısı Fransız’ı Rus’u…
  13. Fahişeler ve gazeteciler
    Fahişeler ve gazeteciler
    29 Kasım 2017
    Fahişelik denilince tarihteki ilk meslek olduğu söylenir ve akla hep belirli bir cinsiyet gelir. İnsan türünün sınıflara ayrışmasından bu yana baskı altında olan kadının cinsiyetinden üretilmiş bu kavram hiç de…
  14. Atatürkçü Tayyip'ten marksist Tayyip'e!
    Naçizane derim ki, Atatürk açılımı yaparken “söylemi Marksist” diyerek aşağılayan AKP Reisi bir gün bakarsınız Marksizm açılımı da yapıverir. Marksizm açılımına kanacak sosyalist sağlaklar da mutlaka çıkar; 2010 referandumunda çıktığı…
  15. Devrimlerin Devrimi
    Devrimlerin Devrimi
    9 Kasım 2017
    İnsanlık tarihindeki en büyük devrim, 7 Kasım 1917 (Jülyen takvimine göre 25 Ekim) günü Rusya’da gerçekleşti. En büyük devrimin 100’üncü yıl dönümüdür, anısı önünde saygıyla eğilme ve yeniden ayağa kalkma…
  16. Tayyip Erdoğan da metal yorgunudur
    Her kul gibi RTE de çok yoruldu hem de çok metal yoruldu. O yorgunlukla yaptığı hataların işlediği günahların sonu gelmiyor. Her biri diğerinden vahim hatalarının haddi hesabı yok.   Metal yorgunluğu,…
  17. Nuriye Semih ölmemeli!!!
    AK darbeciler dünya yıkılsa onları işlerine iade etmeyecek. Çünkü çok günah işlediler. 12 Eylül faşizminin işten atıp açlığa mahkum ettiği insan sayısı binlerle ifade ediliyordu, bugün yüz binlerce kişi sokağa atıldı.…
  18. Tayyip Erdoğan için endişeliyim: Keşke Amerika'ya gitmeseydi!
    ''Kur’ân-ı Kerî­m’de açıkça buyruldu­ğu üzere “Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır” (Âl-i İmrân 54, Ga­nimet 30), “Allah daha çabuk tuz­ak kurar” (Yûnus 21) da, yür­eğim rahat değil; Re­is’in başına bir hal…
  19. Seyahatname-i Rahmi Çelebi: Yosemite'nin Gözyaşları
    Doğa harikası Yosemite Vadisi’ni, soykırım ve işgal acısını yüreğimizde hissederek dolaştık. Gençliğimizde kitap dünyamızı işgal eden Amerikan çizgi romanlarında Kızılderili kabilelerinin vahşi olarak resmedilip şeytanlaştırıldığını anımsadık   Yosemite Parkı yüzlerce…
  20. Seyahatname-i rahmi çelebi, Amerikanın yeniden keşfi!
    Amerika’ya ilk yolculuğum 30 Mayıs 2013 günü başlamıştı. Üç hafta süreyle telefon kapalıydı, gazete televizyon sosyal medya boykotundaydım. Döndüğümde ne göreyim, Türkiye Gezi Direnişine sahne olmuş, memleket altüst olmuş. On…
  21. Haram para ile hac!!!
    Haram para ile hac!!!
    7 Ağustos 2017
    15 Temmuz saat 22.00’de Mehmet Görmez MİT Müsteşarı ile akşam yemeğinde. Darbe girişiminin parçası olarak MİT Müsteşarı’na saldırı bekleniyor. Nihayet, dönemin moda haline gelen tarzıyla Mehmet Görmez de darbe girişimini…
  22. Rojova Kürtleri düşmanımız değildir!
    ABD Başkanı Donald Trump, IŞİD’in başkenti Rakka’ya yönelik kara harekâtı için yerel müttefik olarak Türkiye’yi değil, Suriye sınırları içindeki Rojava Kürtlerini seçti. Trump’ın kararı Türkiye ile ABD arasında yeni bir…
  23. Ankara'da hakimler yokmuş!
    12 EYLÜL DARBE DAVASI TİYATROSUNDA PERDE KAPANDI ''Darbenin ruh ikizi ve mirasçısı parti, devlet eliyle zorunlu din dersini yaygınlaştırarak, darbecilerin dayattığı İslam-Türk sentezini daha da tahkim eden, sendikaları ve meslek…
  24. Aşık Peygamber'den aşık imama insanlık halleri
    Elbeyli Köyü İmamı Mustafa, talihsizdir. Asrı saadette yaşamış olsa, aşkından dolayı kınanmazdı herhalde. Buhari’nin naklettiği rivayete göre, o asır ki, Medineli ensar Mekke’den gelen muhacir kardeşine, “Bak, iki karım var,…
  25. 15 Temmuz kontrollü bir darbe miydi?
    15/16 Temmuz gecesi kâbus gecesiydi. Ülke iç savaşın eşiğine geldi, F tipi darbe girişimi bastırıldı, iç savaş savuşturuldu (belki de ertelendi), 248 insan canından oldu. O gece insanlar can verirken,…
  26. Peygamberler Günahsız masumlar mıdır?
    Hz. Muhammed, günah işlemiş olabilir mi? Yanıtı Kur’ân-ı Kerim’de --“Ey Muhammed! Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ederek tespih et.”  Toprağı bol olsun, Georgi Dimitrov…
  27. 'Dileeeeek, Dilek... Oy Dilek!'
    Tarih 18 Ekim 2015. Polis eve baskın yapıyor. Evin kızı Dilek, polislere galoş giymelerini ihtar ediyor. Tüfekli bir polis Dilek’i vurup öldürüyor. İnternete yeni düşen kayıtta, kamerayı kullanan teknik polis…
  28. Erdoğan: Fetullah'ın din kardeşi Bahçeli'nin ülküdaşı!
    Tek adam diktatörlüğü için yürütülen referandum kampanyası, siyasal İslam’ın ne denli iki yüzlü, ahlak ve tutarlılık yoksulu olduğunun son örneği olarak şimdiden demagoji tarihine geçti. Bir kere daha görülüyor ki,…
  29. Hitler ve Mussolini'den Erdoğan'a
    Almanya’da Hitler, 1933 seçiminde yüzde 34 ile hükümet kurduktan sonra Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığını birleştirmiş ve 1934 yılında referanduma sunmuştu. Türkiye’de Erdoğan, 2002 seçiminde yüzde 34 ile hükümet kurdu, bugün Hitler…
  30.    Referandumdan evet çıkmazsa iç savaş mı çıkacak?
    Türkiye, “içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmeyen” sadece kendisine Müslüman sadece kendisi için “demokrat” dinci kadronun yönetiminde iç savaş olasılığının ciddiyet kazandığı bir eşiğe geldi ne yazık ki. Referandum tarihi…
  31. Genelkurmay Başkanı için çok üzülüyorum!
    Hulusi Paşa’nın 15 Temmuz gecesi başına gelenler askerlik tarihinde hangi genelkurmay başkanının başına gelmiştir acaba? Aklıma bir tek 27 Mayıs 1960 gecesi genç subaylar tarafından tartaklanan Genelkurmay Başkanı müteveffa Rüştü…
  32. Otobüste linç provası: Kuran Okumak
    ''Hadi diyelim, yanıt verdim. Bu defa başka biri tekbir getirdi, bir diğeri aynı şekilde Kur’an okumaya başladı, başka birileri ilahi terennüm ediyorlar... Kavga çıkıyor. Sürücü, otobüsü karakola çekiyor. Bir iki…
  33. Referandum Hayırlı olur mu?
    Erdoğan için nihai kader oylamasına dönüşen Nisan 2017 referandumu Erdoğan’ın yenilgisiyle sonuçlanabilir. Nitekim AKP medyası ve türlü çeşitli yöntemlerle baskı altına alınan merkez medya, başkanlık projesini coşkuyla sahiplenemiyor.  Cumhurbaşkanlığı sistemi…
  34. Anayasa değişikliği intihar cellatlığıdır!!!
    Anayasa değişikliği adı altında tezgahlanan ve 12 Eylül askeri faşist darbesi kadar vahim İslamcı faşist darbeye direnmek, hayır demek insanlık ve yurttaşlık görevidir! Türkiye AKP iktidarında intihar cellatlarıyla tanıştı. Son…
  35. Erdoğan diktasına direnmek yurttaşlık görevidir
    Bir kişinin tek başına tüm devlet erklerini eline aldığı, her alanda tek söz sahibi olduğu, buna karşılık kimseye hesap vermediği yönetim modeli siyaset biliminde istibdat olarak adlandırılmaktadır.  Türkiye, anayasa değişikliği…
  36. Kayseri katliamı
    Kayseri katliamı
    19 Aralık 2016
    Ve gün gelip Kürt dağlarında kentlerinde “şehit” olan, Şehit olamadıysa sınıf kardeşlerini “ölü” ele geçirenler de onlar. Çatışmadan bir çoban çeşmesi başında karşılaşsalar, Birbirlerini “şehit etmek”, “ölü ele geçirmek” yerine Ekmeklerini bölüşecek olanlar da…
  37. Tayyip istanbul katliamına sahiden üzülmüştür!
    İstanbul katliamında can veren polislere de üzülüyoruz. Ne ki, polis bizlerle aynı duygudaşlık içinde değil. Bizler, onların gözünde düşmanız. Onlar bizleri başları ezilmesi gereken anarşistler, komünistler, solcular, dinsizler, Aleviler, Kürtler, kâfirler vs. olarak…
  38. Kürdistan Özerk Cumhuriyeti!
    Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta, Irak’ta Türkler için istenen haklar ve statü Türkiye’nin Kürtlerinden niçin esirgenir? Kafa göz yarmadan, kana susamadan, kan dökmeden düşünmek tartışmak gerekmez mi? Yetmedi mi 40 bin tabut? Medya, Başbakan Binali…
  39. Ergenekon'dan 15 Temmuz'a medya
    AK/Saray ve Reis, dünün Ergenekoncularıyla kol kola. Bu ittifak, Cemaat’e karşı görünse de özünde iş cinayetlerine kurban giden emekçilere, işsizlere, kadın cinayetlerinin kurbanlarına, anadilini konuşmak kimliğine kültürüne sahip çıkmak istediği…
  40. Türbanla özgürleşmek veya tembelliğin güzelliği
    İslam Peygamberi’nin hanımları bile evlerinde oturmaya memur edilmişler. Bu durumda, inancını yaşamak isteyen sıradan kadın evinden çıkmayarak çok daha fazla özgürleşebilir demektir! Böylece tembellik hakkını da kullanmış olur!!!  İnsan Hakları…
  41. Devlet yönetimi Erdoğan'a bırakılamaz!
    Kendisinden hesap sorulmayıp devleti yeniden kurmasına seyirci kalındığı takdirde, Erdoğan’ın kuracağı devlet FG Cemaati yerine başka cemaatlere yaslanacak demektir. Nitekim öyle oluyor, Türk Silahlı Kuvvetleri AK Silahlı Kuvvetlere evrilip hassa…
  42. Che Guevera'nın şehrinde hüzün
    Che Guevera, 1967 yılında Bolivya dağlarında CIA’nın eğittiği Bolivyalı askerler tarafından kurşuna dizilir; mezarı 30 yıl sonra bulundu. Ancak Camillo'nun cesedi hala bulunmuş değil.. Küba gezimizde coşkuyu Havana’da 1 Mayıs’ta…
  43. Küba'nın karasabanı
    Küba'nın karasabanı
    21 Haziran 2016
    'Neden karasaban sorusunun yanıtı olarak aklımıza hemen ambargo geldi. Sosyalist blokun dağılmasıyla ülke ekonomik krize girmiş. “özel dönem” başlamış. Özel dönem ekonomisinde değil traktör veya başka tarım aletleri ithal etmek,…
  44. Küba'nın yollarında..
    Küba'nın yollarında..
    17 Haziran 2016
    'Yakın zamana kadar Mustafa Kemal Atatürk imzalı sloganlar yazılıydı lazım yerlerde. Şimdi Hadis-i Şerifler. Nereden nereye! Fidel’den sonra Küba’da neler olur, kim bilir?' Küba gezimizde Havana’dan sonra ilk durağımız Varadero…
  45. Havana'nın keşfi
    Havana'nın keşfi
    8 Haziran 2016
    El Morro kalesi Batista döneminde hapishane olarak kullanılmış. Kalenin dışında hayli yüksek bir İsa heykeli dikkati çekiyor. Heykel, devrimcilere karşı kısmi bir zaferin ardından Batista tarafından dikilmiş. Ancak İsa, heykelini…
  46. Türkiye'nin memuru işini bilir de Küba'nın işçisi bilmez mi?
    'Erdoğan Küba’da kanser tedavisi görmüş mü?' --''İzlenimlerimiz sonunda coşkuyla “İşte sosyalist Küba” diyemiyoruz. İki ayrı para kullanılıyor. İki ayrı para iki ayrı ekonomi demektir. Bu durumda CUC kapitalist Küba’nın, CUP…
  47. Havana'da güne uyanmak
    Havana'da güne uyanmak
    25 Mayıs 2016
    “Sosyalizmin son kalesi” Küba’da gördüklerimizi, izlenimlerimizi dizi yazı olarak paylaşacağımızı söylemiştik. Genel bir değerlendirmeyi dizinin son yazısında yapacağız. Türkiye’den Küba’ya doğrudan uçuş yok. İspanya, Fransa, Hollanda, Almanya, İtalya, Kanada, Rusya,…
  48. Yoklar Ülkesi Küba!
    Yoklar Ülkesi Küba!
    15 Mayıs 2016
    ADAM-DER üyeleri olarak Küba’ya gittik --Küba, farklı bir rotadan Hindistan’a gitmeye çalışırken bilmeden Amerika’yı keşfeden Kristof Kolomb’un bu yolculukta karaya ilk ayak bastığı ada. Tropik iklim kuşağındaki adanın yüzölçümü 110…
  49. Kabataş Kıyametinden Ensar sükütuna
    “Belki biz bir ölüyoruz ama en az 10 da, 20 de, 30 da onlardan öldürüyoruz. Bu şekilde devam ediyor.” diye kelle hesabı yapabilen, “Kabataş’ta başörtülü bacımın üzerine işediler” yalanıyla kıyameti kopartmasına…
  50. Emine ve Tayyip'in Harem Hayatı
    ''Kim ne derse desin, Emine Hanım laiklik mücahidesidir. Belli etmek istemiyor ama aslında Recep Tayyip de Emine gibi laikliğin yılmaz savunucusu.'' Emine Hanım da kim diye sormayın artık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip…
  51. Müslümanları niçin öldürmeliyiz?
    “Benim hırsızım, benim rüşvetçim, benim sübyancım, benim teröristim, benim ahlaksızım iyidir, çünkü Müslümandır, iman kardeşimdir. Açıkça büyük günahlar işlese de, madem ki imanlıdır, Müslümandır, kardeşimdir.” Kendisini Müslüman sayan ahalinin çok…
  52. Devletin temelindeki dinamit
    Devletin temelinde hiç abartısız dinamit kuyusu vardır; başka bir ifadeyle devlet ve toplum, dinamit fıçısının üzerinde durmaktadır. Kuyu, fıçı, ağzına kadar kendine Müslümanlık, kendine demokratlık, ayrımcılık ve hatta nefret suçu…
  53. Mağrur olma padişahım!
    Recep Tayyip Beyefendi de bilir ki, kibir, Allah’ın yeryüzüne halife olmak üzere yarattığı Adem’e saygı göstermesi istendiğinde, “Beni ateşten yarattın, çamurdan yarattığın kimseye saygı ile eğilmem” diyerek büyüklenen İblis’in amelidir,…
  54. Oy Trabzon Trabzon
    Oy Trabzon Trabzon
    21 Ocak 2016
    Hrant Dink deyince akla ilk olarak, çocuk yaştaki katili ve katilin memleketi Trabzon geliyor. Rahip cinayetleri söz konusu olduğunda da öyle. Trabzon’da Santa Maria Katolik Kilisesi Rahibi Andrea Santoro da…
  55. Fetva ve ayet mühendisliği
    Türkiye tarihinde hiç olmadığı kadar İslamileşti ama ahlakını ve aklını bugünkü kadar yitirdiği bir dönem geçirdi mi acaba? Sadece son bir iki haftanın haberleri bile kuşaklar boyu utandırmaya yetecek rezalet…
  56. Yeter artık! Edi Bes e!
    Yeter artık! Edi Bes e!
    19 Aralık 2015
    Yirmi yıl önce 4 bin köyü boşaltmak, 4 milyon insanı göç ettirmek, binlerce kişiyi faili meçhullerde katletmek yetmedi mi ki, şimdi de kentleri bombalıyorsunuz, insanları aç susuz evlerinde hapsetmeye çalışıyorsunuz?…
  57. Çilingir Sofrasına Sabotaj
    “Sermaye, güvenli yüzde10 kâr ile her yerde çalışmaya razıdır; kesin yüzde 20, iştahını kabartır; yüzde 50, küstahlaştırır; yüzde 100, bütün insani yasaları ayaklar altına aldırır; yüzde 300 kâr uğruna işlemeyeceği…
  58. AkFaşizmin hapishanelerindeki gazeteciler
    Tarihin hangi döneminde, hangi rejimde olursa olsun o rejim için en önemli ölçütlerin başında adalet sistemi ve medyanın konumu gelir. Türkiye’nin 185 yıllık basın tarihinde, gazetecilerin kendilerini baskı altında hissetmedikleri…
  59. Tekbir katliam sloganı mıdır?
    Ey iman edenler.. İslam coğrafyasında her gün ortalama 900 dolayında Müslüman dindaşlarınca katlediliyor. Ölen de öldüren de tekbir getiriyor. Tekbir katliam sloganı mıdır? Allah adının böyle rezil, alçak bir hadiseye…
  60. AK Faşizminin sansürüne, şiddetine teslim olmayalım
    Gazeteler televizyonlar kendi alemlerinde. Sanki Silvan ve diğer yerlerde böyle olaylar yaşanmıyor. Gerekçe “terörün propagandasına alet olunmamalı”. Oysa olan biten terör değil, devletin ordusunun da katıldığı şehir savaşı. Türkiye bir kez…
  61. Çetin Altan nasıl biriydi?
    Çetin Altan, 12 Mart 1971 darbesi döneminde hapse atılınca uyandırmayı bırakıp kendisi “uyandı”. Kendisi uyandıktan sonra ilk olarak halkı defterinden sildi; neo-liberalizm devrinde ise işçi sınıfını da tarihin mezarlığına gömdü…
  62. Müslümanlar hangi partiye oy vermeli?
    “Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Kadınlar, 58)Sandık başına gittiğinizde, emaneti ehline verebilecek misiniz, insanlar arasında adaletle hükmedecek bir hükümeti iş başına…
  63. Davutoğlu ile IŞİD arasındaki derece farkı
    Başbakan Ahmet Davutoğlu katliamın IŞİD tarafından gerçekleştirildiğini açık açık söylemekte zorlanıyor. Herhalde bilinçaltında, çok değil bir yıl önceye kadar IŞİD’i ‘terör örgütü’ olarak değil, öfke birikiminin eseri “tehdit” diye tanımlayarak…
  64. Öldürmeyi iyi biliyor.. Sesi de çok yüksek çıkıyor..
    “Sesin çok yüksek çıkıyor. Suçluluk psikolojisinin gereğidir. Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü çok iyi biliyorum” diyerek İsrail liderini azarlayınca, idrak yoksulu kölelerince bir kere daha tanrı…
  65. Ne mutlu Şeytan taşlama şehitlerine!
    Türkiye Cumhurreisi Recep Tayyip Beyefendi, Suudi Arabistan’ın Hac hizmetinde başarılı olduğunu ifade ederek, “Hac organizasyonunda sıkıntı olduğu gibi yaklaşımları, saldırgan davranışları doğru bulmuyorum.. Dünyanın her yerindeki organizasyonlarda böyle şeyler oluyor.”…
  66. Haydi Bismillah!
    Haydi Bismillah!
    1 Ekim 2015
    İbnü’l Sallama’nın diyeceği odur ki, mesele şeytanî düzenin ak bekçilerinin bismillah çekip çekememeleri değil, bismillah çektiklerinde peşlerine düşen, bir daha bir daha düşmeye hazır, mabat kılı olmayı onur sayacak kertede…
  67. 'İntihar celladı'nı durduralım!
    Saray zorbası siyaset kovasını “şehit” ve “ölü ele geçirilen” kanıyla doldururken, suç ortağı siyaset aktörlerinin ve kanaat önderlerinin gündelik dili hızla şiddet diline evriliyor. Milliyetçi faşistler Türk/Kürt savaşından, ümmetçi faşistler…
  68. Yurtta din istismarı Cihanda din istismarı
     İbnü’l Sallama Hükümran Efendi’ye VEKÂLETEN, Ya eyyühellezine âmenû, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi, Endonezya ziyareti sırasında Müslüman kisvesi altında nefret uyandıranlara karşı mü’minleri uyarmış. Kimi Müslümanların sırf mezhep farklılığından dolayı…
  69. 'Türkiye PKK'ye silah temin etmeli!'
    (Önerinin sahibi ve anlamı için yazının tamamı okunmalıdır.) --İlerde savaş suçuyla sanık sandalyesine oturtulması muhtemel “sivil” cunta, iktidarı tümüyle yitirmemek için Türkiye’yi düşük yoğunluklu iç savaşa götürüyor, her milliyet ve…
  70. Halklara açılan savaşa hayır!
    Tayyip Erdoğan’ın 7 Haziran’da seçim sandığında suya gömülen Şam’da zafer namazı ve başkanlık projesini Suriye bataklığında canlandırma -olabilirse Kasım 2015 tekrar seçiminde ete kemiğe büründürme- hayali bir haftada ülkeyi ne…
  71. 'Satılmış Gazeteciler'
    'Satılmış Gazeteciler'
    18 Temmuz 2015
    Kitabın Önsöz’ünden: “bir ajanlar ordusu Alman medyasında para kazanmaktadır. Onların bir görevi de siyasetteki ve medyadaki elitlerin Rusya ile düşünsel blok oluşturmalarına engel olmak ve Amerikan yanlısı rotayı muhafaza etmektir..…
  72. Sultan Tayyip düşerken içeride ve dışarıda savaşa hayır
    Tarihsel deneyimlerin ışığında Erdoğan da biliyor ki, diktatörler yitirmek üzere oldukları iktidarlarını sürdürmek için dış maceraya girişirler. Erdoğan da bu bilinçle, ipleri elinden kaçırmamak için becerebilirse orduyu Suriye’ye sokmaya çalışıyor..…
  73. Barzani devletine evet de Rojava Kantonuna mı Hayır?
    RTE seçimde suya gömülen başkanlık hayalini Suriye bataklığında canlandırmak için gözünü karartmış görünüyor. Bunun için de iğrenç bir demagojiyi seslendiriyor, Suriye’nin kuzeyinde devlet oluşumuna bedeli ne olursa olsun göz yummayacaklarını…
  74. Demirel'i  Nasıl bilirdim?
    Demirel'i Nasıl bilirdim?
    19 Haziran 2015
    'ÇORUMU BIRAKIN, FATSAYA BAKIN' --Gazeteciler katledilirken Demirel “Onlar gazeteci kılığına girmiş militanlar, birbirlerini öldürüyorlar” diyordu ki, bugün hapse attırdığı gazeteciler için “Onlar gazetecilik faaliyetinden tutuklanmadılar” diye takla atan muktedir ilhamını…
  75. Sermaye hükümet, Erdoğan çıkış yolu arıyor
    HDP’ye giden muhafazakâr Kürt seçmenleri geri döndürmek için HDP’yi ve PKK’yi terör ortamına çekmek. Son aylarda ve haftalarda Hizbullah ve HÜDAPAR merkezli provokasyonların dindar Kürtleri AKP’ye geri döndürme amaçlı olduğu…
  76. Ahmet Kenan Erdoğan'dan Recep Tayyip Evren'e
    'Emniyet’in köpeği varsa Genelkurmay’ın da madalyalı katırı var' --Fetih Mitingi’nde “Şimdi bazı aydınlar çıkmış. Bunlar aydın değil, bunlar karanlık” diye öyle bir celallendi ki, Ahmet Kenan duysa alnından öperdi vallahi. Netekim…
  77. HDP Allerjisi mi Kürtlere antipati mi
    Efendim HDP samimi değil, barajı geçerse AKP ile pazarlık edecek, koalisyon hükümeti kuracak. İyi de HDP baraja takılırsa AKP tek başına (belki de Anayasa’yı değiştirecek çoğunlukla) yeniden iktidar olacak. HDP…
  78. 12 Eylül'ü 'kimin çocukları' yaptı?
    1971 darbesini yapan Genelkurmay Başkanı “Sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aştı” diye alarm vermiştii, 1980 darbesini yapan Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ise “Şef garson benden fazla maaş alıyor” diye yakındı.. Başlıktaki…
  79. Faşiste faşist denir..
    Faşiste faşist denir..
    4 Mayıs 2015
    Avukat Umut Kılıç, hâkimlik sınavında “Faşist Erdoğan’ın adamlarısınız” deyince tutuklandı. --“Faşist Erdoğan” hitabının siyasal eleştiri amaçlı olduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre suç oluşturmadığı…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…