Seyahatname-i Rahmi Çelebi: Yosemite'nin Gözyaşları

Rahmi Yıldırım

13 Eylül 2017
Seyahatname-i Rahmi Çelebi: Yosemite'nin Gözyaşları
Doğa harikası Yosemite Vadisi’ni, soykırım ve işgal acısını yüreğimizde hissederek dolaştık. Gençliğimizde kitap dünyamızı işgal eden Amerikan çizgi romanlarında Kızılderili kabilelerinin vahşi olarak resmedilip şeytanlaştırıldığını anımsadık
 
Yosemite Parkı yüzlerce metre duvar gibi yükselen ve güneş vurduğunda ayna gibi parlayan çıplak granit tepeleri, o tepelerden destansı şiir gibi çağıldayan şelaleleri, kucaklar kavuşmayan kalınlıkta sekoya ve çam ağaçları, o ağaçların gölgesinde hayatta kalmaya çalışan etçil otçul yaban hayvanları, konuklarını nispeten korunmuş doğa ile buluşturan ve dinlendiren ulusal park mimarisiyle hayranlık uyandıran bir doğa mucizesi.
Horantadan jeoloji yüksek mühendisleri Taylan Özgür ve Elif Cihan’ın anlattıklarına göre, Nevada Sıradağları ve eteğindeki Yosemite Vadisi’nin oluşumu dinozorlar çağıyla birlikte başlıyor. Yani 200 milyon yıl kadar önce. Litosferin yani yerkabuğunun Pasifik plakası Kuzey Amerika plakası ile karşılaşıyor. Daha yoğun olan Pasifik plakası Amerika plakasının altına dalıyor. Bir yanından ittirilen halının kıvrımlanması gibi Amerika plakasının batısı kıvrımlanarak yükseliyor. Himalayalar, Alpler ve Toroslar da benzer jeolojik oluşumların eseri. Yükselen taş kütle doğal olarak aşınır. Yükselen ve kıvrımlanan Nevada Sıradağlarının üzerinden ayrıca defalarca buzul geçişleri oluyor. Buzullar, kıvrımlanarak yükselen dağ silsilesini heykeltraş ve mimar ustalığıyla aşındırıyor...
 
Yosemite Parkı ABD’nin Kaliforniya eyaleti sınırları içinde, Sierra Nevada Sıradağlarının batı uzantısında 3 bin km² genişliğinde bir yer kaplıyor. Yani Kıbrıs adasının 3’te 1’i genişliğinde. 1984’te UNESCO Dünya Mirasları’na giren parkta yaban hayatı ile turistik hayat içiçe. Parkın manzaraları öylesine büyüleyici ki, teknoloji devi Apple, parkın fotoğraflarını ürünlerinde duvar kağıdı olarak kullanıyor. Yosemite’yi her yıl 4 milyona yakın turistin ziyaret ettiği söyleniyor. 
***
 
YOSEMİTE VADİSİNE GİRİŞ
San Fransisco’dan Yosemite’ye yolculuk karayolunda dört saate yakın sürüyor. Yolun yarısı gidiş geliş birer şeritli, Marmaris / Datça yolu gibi kıvrımlı. Kıtanın Atlantik kıyılarındaki gibi yeşil bir doğada değil, sapsarı bir coğrafyada ilerliyoruz. Nevada Sıradağlarının eteklerine ulaştığımızda başlayan orman, yakın zamanda maruz kaldığı belli yangınla kararmış. Azbuz bir yangın değil. Onlarca kilometre, yanık ormanı yaran yolda ilerledik. 
Nihayet Yosemite’ye 30 kilometre uzaktaki Mariposa kasabasından itibaren Sierra Nevada’nın uzantısı dağların çevrelediği vadiye giriyoruz. Bu şekilde 25 – 30 kilometre gittikten sonra Yosemite National Park yazılı levhanın asılı olduğu nizamiye kulübesi önünde buluyoruz kendimizi. Parka giriş ücreti 30 dolar. Bu ücret bir hafta boyunca parka girip çıkabileceğiniz anlamına geliyor. 
 
Girişten itibaren aşağı yukarı 18 kilometrelik muhteşem Yosemite Vadisi başlıyor. Vadideki akarsuyun sesi giderek sertleşiyor. Haritaya göre Merced nehri olmalı. Vadi boyunca Merced’e karışan birçok dere var. Merced’in hırçın suyu, koca koca kayaların arasından köpür köpür akıp gidiyor. Derinliği kilometreyi geçen vadide Karadeniz dağlarıyla rekabet edecek kadar yemyeşil, her biri diğerinden alımlı yüksek tepeler sırayla geçit resmi veriyor. Nihayet, (abartısız) bin metreye yakın yükseklikte duvar gibi devasa granit tepeler. Bazılarında karşılıklı birbirlerine nispet yaparcasına gürül gürül çağlayan şelaleler. Kilometreye yakın yüksek tepelerden nasıl olup da böyle gür akarsuların devasa gözyaşı olup çağıldadıklarına akıl erdirmekte güçlük çekiyor insan. Şelaleleri neden gözyaşına benzettiğimi yazının sonunda söyleyeceğim.
 
Yosemite Köyü (Yosemita Village) işte karşılıklı çağlayan şelaleli tepelerin arasında kurulu. Köy dedimse, Çikhasan, Mazıbaşı, Karakusunlar gibi Anadolu köyleri gelmesin akla. Yosemite, turizm amaçlı inşa ve iskân edilmiş bir yerleşke. Yerleşkenin ahalisi turistlerden, hizmetlilerden ve park güvenlikçilerinden oluşuyor. Yapı olarak hizmet binaları, personel lojmanları, lokanta ve marketler, iki de otel var. Turistlerin çok büyük çoğunluğu için çadırlar kurulu. Çadırlar otel odası gibi, kliması bile var. Ama banyo tuvalet yok. Banyo tuvalet gereksinmesi için ortaklaşa kullanılan barakalar yapılmış. 
Çok geniş bir alana yayılmış yerleşkede iç ulaşım ücretsiz otobüslerle sağlanıyor. Otobüs sürücülerinin neredeyse tamamı yaşlı kadınlardan oluşuyor. Şoför nineler nasıl da maharetli ve güleryüzlüler! Angela dahili mikrofondan iyi yolculuklar diliyor, fıkra anlatıyor, durakları anons ediyor; 75 yaşındaymış ve bugün doğum günüymüş. Yolculardan kuvvetli bir alkış geliyor. Angela nine ağzı kulaklarında, mutlulukla gülümsüyor. Laf aramızda, yaşlı sürücü nineler güleryüzlüler ama arada huysuzuna ve cadısına da rastladık!
***
 
AYILARA DİKKAT!
Yosemite Vadisi’nde ilerlemeye devam ediyoruz. Vakit akşama yaklaşıyor. Güneş erkenden tepelerin ardına saklanıyor ama hava hemen kararmıyor. Köyün ziyaretçi merkezine (Visitor Center) uğrayıp brifing alıyoruz, müzeyi geziyoruz. Brifingin ardından üç gece kalacağımız Half Dome Village adlı mahalleye geçip kaydımızı yaptırıyoruz. Önceden rezervasyon yoksa yer bulmak mümkün değil. Bu durumda ancak günübirlik giriş çıkış olabiliyor. 
Kayıt merkezinde verilen broşürlerde kampta uyulması gereken kurallar ve uyarılar yazılı. Aklımda kalan kurallardan en önemlisi, yiyecek ve içecekler ile kokulu eşyaların çadır önündeki demir dolapta saklanması. Öyle ki, otomobilde bile bırakılmaması gerekiyor. Yiyecek ve içecek kokusuna gelecek ayıların tacizine uğramamak için kesin şart. Sadece broşürlerde değil, yemekhanede markette dahili yayın yapan ekranlarda bu kural sık sık hatırlatılıyor; otomobillere çadırlara saldıran ayılar gösteriliyor. Ayılar insana saldırmazmış ama yiyecek görünce kendilerini tutamazlarmış... İster istemez, gece tuvalete giderken ayılarla karşılaşır mıyız tedirginliğine kapılıyor insan. Neyse ki üç gün gece boyunca değil çadır bölgesinde, yürüyüş ve tırmanışlar sırasında ormanda bile ayı çıkmadı karşımıza. Çıka çıka sincaplar ve geyikler çıktı.
 
Yosemite’de ikinci kural da akşam 22.00 ile sabah 06.00 arasında sessizlik. Gürültü yapanlar kamptan çıkarılırmış. Tabii mutlak uygulanabilen bir kural değil. Çocuklu bebekli aileler var; posta şimendiferi gibi horlayan moruklar var...
***
 
BÜYÜLEYİCİ ŞELALELER
Otomobilimizi park edip çadıra yerleştikten sonra kısa bir çevre turu, duş, yemek ve derin uyku. Kirlenmemiş bozulmamış doğanın temiz serin havasında uyku nasıl da dinlendirici. Horanta uykudayken 07.00 gibi Yosemite Vadisi’ne kavuşan tali bir vadide orman içi yürüyüş patikasına koyuldum. Patikanın başındaki levhada Mist Trail patikası olduğu yazılı. Yol boyunca rotaya ve yaban hayatına ilişkin bilgi ve uyarı levhaları birbirini izliyor. En başta ayı uyarıları. Mirror Lake yolunda aslanlardan söz eden levha bile var. İngilizce bilmiyorum, sadece resimlere bakıp anlamlandırabiliyorum. Patikada tek başımayım, uyarıların etkisiyle tedirginim. Çağıl çağıl akan suyun sesi tedirginliğimi arttırıyor. Dönmeyi düşünmüyorum daha da hızlanıyorum. Derken, benden önce yola çıkmış, dağcı kıyafeti ve teçhizatı kuşanmış bir gruba yetişiyorum, rahatlıyorum. İlerledikçe fark ediyorum ki, benden önce nice gruplar yola çıkıp tırmanışa geçmişler.
 
Vadi boyunca giderek dikleşen patikanın menzilini ve neyle karşılacağımı bilmiyorum aslında. Eymir’deki gibi 45/50 dakika ilerledikten sonra dönerim, sabah yürüyüşünü yapmış olurum diyorum. Tam ‘artık döneyim’ derken, köyden bakıldığında görünmeyen bir şelale görünmesin mi. Ağustos ayı ortasında gürül gürül akıyor. Patika çok dik, yer yer 60 /70 derece eğimli etapları var ama gel de geri dön! Şelale başına tırmanma isteğimi frenlemiyorum. Kilometreye yakın bir tırmanışla zirveye ulaştığımda terden ve şelalenin yağmurundan sırılsıklamım. Yukardan aşağıya manzara hakikaten büyüleyici. Aşağıda şelale yağmuruyla güneş gökkuşağında buluşmuşlar, oynaşıyorlar da oynaşıyorlar. Şelale başında ise insanlar tırmanmayı başarmanın keyfiyle büyüleyici manzarayı gözlerine dolduruyorlar, fotoğraf çektiriyorlar. Vernall şelalesiymiş. Rakımı deniz yüzeyinden 1538 metre, düşüş yüksekliği ise 100 metre kadar; Yosemite’de düşüş yüksekliği en az olan şelale. Half Dome Village’a uzaklığı 3 kilometre. Atlet ve eşofman üstünü sıkıp suyunu akıttıktan sonra Half Dome’a dönüyorum. Gidiş geliş iki buçuk saat sürmüş. Horanta çoktan kahvaltıya oturmuş. Heyecanla Vernall’ı anlatıyorum. Horanta da görmek istiyor, kahvaltıyı çabucak bitirip yola çıkıyoruz. 
 
Yürüyüş antrenmanı zayıf horantanın dik patikayı tırmanması kolay olmadı, arada el verip çektim sürükledim. Nihayet şelale başına ulaştıklarında nasıl da keyifli ve mutlu oldular! Uzun bir molayı hak ettiler. Bir şeyler atıştırdıktan sonra, daha yukarıdaki Nevada Şelalesi’ne tırmanmayı önerdim. Vernall’a tırmanma başarısıyla gururlu horanta itiraz etmedi. Taşlık kayalık yokuşta Yosemite gezisinin en zorlu tırmanışı oldu. Dizlerde derman kalmadı, mataralarda su bitti. Lakin tırmanma azmi azalmadı. Patika, tırmanan veya dönen genç yaşlı, hatta çocuk, hatta ve hatta kundaktaki bebesini kucağında boynunda taşıyan turistlerle dolu. O yaşlılar tırmanabiliyorsa biz niye tırmanmayalım! O şelaleye ya çıkılacak ya çıkılacak! O azim ve kararlılıkla Nevada Şelalesi’ni de fethettik netekim. En ivedi ihtiyaç su ama etrafta çeşme yok. Şelalenin suyunu pet şişeye doldurup kafama diktim. Hijyen konusunda takıntılı horantaya güven geldi, onlar da kana kana içtiler. 
 
Nevada Şelalesi’nde vadi manzarası da Vernall’deki gibi büyüleyici. Half Dome Village’a uzaklık 8 kilometre. Akşamüzeri olmuş, karanlığa kalmadan dönmeli. Çadıra döndüğümüzde saat 18.30’u gösteriyordu. İniş tabii ki daha kısa sürdü. Horanta o gece yattığı yeri hakikaten beğendi!
Nevada Şelalesi’nin denize göre rakımı 1800 metre, düşüş yüksekliği de 180 metre kadar. Yosemite stantartlarında çok büyük bir rakam değil, ancak sondan üçüncü olabiliyor Nevada. Vadide düşüş yüksekliği sıralamasının en başında 739 metre ile Yosemite Şelalesi bulunuyor. Yosemite Village Center’ın hemen yanıbaşında, köyün her yerinden görülebiliyor. Üç etapta dökülüyor. Vadinin buna benzer dokuz şelalesi var. Ağustos ayı ortasında bile gürül gürül akıyorlar. Karların erimeye başladığı Nisan Mayıs aylarında kimbilir nasıl akarlar. O aylarda Yosemite Şelalesi’nin debisi saniyede 50 metreküpü geçiyormuş.
 
Yosemite Şelalesi ABD’nin en yüksek şelalesi. Dünyadaki en yüksek şelale ise Visitor Center’de verilen broşüre göre Venezüella’da, 970 metre yüksekten dökülen Angel Şelalesi.
***
 
Horanta, çıkış iniş 15 kilometreden fazla yol tepmiş, haliyle yorgun. Ertesi gün başka bir şelale macerasına istekli değil. Ben, sabah yürüyüşü niyetine Mirror Lake’a gidip geldim. Gidiş geliş aşağı yukarı 8 kilometre. Laf aramızda ABD ve sivil hayattaki uzantıları yalancı mı yalancı! Haritada Mirror Lake diye görünüyor ama ortada göl möl yok. Sadece ve sadece akarsu biraz durgunlaşmış. Göl diye haritaya işlenen alan, Ankara Eymir Gölü’nün yüzde 1’i bile değil. Her şeye karşın, avuç içi kadar su birikintisine yansıyan dağ resmi ve dağın sudaki resmine uzanan çiçeğin görüntüsü güzeldi, çektiğim fotoğrafı ben bile beğendim!
 
Kahvaltının ardından, tırmanma olmamak üzere vadi içinde yürüyüşe koyulduk. Yosemite Şelalesi’nin son düşüş noktasında şelale tanrısına teşekkür ettik, kucak kavuşmayan çam ağaçlarına sarıldık. Sıcak havada düşe kalka yorucu bir yürüyüşle El Capitan kayasının gölgesine sığındık. El Capitan, yaklaşık 1000 metrelik granit duvarıyla vadinin kralı adeta. Hemen yanıbaşında Half Dome (Yarım Küre) kayası var. Tabiat ana, kaya tırmanışı tutkunları için özel olarak üretmiş gibi. Foça Jandarma Alayı’nda iniş ve tırmanış eğitimi yaptığımız kayalar, El Capitan ve Half Dome’un yanında çakıl taşı gibi kalır.
*** 
 
ŞELALELERİN SIRRI
Vadi tabanındayken hatta şelale başındayken, bunca yükseklikteki kayalardan gürül gürül akarsuların nasıl olup da akabildiklerine akıl erdirmenin güçlüğünden söz etmiştim. Yosemite’nin en geniş açılı Glacier Noktası’na çıkıldığında şelalelerin sırrı daha net kavranıyor. Otomobille bir saatte çıkılabiliyor Glacie Point’e. Seyir tepesi özel olarak düzenlenmiş, dürbünler yerleştirilmiş. Dürbüne gerek kalmadan da Yosemite Vadisi tüm ihtişamıyla kuşbakışı görülebiliyor. İşte tam karşıda 1538 metre rakımlı Vernall ve 1800 metre rakımlı Nevada şelaleleri. Çok daha yukarılarında ise 4 bin 500 metre rakımlı Nevada Sıradağları. Dağların suyu karı buzu Yosemite’ye dökülüyor, vadide Merced nehri olarak akıyor. 
Gün doğumu veya batımı öncesinde Glacier Point’ten bakıldığında Yosemite kayaları ve şelaleler (kırmızı ağırlıklı olmak üzere) rengârenk görünürmüş. Biz Glacier Point’e tam gün batımında varabildik. Ancak bu görüntüyü yakalayabildik.
***
 
Yosemite’ye veda vakti geldi. Çadırın anahtarlarını teslim ettikten sonra dev sekoya ağaçlarını görürüz umuduyla Toulomne Grove’a doğru yola koyulduk. Hani coğrafya derslerinden hatırlıyoruz, gerektiğinde gövdesi yarılıp içinden yol geçirilen ağaçlar var ya. Öylesine kalın gövdeli ağaçlar ki, Türkiye’de olsa AKP’nin mücahit müteahhitleri yol geçirmekle kalmaz, imar da geçirip AVM inşa ederler! İşte o ağaçları göreceğiz. San Fransisco yolu üstünde nasıl olsa. Ne ki, hevesimiz kursağımızda kaldı. Sekoya parkı, restorasyon ve bakım amacıyla geçici olarak kapatılmış. Toulomne Grove tepelerinden Nevada dağlarını seyretmekle yetindik. Yosemite’nin gözyaşlarını geride bırakıp, San Fransisco’ya doğru yola devam ettik.
Yosemite’nin gözyaşları... Büyüleyici şelaleleri gözyaşlarına benzetme ilhamı, Yosemite Müzesi’nde aklıma geldi. Müzede Yosemite’nin tarihi anlatılırken, yerli halkın uğradığı kıyımdan da söz ediliyor, kıyım resmediliyor. 19'uncu yüzyıl ortalarında gerçekleştirilen işgal ve soykırımda Yosemite ve Nevada halkının yüzde 90’ı katledilmiş ya da sürülmüş. Müzedeki işgal anlatılarında yakılan köyünü, yakınlarının mezarlarını 70 yıl sonra ararken gözyaşı döken yerli kadının resmi dikkati çekiyor.
 
 Nevada’nın ev sahiplerinin uğradığı soykırıma sağ kalabilmiş bu kadın ağlamamış sadece; Nevada’nın dinozorlar çağından kalan kayaları hâlâ ağlıyor!
 
Doğa harikası Yosemite Vadisi’ni, soykırım ve işgal acısını yüreğimizde hissederek dolaştık. Gençliğimizde kitap dünyamızı işgal eden Amerikan çizgi romanlarında Kızılderili kabilelerinin vahşi olarak resmedilip şeytanlaştırıldığını anımsadık. Yosemite Parkı’nda geçirdiğimiz üç günün ardından “Güzel San Fransisco”nun yolunu tuttuk. Programda Yellowston Parkı da var.

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Tayyip Erdoğan için endişeliyim: Keşke Amerika'ya gitmeseydi!
    ''Kur’ân-ı Kerî­m’de açıkça buyruldu­ğu üzere “Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır” (Âl-i İmrân 54, Ga­nimet 30), “Allah daha çabuk tuz­ak kurar” (Yûnus 21) da, yür­eğim rahat değil; Re­is’in başına bir hal…
  2. Seyahatname-i rahmi çelebi, Amerikanın yeniden keşfi!
    Amerika’ya ilk yolculuğum 30 Mayıs 2013 günü başlamıştı. Üç hafta süreyle telefon kapalıydı, gazete televizyon sosyal medya boykotundaydım. Döndüğümde ne göreyim, Türkiye Gezi Direnişine sahne olmuş, memleket altüst olmuş. On…
  3. Haram para ile hac!!!
    Haram para ile hac!!!
    7 Ağustos 2017
    15 Temmuz saat 22.00’de Mehmet Görmez MİT Müsteşarı ile akşam yemeğinde. Darbe girişiminin parçası olarak MİT Müsteşarı’na saldırı bekleniyor. Nihayet, dönemin moda haline gelen tarzıyla Mehmet Görmez de darbe girişimini…
  4. Rojova Kürtleri düşmanımız değildir!
    ABD Başkanı Donald Trump, IŞİD’in başkenti Rakka’ya yönelik kara harekâtı için yerel müttefik olarak Türkiye’yi değil, Suriye sınırları içindeki Rojava Kürtlerini seçti. Trump’ın kararı Türkiye ile ABD arasında yeni bir…
  5. Ankara'da hakimler yokmuş!
    12 EYLÜL DARBE DAVASI TİYATROSUNDA PERDE KAPANDI ''Darbenin ruh ikizi ve mirasçısı parti, devlet eliyle zorunlu din dersini yaygınlaştırarak, darbecilerin dayattığı İslam-Türk sentezini daha da tahkim eden, sendikaları ve meslek…
  6. Aşık Peygamber'den aşık imama insanlık halleri
    Elbeyli Köyü İmamı Mustafa, talihsizdir. Asrı saadette yaşamış olsa, aşkından dolayı kınanmazdı herhalde. Buhari’nin naklettiği rivayete göre, o asır ki, Medineli ensar Mekke’den gelen muhacir kardeşine, “Bak, iki karım var,…
  7. 15 Temmuz kontrollü bir darbe miydi?
    15/16 Temmuz gecesi kâbus gecesiydi. Ülke iç savaşın eşiğine geldi, F tipi darbe girişimi bastırıldı, iç savaş savuşturuldu (belki de ertelendi), 248 insan canından oldu. O gece insanlar can verirken,…
  8. Peygamberler Günahsız masumlar mıdır?
    Hz. Muhammed, günah işlemiş olabilir mi? Yanıtı Kur’ân-ı Kerim’de --“Ey Muhammed! Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ederek tespih et.”  Toprağı bol olsun, Georgi Dimitrov…
  9. 'Dileeeeek, Dilek... Oy Dilek!'
    Tarih 18 Ekim 2015. Polis eve baskın yapıyor. Evin kızı Dilek, polislere galoş giymelerini ihtar ediyor. Tüfekli bir polis Dilek’i vurup öldürüyor. İnternete yeni düşen kayıtta, kamerayı kullanan teknik polis…
  10. Erdoğan: Fetullah'ın din kardeşi Bahçeli'nin ülküdaşı!
    Tek adam diktatörlüğü için yürütülen referandum kampanyası, siyasal İslam’ın ne denli iki yüzlü, ahlak ve tutarlılık yoksulu olduğunun son örneği olarak şimdiden demagoji tarihine geçti. Bir kere daha görülüyor ki,…
  11. Hitler ve Mussolini'den Erdoğan'a
    Almanya’da Hitler, 1933 seçiminde yüzde 34 ile hükümet kurduktan sonra Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığını birleştirmiş ve 1934 yılında referanduma sunmuştu. Türkiye’de Erdoğan, 2002 seçiminde yüzde 34 ile hükümet kurdu, bugün Hitler…
  12.    Referandumdan evet çıkmazsa iç savaş mı çıkacak?
    Türkiye, “içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmeyen” sadece kendisine Müslüman sadece kendisi için “demokrat” dinci kadronun yönetiminde iç savaş olasılığının ciddiyet kazandığı bir eşiğe geldi ne yazık ki. Referandum tarihi…
  13. Genelkurmay Başkanı için çok üzülüyorum!
    Hulusi Paşa’nın 15 Temmuz gecesi başına gelenler askerlik tarihinde hangi genelkurmay başkanının başına gelmiştir acaba? Aklıma bir tek 27 Mayıs 1960 gecesi genç subaylar tarafından tartaklanan Genelkurmay Başkanı müteveffa Rüştü…
  14. Otobüste linç provası: Kuran Okumak
    ''Hadi diyelim, yanıt verdim. Bu defa başka biri tekbir getirdi, bir diğeri aynı şekilde Kur’an okumaya başladı, başka birileri ilahi terennüm ediyorlar... Kavga çıkıyor. Sürücü, otobüsü karakola çekiyor. Bir iki…
  15. Referandum Hayırlı olur mu?
    Erdoğan için nihai kader oylamasına dönüşen Nisan 2017 referandumu Erdoğan’ın yenilgisiyle sonuçlanabilir. Nitekim AKP medyası ve türlü çeşitli yöntemlerle baskı altına alınan merkez medya, başkanlık projesini coşkuyla sahiplenemiyor.  Cumhurbaşkanlığı sistemi…
  16. Anayasa değişikliği intihar cellatlığıdır!!!
    Anayasa değişikliği adı altında tezgahlanan ve 12 Eylül askeri faşist darbesi kadar vahim İslamcı faşist darbeye direnmek, hayır demek insanlık ve yurttaşlık görevidir! Türkiye AKP iktidarında intihar cellatlarıyla tanıştı. Son…
  17. Erdoğan diktasına direnmek yurttaşlık görevidir
    Bir kişinin tek başına tüm devlet erklerini eline aldığı, her alanda tek söz sahibi olduğu, buna karşılık kimseye hesap vermediği yönetim modeli siyaset biliminde istibdat olarak adlandırılmaktadır.  Türkiye, anayasa değişikliği…
  18. Kayseri katliamı
    Kayseri katliamı
    19 Aralık 2016
    Ve gün gelip Kürt dağlarında kentlerinde “şehit” olan, Şehit olamadıysa sınıf kardeşlerini “ölü” ele geçirenler de onlar. Çatışmadan bir çoban çeşmesi başında karşılaşsalar, Birbirlerini “şehit etmek”, “ölü ele geçirmek” yerine Ekmeklerini bölüşecek olanlar da…
  19. Tayyip istanbul katliamına sahiden üzülmüştür!
    İstanbul katliamında can veren polislere de üzülüyoruz. Ne ki, polis bizlerle aynı duygudaşlık içinde değil. Bizler, onların gözünde düşmanız. Onlar bizleri başları ezilmesi gereken anarşistler, komünistler, solcular, dinsizler, Aleviler, Kürtler, kâfirler vs. olarak…
  20. Kürdistan Özerk Cumhuriyeti!
    Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta, Irak’ta Türkler için istenen haklar ve statü Türkiye’nin Kürtlerinden niçin esirgenir? Kafa göz yarmadan, kana susamadan, kan dökmeden düşünmek tartışmak gerekmez mi? Yetmedi mi 40 bin tabut? Medya, Başbakan Binali…
  21. Ergenekon'dan 15 Temmuz'a medya
    AK/Saray ve Reis, dünün Ergenekoncularıyla kol kola. Bu ittifak, Cemaat’e karşı görünse de özünde iş cinayetlerine kurban giden emekçilere, işsizlere, kadın cinayetlerinin kurbanlarına, anadilini konuşmak kimliğine kültürüne sahip çıkmak istediği…
  22. Türbanla özgürleşmek veya tembelliğin güzelliği
    İslam Peygamberi’nin hanımları bile evlerinde oturmaya memur edilmişler. Bu durumda, inancını yaşamak isteyen sıradan kadın evinden çıkmayarak çok daha fazla özgürleşebilir demektir! Böylece tembellik hakkını da kullanmış olur!!!  İnsan Hakları…
  23. Devlet yönetimi Erdoğan'a bırakılamaz!
    Kendisinden hesap sorulmayıp devleti yeniden kurmasına seyirci kalındığı takdirde, Erdoğan’ın kuracağı devlet FG Cemaati yerine başka cemaatlere yaslanacak demektir. Nitekim öyle oluyor, Türk Silahlı Kuvvetleri AK Silahlı Kuvvetlere evrilip hassa…
  24. Che Guevera'nın şehrinde hüzün
    Che Guevera, 1967 yılında Bolivya dağlarında CIA’nın eğittiği Bolivyalı askerler tarafından kurşuna dizilir; mezarı 30 yıl sonra bulundu. Ancak Camillo'nun cesedi hala bulunmuş değil.. Küba gezimizde coşkuyu Havana’da 1 Mayıs’ta…
  25. Küba'nın karasabanı
    Küba'nın karasabanı
    21 Haziran 2016
    'Neden karasaban sorusunun yanıtı olarak aklımıza hemen ambargo geldi. Sosyalist blokun dağılmasıyla ülke ekonomik krize girmiş. “özel dönem” başlamış. Özel dönem ekonomisinde değil traktör veya başka tarım aletleri ithal etmek,…
  26. Küba'nın yollarında..
    Küba'nın yollarında..
    17 Haziran 2016
    'Yakın zamana kadar Mustafa Kemal Atatürk imzalı sloganlar yazılıydı lazım yerlerde. Şimdi Hadis-i Şerifler. Nereden nereye! Fidel’den sonra Küba’da neler olur, kim bilir?' Küba gezimizde Havana’dan sonra ilk durağımız Varadero…
  27. Havana'nın keşfi
    Havana'nın keşfi
    8 Haziran 2016
    El Morro kalesi Batista döneminde hapishane olarak kullanılmış. Kalenin dışında hayli yüksek bir İsa heykeli dikkati çekiyor. Heykel, devrimcilere karşı kısmi bir zaferin ardından Batista tarafından dikilmiş. Ancak İsa, heykelini…
  28. Türkiye'nin memuru işini bilir de Küba'nın işçisi bilmez mi?
    'Erdoğan Küba’da kanser tedavisi görmüş mü?' --''İzlenimlerimiz sonunda coşkuyla “İşte sosyalist Küba” diyemiyoruz. İki ayrı para kullanılıyor. İki ayrı para iki ayrı ekonomi demektir. Bu durumda CUC kapitalist Küba’nın, CUP…
  29. Havana'da güne uyanmak
    Havana'da güne uyanmak
    25 Mayıs 2016
    “Sosyalizmin son kalesi” Küba’da gördüklerimizi, izlenimlerimizi dizi yazı olarak paylaşacağımızı söylemiştik. Genel bir değerlendirmeyi dizinin son yazısında yapacağız. Türkiye’den Küba’ya doğrudan uçuş yok. İspanya, Fransa, Hollanda, Almanya, İtalya, Kanada, Rusya,…
  30. Yoklar Ülkesi Küba!
    Yoklar Ülkesi Küba!
    15 Mayıs 2016
    ADAM-DER üyeleri olarak Küba’ya gittik --Küba, farklı bir rotadan Hindistan’a gitmeye çalışırken bilmeden Amerika’yı keşfeden Kristof Kolomb’un bu yolculukta karaya ilk ayak bastığı ada. Tropik iklim kuşağındaki adanın yüzölçümü 110…
  31. Kabataş Kıyametinden Ensar sükütuna
    “Belki biz bir ölüyoruz ama en az 10 da, 20 de, 30 da onlardan öldürüyoruz. Bu şekilde devam ediyor.” diye kelle hesabı yapabilen, “Kabataş’ta başörtülü bacımın üzerine işediler” yalanıyla kıyameti kopartmasına…
  32. Emine ve Tayyip'in Harem Hayatı
    ''Kim ne derse desin, Emine Hanım laiklik mücahidesidir. Belli etmek istemiyor ama aslında Recep Tayyip de Emine gibi laikliğin yılmaz savunucusu.'' Emine Hanım da kim diye sormayın artık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip…
  33. Müslümanları niçin öldürmeliyiz?
    “Benim hırsızım, benim rüşvetçim, benim sübyancım, benim teröristim, benim ahlaksızım iyidir, çünkü Müslümandır, iman kardeşimdir. Açıkça büyük günahlar işlese de, madem ki imanlıdır, Müslümandır, kardeşimdir.” Kendisini Müslüman sayan ahalinin çok…
  34. Devletin temelindeki dinamit
    Devletin temelinde hiç abartısız dinamit kuyusu vardır; başka bir ifadeyle devlet ve toplum, dinamit fıçısının üzerinde durmaktadır. Kuyu, fıçı, ağzına kadar kendine Müslümanlık, kendine demokratlık, ayrımcılık ve hatta nefret suçu…
  35. Mağrur olma padişahım!
    Recep Tayyip Beyefendi de bilir ki, kibir, Allah’ın yeryüzüne halife olmak üzere yarattığı Adem’e saygı göstermesi istendiğinde, “Beni ateşten yarattın, çamurdan yarattığın kimseye saygı ile eğilmem” diyerek büyüklenen İblis’in amelidir,…
  36. Oy Trabzon Trabzon
    Oy Trabzon Trabzon
    21 Ocak 2016
    Hrant Dink deyince akla ilk olarak, çocuk yaştaki katili ve katilin memleketi Trabzon geliyor. Rahip cinayetleri söz konusu olduğunda da öyle. Trabzon’da Santa Maria Katolik Kilisesi Rahibi Andrea Santoro da…
  37. Fetva ve ayet mühendisliği
    Türkiye tarihinde hiç olmadığı kadar İslamileşti ama ahlakını ve aklını bugünkü kadar yitirdiği bir dönem geçirdi mi acaba? Sadece son bir iki haftanın haberleri bile kuşaklar boyu utandırmaya yetecek rezalet…
  38. Yeter artık! Edi Bes e!
    Yeter artık! Edi Bes e!
    19 Aralık 2015
    Yirmi yıl önce 4 bin köyü boşaltmak, 4 milyon insanı göç ettirmek, binlerce kişiyi faili meçhullerde katletmek yetmedi mi ki, şimdi de kentleri bombalıyorsunuz, insanları aç susuz evlerinde hapsetmeye çalışıyorsunuz?…
  39. Çilingir Sofrasına Sabotaj
    “Sermaye, güvenli yüzde10 kâr ile her yerde çalışmaya razıdır; kesin yüzde 20, iştahını kabartır; yüzde 50, küstahlaştırır; yüzde 100, bütün insani yasaları ayaklar altına aldırır; yüzde 300 kâr uğruna işlemeyeceği…
  40. AkFaşizmin hapishanelerindeki gazeteciler
    Tarihin hangi döneminde, hangi rejimde olursa olsun o rejim için en önemli ölçütlerin başında adalet sistemi ve medyanın konumu gelir. Türkiye’nin 185 yıllık basın tarihinde, gazetecilerin kendilerini baskı altında hissetmedikleri…
  41. Tekbir katliam sloganı mıdır?
    Ey iman edenler.. İslam coğrafyasında her gün ortalama 900 dolayında Müslüman dindaşlarınca katlediliyor. Ölen de öldüren de tekbir getiriyor. Tekbir katliam sloganı mıdır? Allah adının böyle rezil, alçak bir hadiseye…
  42. AK Faşizminin sansürüne, şiddetine teslim olmayalım
    Gazeteler televizyonlar kendi alemlerinde. Sanki Silvan ve diğer yerlerde böyle olaylar yaşanmıyor. Gerekçe “terörün propagandasına alet olunmamalı”. Oysa olan biten terör değil, devletin ordusunun da katıldığı şehir savaşı. Türkiye bir kez…
  43. Çetin Altan nasıl biriydi?
    Çetin Altan, 12 Mart 1971 darbesi döneminde hapse atılınca uyandırmayı bırakıp kendisi “uyandı”. Kendisi uyandıktan sonra ilk olarak halkı defterinden sildi; neo-liberalizm devrinde ise işçi sınıfını da tarihin mezarlığına gömdü…
  44. Müslümanlar hangi partiye oy vermeli?
    “Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Kadınlar, 58)Sandık başına gittiğinizde, emaneti ehline verebilecek misiniz, insanlar arasında adaletle hükmedecek bir hükümeti iş başına…
  45. Davutoğlu ile IŞİD arasındaki derece farkı
    Başbakan Ahmet Davutoğlu katliamın IŞİD tarafından gerçekleştirildiğini açık açık söylemekte zorlanıyor. Herhalde bilinçaltında, çok değil bir yıl önceye kadar IŞİD’i ‘terör örgütü’ olarak değil, öfke birikiminin eseri “tehdit” diye tanımlayarak…
  46. Öldürmeyi iyi biliyor.. Sesi de çok yüksek çıkıyor..
    “Sesin çok yüksek çıkıyor. Suçluluk psikolojisinin gereğidir. Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü çok iyi biliyorum” diyerek İsrail liderini azarlayınca, idrak yoksulu kölelerince bir kere daha tanrı…
  47. Ne mutlu Şeytan taşlama şehitlerine!
    Türkiye Cumhurreisi Recep Tayyip Beyefendi, Suudi Arabistan’ın Hac hizmetinde başarılı olduğunu ifade ederek, “Hac organizasyonunda sıkıntı olduğu gibi yaklaşımları, saldırgan davranışları doğru bulmuyorum.. Dünyanın her yerindeki organizasyonlarda böyle şeyler oluyor.”…
  48. Haydi Bismillah!
    Haydi Bismillah!
    1 Ekim 2015
    İbnü’l Sallama’nın diyeceği odur ki, mesele şeytanî düzenin ak bekçilerinin bismillah çekip çekememeleri değil, bismillah çektiklerinde peşlerine düşen, bir daha bir daha düşmeye hazır, mabat kılı olmayı onur sayacak kertede…
  49. 'İntihar celladı'nı durduralım!
    Saray zorbası siyaset kovasını “şehit” ve “ölü ele geçirilen” kanıyla doldururken, suç ortağı siyaset aktörlerinin ve kanaat önderlerinin gündelik dili hızla şiddet diline evriliyor. Milliyetçi faşistler Türk/Kürt savaşından, ümmetçi faşistler…
  50. Yurtta din istismarı Cihanda din istismarı
     İbnü’l Sallama Hükümran Efendi’ye VEKÂLETEN, Ya eyyühellezine âmenû, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi, Endonezya ziyareti sırasında Müslüman kisvesi altında nefret uyandıranlara karşı mü’minleri uyarmış. Kimi Müslümanların sırf mezhep farklılığından dolayı…
  51. 'Türkiye PKK'ye silah temin etmeli!'
    (Önerinin sahibi ve anlamı için yazının tamamı okunmalıdır.) --İlerde savaş suçuyla sanık sandalyesine oturtulması muhtemel “sivil” cunta, iktidarı tümüyle yitirmemek için Türkiye’yi düşük yoğunluklu iç savaşa götürüyor, her milliyet ve…
  52. Halklara açılan savaşa hayır!
    Tayyip Erdoğan’ın 7 Haziran’da seçim sandığında suya gömülen Şam’da zafer namazı ve başkanlık projesini Suriye bataklığında canlandırma -olabilirse Kasım 2015 tekrar seçiminde ete kemiğe büründürme- hayali bir haftada ülkeyi ne…
  53. 'Satılmış Gazeteciler'
    'Satılmış Gazeteciler'
    18 Temmuz 2015
    Kitabın Önsöz’ünden: “bir ajanlar ordusu Alman medyasında para kazanmaktadır. Onların bir görevi de siyasetteki ve medyadaki elitlerin Rusya ile düşünsel blok oluşturmalarına engel olmak ve Amerikan yanlısı rotayı muhafaza etmektir..…
  54. Sultan Tayyip düşerken içeride ve dışarıda savaşa hayır
    Tarihsel deneyimlerin ışığında Erdoğan da biliyor ki, diktatörler yitirmek üzere oldukları iktidarlarını sürdürmek için dış maceraya girişirler. Erdoğan da bu bilinçle, ipleri elinden kaçırmamak için becerebilirse orduyu Suriye’ye sokmaya çalışıyor..…
  55. Barzani devletine evet de Rojava Kantonuna mı Hayır?
    RTE seçimde suya gömülen başkanlık hayalini Suriye bataklığında canlandırmak için gözünü karartmış görünüyor. Bunun için de iğrenç bir demagojiyi seslendiriyor, Suriye’nin kuzeyinde devlet oluşumuna bedeli ne olursa olsun göz yummayacaklarını…
  56. Demirel'i  Nasıl bilirdim?
    Demirel'i Nasıl bilirdim?
    19 Haziran 2015
    'ÇORUMU BIRAKIN, FATSAYA BAKIN' --Gazeteciler katledilirken Demirel “Onlar gazeteci kılığına girmiş militanlar, birbirlerini öldürüyorlar” diyordu ki, bugün hapse attırdığı gazeteciler için “Onlar gazetecilik faaliyetinden tutuklanmadılar” diye takla atan muktedir ilhamını…
  57. Sermaye hükümet, Erdoğan çıkış yolu arıyor
    HDP’ye giden muhafazakâr Kürt seçmenleri geri döndürmek için HDP’yi ve PKK’yi terör ortamına çekmek. Son aylarda ve haftalarda Hizbullah ve HÜDAPAR merkezli provokasyonların dindar Kürtleri AKP’ye geri döndürme amaçlı olduğu…
  58. Ahmet Kenan Erdoğan'dan Recep Tayyip Evren'e
    'Emniyet’in köpeği varsa Genelkurmay’ın da madalyalı katırı var' --Fetih Mitingi’nde “Şimdi bazı aydınlar çıkmış. Bunlar aydın değil, bunlar karanlık” diye öyle bir celallendi ki, Ahmet Kenan duysa alnından öperdi vallahi. Netekim…
  59. HDP Allerjisi mi Kürtlere antipati mi
    Efendim HDP samimi değil, barajı geçerse AKP ile pazarlık edecek, koalisyon hükümeti kuracak. İyi de HDP baraja takılırsa AKP tek başına (belki de Anayasa’yı değiştirecek çoğunlukla) yeniden iktidar olacak. HDP…
  60. 12 Eylül'ü 'kimin çocukları' yaptı?
    1971 darbesini yapan Genelkurmay Başkanı “Sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aştı” diye alarm vermiştii, 1980 darbesini yapan Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ise “Şef garson benden fazla maaş alıyor” diye yakındı.. Başlıktaki…
  61. Faşiste faşist denir..
    Faşiste faşist denir..
    4 Mayıs 2015
    Avukat Umut Kılıç, hâkimlik sınavında “Faşist Erdoğan’ın adamlarısınız” deyince tutuklandı. --“Faşist Erdoğan” hitabının siyasal eleştiri amaçlı olduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre suç oluşturmadığı…
  62. 'Ermeni soykırımı: Acı acı ağlamak'
    Tüm kaynaklar, resmi belgeler ve araştırmalara göre, 1915 yılında Anadolu nüfusunun yüzde 10’dan fazlası Ermenilerden oluşmaktadır. Yani 1 milyon 500 bine yakın Ermeni. Bugünkü Ermeni sayısı ise 70 bin kadar.…
  63. Kutlu Doğum Haftası sapıklık mıdır?
    Peygamber’in “Din adına uydurulan her şey bid’attir, her bid’at sapıklıktır; her sapıklık da Cehenneme götürür” dediği rivayet edilmektedir. Olan bitene bakıp kahırlanmamak, dindarlar hesabına üzülmemek elde değil. Kutlu Doğum Haftası…
  64. Verin 400’ü bir daha uçak kazası olmasın!
    “Özür dilerim yorum yapamayacağım. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımın yorumunu bekliyorum. Nasılsa her konuda fikri ve bilgisi var. Olaya el koyup bizi aydınlatacaktır!”  Son yazımızda Amerikan yönetiminin “Bizim çocuk” dediği 12…
  65. Her şeyin başı Akıl sağlığı
    12 Eylül Paşası'na, kızarmış tavuk budu nasıl kemirilir dahil her şeyi en iyi kendisinin yaptığını sanan RTE'na inat.. İnsanımız yediği bir lokma ekmekte, içtiği bir yudum suda, soluduğu bir nefeslik…
  66. Yazık oldu gençlere ve savcıya..
    “Cumhurbaşkanı'ndan sivil toplum kuruluşuna, medyasından sokağına, siyasetleriniz, çıkarlarınız, hesaplarınız artık bizden uzak olsun.'' Berkin Elvan’ın ailesini kendi içine kapanmaya iten olay kan dökülmeden, kimsenin burnu kanamadan sonuçlandırılabilir, savcı da gençler…
  67. Cumhurbaşkanını kandıran Allah'tan bulsun!
    Tarihte Sultan İbrahim Han kadar saf, etrafı dalkavuk ve menfaatperestlerle çevrili, aldatılan halife sultan pek azdır. Samimiyeti ve temiz yürekliliğiyle temayüz etmiş Reisicumhur Recep Bey de etrafını saran dalkavuklar tarafından…
  68. Zindana tıkılan adalet: Sarp Kuray
    Sarp ağabey, hiç eksiltmediği heyecanıyla aşkla şevkle konuştu. Tefeci bezirgân hâkimiyetine karşı isyan eden devrimcilerden dem vurup, Resneli Niyazi ile birlikte Balkan dağlarına çıktı. Abdullah Öcalan’ın 2004 yılında “Sarp’ın zamanıdır”…
  69. Suriye'den türbe kaçırma operasyonu
    Madem Osmanlı’nın kemikleri bu denli kıymetlidir. Son Osmanlı padişahının naaşı Şam’da gömülüdür. Osmanlı’yı ecdat bilen Cumhurbaşkanı, Şam diktatörüyle ailecek tatil yapacak kadar yakınlık kurmuşken, son padişahın naaşını anavatana getirmeyi niye…

ANALİZ

ANALİZEfendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis

Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu MeclisTek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk…